Dün Fener Rum Patriği Bartholomos'un "Ekümenik" unvanını, AKP iktidara gelince böyle bir kullanma cüreti gösteremediğini, anayasaya ve Lozan anlaşmasına göre böyle bir vasfının olmadığını özetlemeye çalıştım.
Tek parti iktidarının Müslüman olmayanlara )azınlıklara) karşı bu derin hoşgörüsü, devlet ve milletimize yönelik açık tehditlerine karşı suskunluğunu yıllardır gündeme getirip, cevap bekliyoruz.
Ama içerde kendilerini eleştirenlere demir yumruk gösterenler bu anlayışlara karşı artık teslimiyete dönüşen sessizlikleri hala devam ediyor.
Hatırlayın! 2022'de Patrik Bartholomeos Trabzon'a gitmişti. Çapsız, ne idiğü belirsiz bir şahıs, bu şahsa "Ekümenik Patrik" yazılı Trabzonspor forması hediye etmişti. (Trabzonspor o günden bugüne toparlanamadı).
AKP yine sessizdi. Ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli ise şöyle diyordu:
"Türkiye'de ekümenik diye bir kurum ve görev tanımı yoktur. Lozan Antlaşması gereğince, Fener Rum Patriği'nin siyasi ve idari işlerle uğraşmaması, ülkemizdeki Rum-Ortodoks vatandaşlarımıza ruhani hizmet vermesi hüküm altına alınırken, Fatih Kaymakamlığı'na bağlı bir din görevlisi olmasının dışında hiçbir statüsü de olamayacaktır.
Türkiye'nin dört bir koldan tuzağa çekilerek milli ve manevi hassasiyetlerinin tahriş edilmesi etap etap ilerletilen bir kumpasın içyüzünü açığa vurmaktadır."
Hakan Fidan
Demek ki, MİT eski başkanı ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan, Türkiye'nin dört bir koldan tuzağa çekildiğini ya fark etmemiş ya da kale almamış. Anlatayım:
2024 yılında İsviçre'de, 90 ülkenin katılımıyla Ukrayna Barış Konferansı düzenledi. Ülkemizi Hakan Fidan temsil ediyordu.
Bu uluslararası toplantıya ülkemizden bir kişi daha resmi olarak katılmıştı. Fener Rum Patriği Bartholomeos. Toplantıyı düzenleyenler bu şahsa vasıf olarak da 'ekümenikliği' yani 'devlet başkanlığını' layık görmüşler ve resmi bildiriye imza attırmışlardı.
Düşünün şimdi! Uluslararası bir anlaşma olan Lozan Antlaşması'na göre, Fener Rum Patrikhanesi'nin yetkileri yalnızca İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'daki Rum cemaatinin dini ihtiyaçlarıyla sınırlıdır ve "ekümenik" unvanı hukuki olarak tanınmamaktadır.
Ama devletimizin temsil makamı karşısında resmi devlet makamı olarak oturmakta. Diğer ifade ile birileri devletimizin karşısına 'Yeni Roma, Helen ve Megali İdea'yı' koymuşlar ama devletimiz yönetenler bunda hiçbir sakınca görmemişler.
Olur mu? Oldu.
Hakan Fidan, tepkiler ile muhatap olmadı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Bartholomeos'un "devlet statüsünde" katıldığı ve Hakan Fidan ile resmi bir görüşme yaptığı iddialarını yalanladı.
Keçeli, ortak bildiriye Patrikhanenin imzasının sonradan eklendiği iddiaları üzerine İsviçre ve Ukrayna'dan izahat istendiğini belirtti.
Ayrıca, "Fener Rum Patrikhanesi'nin konumuna ilişkin devlet politikamızda herhangi bir değişiklik olmadığı da izahtan varestedir" ifadesini kullanarak, Türkiye'nin resmi tutumunun değişmediğini vurguladı.
Diğer taraftan her gün rutin olarak laiklik başlığı altında, 'tarikatlara, cemaatler kapatılsın' diyenlerden tık bile çıkmadı.
