Almanya’nın İsrail sevgisi!
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail ile Almanya arasındaki uzlaşmayı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında elde edilen “en muhteşem” başarılardan biri olarak nitelendirdi
31.08.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail ile Almanya arasındaki uzlaşmayı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında elde edilen "en muhteşem" başarılardan biri olarak nitelendirdi.
Merz, İsrail'in Gazze'deki tüm eylemlerinin meşru müdafaa sayılamayacağını da kabul etti. Ancak Berlin'in İsrail'e yönelik tarihsel sorumluluk vurgusunu sürdürmesi, Almanya'nın Gazze politikasındaki çelişkileri yeniden gündeme taşıdı.
"Bir milimetre bile geri adım atmayacağım"

Alman kamu yayıncısı ARD'ye konuşan Merz, Almanya ile İsrail arasındaki uzlaşmayı İkinci Dünya Savaşı sonrasının en önemli başarılarından biri olarak değerlendirdi.
Merz, İsrail'in Almanya'ya savaş sonrasındaki dönemde el uzatmasının kendiliğinden gerçekleşmediğini belirterek, bu nedenle Almanya'nın İsrail'in var olma hakkını daha güçlü biçimde savunması gerektiğini söyledi. Alman Başbakan, bu konuda "bir milimetre bile geri adım atmayacağını" ifade etti.
Peki, Gazze'deki siviller?
Merz'in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri ise İsrail'e yönelik desteğin sınırlarını kabul etmesi oldu.
İsrail'in Gazze'deki son aylarda ve yıllarda gerçekleştirdiği eylemlerin tamamının "meşru müdafaa" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusuna Merz, açıkça "Hayır" yanıtını verdi. Ayrıca İsrail'in Doğu Kudüs ile Batı Şeria'yı ayırmayı amaçlayan E1 yerleşim projesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.
Tarihsel sorumluluk, bugünkü politikanın kalkanı mı?
Merz'in sözleri, Almanya'nın Nazi döneminin Yahudilere yönelik suçlarından kaynaklanan tarihsel sorumluluğunun, İsrail'e verilen desteğin temel gerekçelerinden biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ancak burada kritik soru şu: Geçmişin suçları, bugün başka bir coğrafyada yaşanan sivil kayıpları değerlendirmede ne ölçüde belirleyici olabilir?
Tarihsel sorumluluk masum sivillerin hayatını ve uluslararası hukuku savunmayı gerektirmiyor mu?
Merz, İsrail'in Gazze'deki tüm eylemlerinin meşru müdafaa sayılamayacağını da kabul etti. Ancak Berlin'in İsrail'e yönelik tarihsel sorumluluk vurgusunu sürdürmesi, Almanya'nın Gazze politikasındaki çelişkileri yeniden gündeme taşıdı.
"Bir milimetre bile geri adım atmayacağım"

Alman kamu yayıncısı ARD'ye konuşan Merz, Almanya ile İsrail arasındaki uzlaşmayı İkinci Dünya Savaşı sonrasının en önemli başarılarından biri olarak değerlendirdi.
Merz, İsrail'in Almanya'ya savaş sonrasındaki dönemde el uzatmasının kendiliğinden gerçekleşmediğini belirterek, bu nedenle Almanya'nın İsrail'in var olma hakkını daha güçlü biçimde savunması gerektiğini söyledi. Alman Başbakan, bu konuda "bir milimetre bile geri adım atmayacağını" ifade etti.
Peki, Gazze'deki siviller?
Merz'in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri ise İsrail'e yönelik desteğin sınırlarını kabul etmesi oldu.
İsrail'in Gazze'deki son aylarda ve yıllarda gerçekleştirdiği eylemlerin tamamının "meşru müdafaa" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusuna Merz, açıkça "Hayır" yanıtını verdi. Ayrıca İsrail'in Doğu Kudüs ile Batı Şeria'yı ayırmayı amaçlayan E1 yerleşim projesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.
Tarihsel sorumluluk, bugünkü politikanın kalkanı mı?
Merz'in sözleri, Almanya'nın Nazi döneminin Yahudilere yönelik suçlarından kaynaklanan tarihsel sorumluluğunun, İsrail'e verilen desteğin temel gerekçelerinden biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ancak burada kritik soru şu: Geçmişin suçları, bugün başka bir coğrafyada yaşanan sivil kayıpları değerlendirmede ne ölçüde belirleyici olabilir?
Tarihsel sorumluluk masum sivillerin hayatını ve uluslararası hukuku savunmayı gerektirmiyor mu?











































