Birde Trump haç veren papaz var
Elpidophoros'u hatırlar mısın? İstanbul doğumlu. 2019'da "Konstontinopolis Ekümenik Patrikliği Meclisi – Sen Sinod" tarafından Amerika Rum Ortodoks Başpiskoposu olarak atandı.
Yasalarımıza göre Rum patrikhanesinin böyle bir yetkisi yok ve bu atama ile ekümenikliği fiilen gerçekleştirmiş oluyorlar. İşlerine gelince kanun, yasa, adalet diyen AKP'den, CHP'den bu duruma bir tepki gelmedi.
O psikopat ne dedi?
İşte o psikopat piskopos geçtiğimiz 25 Mart'ta Yunanistan'ın bağımsızlığının 204'üncü yıldönümü vesilesiyle Beyaz Saray'da verilen resepsiyonda "baş konuk" olarak Trump'a, "Ekümenik Patrikhanenin manevi misyonu ile Yunanistan ve Kıbrıs'ta adalet davasına verdiği destekler" için teşekkür etti.
Bitmedi!
Trump'a bir 'haç' verip kameralar önünde şöyle dedi:
"Hristiyan inancımızın değerlerini ve İncil'e olan sevgiyi temsil ediyorsunuz. Bana, bugün İstanbul olarak bilinen doğum yerim olan muhteşem Konstantinopolis şehrini kuran ve inşa eden büyük Roma İmparatoru Konstantin'i hatırlatıyorsunuz.
İmparator Konstantin'i zafere götüren sembol olan bu Kutsal Haç'ı size sunmak benim için büyük bir onur. Bu Haç ile, dünyaya barış getirmenizi ve Amerika'yı yenilmez kılmanızı diliyorum! Yaşasın Amerika! Yaşasın Yunan Halkı"
İşe bak! Bizim mücahitlerden, milliyetçilerden ve Atatürkçülerden yine ses çıkmadı.
Daha nice örnekler yazabilirim. Ama yeter. Keşke bu teslimiyetleri Allah'a olsaydı. O zaman hem ülkemiz hem de dünya çok başka olurdu.
Tek parti iktidarının Müslüman olmayanlara )azınlıklara) karşı bu derin hoşgörüsü, devlet ve milletimize yönelik açık tehditlerine karşı suskunluğunu yıllardır gündeme getirip, cevap bekliyoruz.
Ama içerde kendilerini eleştirenlere demir yumruk gösterenler bu anlayışlara karşı artık teslimiyete dönüşen sessizlikleri hala devam ediyor.
Hatırlayın! 2022'de Patrik Bartholomeos Trabzon'a gitmişti. Çapsız, ne idiğü belirsiz bir şahıs, bu şahsa "Ekümenik Patrik" yazılı Trabzonspor forması hediye etmişti. (Trabzonspor o günden bugüne toparlanamadı).
AKP yine sessizdi. Ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli ise şöyle diyordu:
"Türkiye'de ekümenik diye bir kurum ve görev tanımı yoktur. Lozan Antlaşması gereğince, Fener Rum Patriği'nin siyasi ve idari işlerle uğraşmaması, ülkemizdeki Rum-Ortodoks vatandaşlarımıza ruhani hizmet vermesi hüküm altına alınırken, Fatih Kaymakamlığı'na bağlı bir din görevlisi olmasının dışında hiçbir statüsü de olamayacaktır.
Türkiye'nin dört bir koldan tuzağa çekilerek milli ve manevi hassasiyetlerinin tahriş edilmesi etap etap ilerletilen bir kumpasın içyüzünü açığa vurmaktadır."
Hakan Fidan
Demek ki, MİT eski başkanı ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan, Türkiye'nin dört bir koldan tuzağa çekildiğini ya fark etmemiş ya da kale almamış. Anlatayım:
2024 yılında İsviçre'de, 90 ülkenin katılımıyla Ukrayna Barış Konferansı düzenledi. Ülkemizi Hakan Fidan temsil ediyordu.
Bu uluslararası toplantıya ülkemizden bir kişi daha resmi olarak katılmıştı. Fener Rum Patriği Bartholomeos. Toplantıyı düzenleyenler bu şahsa vasıf olarak da 'ekümenikliği' yani 'devlet başkanlığını' layık görmüşler ve resmi bildiriye imza attırmışlardı.
Düşünün şimdi! Uluslararası bir anlaşma olan Lozan Antlaşması'na göre, Fener Rum Patrikhanesi'nin yetkileri yalnızca İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'daki Rum cemaatinin dini ihtiyaçlarıyla sınırlıdır ve "ekümenik" unvanı hukuki olarak tanınmamaktadır.
Ama devletimizin temsil makamı karşısında resmi devlet makamı olarak oturmakta. Diğer ifade ile birileri devletimizin karşısına 'Yeni Roma, Helen ve Megali İdea'yı' koymuşlar ama devletimiz yönetenler bunda hiçbir sakınca görmemişler.
Olur mu? Oldu.
Hakan Fidan, tepkiler ile muhatap olmadı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Bartholomeos'un "devlet statüsünde" katıldığı ve Hakan Fidan ile resmi bir görüşme yaptığı iddialarını yalanladı.
Keçeli, ortak bildiriye Patrikhanenin imzasının sonradan eklendiği iddiaları üzerine İsviçre ve Ukrayna'dan izahat istendiğini belirtti.
Ayrıca, "Fener Rum Patrikhanesi'nin konumuna ilişkin devlet politikamızda herhangi bir değişiklik olmadığı da izahtan varestedir" ifadesini kullanarak, Türkiye'nin resmi tutumunun değişmediğini vurguladı.
Diğer taraftan her gün rutin olarak laiklik başlığı altında, 'tarikatlara, cemaatler kapatılsın' diyenlerden tık bile çıkmadı.
Birde Trump haç veren papaz var
Elpidophoros'u hatırlar mısın? İstanbul doğumlu. 2019'da "Konstontinopolis Ekümenik Patrikliği Meclisi – Sen Sinod" tarafından Amerika Rum Ortodoks Başpiskoposu olarak atandı.
Yasalarımıza göre Rum patrikhanesinin böyle bir yetkisi yok ve bu atama ile ekümenikliği fiilen gerçekleştirmiş oluyorlar. İşlerine gelince kanun, yasa, adalet diyen AKP'den, CHP'den bu duruma bir tepki gelmedi.
O psikopat ne dedi?
İşte o psikopat piskopos geçtiğimiz 25 Mart'ta Yunanistan'ın bağımsızlığının 204'üncü yıldönümü vesilesiyle Beyaz Saray'da verilen resepsiyonda "baş konuk" olarak Trump'a, "Ekümenik Patrikhanenin manevi misyonu ile Yunanistan ve Kıbrıs'ta adalet davasına verdiği destekler" için teşekkür etti.
Bitmedi!
Trump'a bir 'haç' verip kameralar önünde şöyle dedi:
"Hristiyan inancımızın değerlerini ve İncil'e olan sevgiyi temsil ediyorsunuz. Bana, bugün İstanbul olarak bilinen doğum yerim olan muhteşem Konstantinopolis şehrini kuran ve inşa eden büyük Roma İmparatoru Konstantin'i hatırlatıyorsunuz.
İmparator Konstantin'i zafere götüren sembol olan bu Kutsal Haç'ı size sunmak benim için büyük bir onur. Bu Haç ile, dünyaya barış getirmenizi ve Amerika'yı yenilmez kılmanızı diliyorum! Yaşasın Amerika! Yaşasın Yunan Halkı"
İşe bak! Bizim mücahitlerden, milliyetçilerden ve Atatürkçülerden yine ses çıkmadı.
Daha nice örnekler yazabilirim. Ama yeter. Keşke bu teslimiyetleri Allah'a olsaydı. O zaman hem ülkemiz hem de dünya çok başka olurdu.
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD putu yıkılıyor / 18.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026





























































