Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Kahramanlar programlarında cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hakkında anlattığı doğrular hepimizde büyük bir çığır açtı.
Birilerinin dinsiz diyerek milletin gönlünden soğutulmaya çalışılan Atatürk, meğer dindar, İslam’a, Kur’an’a, Hz. Peygamber’e (SAV), Ehl-i Beyt’e, Müslümanlara saygılı, değer veren, 8 yaşında hafız olmuş, birçok yerde hutbeler vermiş ve zikrullah halakalarına katılmış Müslüman bir lidermiş.
Bu gerçeği gözler önüne serip, birilerinin küresel oyununu bozduğu için Türk milletinin Prof. Dr. Haydar Baş’a ayrıca bir şükran borcu var.
Şimdi batılıların ve yandaşlarının alavere dalavere ile gözümüze taktığı gözlüğü çıkartıp atalım ve Sayın Baş’ın gözümüze taktığı gözlükle Atatürk’e bir kez daha bakalım.
Zor olan, perde kalktıktan sonra gerçekleri görmek değil, Prof. Dr. Haydar Baş’ın yaptığını yapmak, onlarca yıldır kapalı olan perdeleri açmak, yiğidin hakkını yiğide vermektir.
Atatürk İslam hakkında şunları söylüyor:
“Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, III, s. 70.)
“Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. (Muzaffer Emdil, İlginç Olaylar ve Anekdotlarla Atatürk, Ankara, 1988, s. 153.)
Atatürk Peygamberimizden bahsederken genellikle “Cenab-ı Peygamber”, “Peygamber Efendimiz”, “Fahr-i Kâinat Efendimiz”, O’nun devrinden bahsederken de “Peygamberimiz zaman-ı saadetlerinde” diyerek bahsetmiş ve her zaman saygısını dile getirmiştir.
Atatürk Peygamber Efendimize (SAV) “cenap” demiştir, papalara değil…
Şemsettin Günaltay hatıralarında başka bir dilden Türkçeye tercüme olan dine ve peygambere iftiralarla dolu bir kitabın Atatürk tarafından kendisine incelenmek üzere verildiğini ve kitaptaki iftiraların Atatürk’e gösterilmesi neticesinde kitabın derhal toplatılması emrini vererek o kitabın mütercimi olan şahsın derhal devlet işlerinden uzaklaştırılması emrini verdiğini anlatır.
Yine Şemsettin Günaltay bir seferinde İsmet İnönü ile Atatürk’ün el çizimi bir savaş planı üzerinde konuştuklarına şahit oluyor. Bu harita Bedir Savaşı’nın planı ve Atatürk, “Hz. Muhammed’in peygamberliğinden şüphe edenlerin şu haritaya bakmaları Hz. Muhammed’in peygamberliğinin ispatıdır” diyor.
Atatürk dünyada en hayran olduğu kişinin kim olduğu sorulduğunda “Hz. Muhammed” diye cevap vermiştir.
Atatürk, “Cenab-ı Peygamber, Hatemü’l-Enbiya olmuştur ve kitabı, Kitab-ı Ekmeldir…” demiştir. (İsmail Yakıt, Atatürk ve Din, Süleyman Demirel Üniversitesi Yay., Isparta, 1999.)
Atatürk’ün zaman zaman çeşitli hafızları köşke çağırarak onlara Kur’an okutturduğu ve dinlediği bilinmektedir. Atatürk, “Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber, din ve dünya için neler yapılabileceğini düşünmek, yani danışmak için yapılmıştır” demektedir.
Atatürk, Hz. Muhammed (SAV) hakkında şöyle diyor: “O Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. O’nun izinden bugün milyonlarca Müslüman yürüyor. Benim, senin adın silinir; fakat sonuca kadar O ölümsüzdür.” (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s.208)
Atatürk, ölümünden on beş gün kadar önce dünyadaki Müslümanlara gönderdiği mesajında şunları ifade ediyor:
“Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son Peygamberi Hz. Muhammed’in (SAV) gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler.”
Mustafa Kemal Atatürk, bu mesajı Başbakan ve Dışişleri Bakanı vasıtasıyla dünyaya açıkladı.
Bu gerçekleri ölümüne yakın söyleyen Atatürk dinsiz(!), Peygamber Efendimizi kelime-i tevhitten bile çıkaran Müslüman görünümlü Deccaller Müslüman? Hiç bunu aklınız alıyor mu?
Birilerinin dinsiz diyerek milletin gönlünden soğutulmaya çalışılan Atatürk, meğer dindar, İslam’a, Kur’an’a, Hz. Peygamber’e (SAV), Ehl-i Beyt’e, Müslümanlara saygılı, değer veren, 8 yaşında hafız olmuş, birçok yerde hutbeler vermiş ve zikrullah halakalarına katılmış Müslüman bir lidermiş.
Bu gerçeği gözler önüne serip, birilerinin küresel oyununu bozduğu için Türk milletinin Prof. Dr. Haydar Baş’a ayrıca bir şükran borcu var.
Şimdi batılıların ve yandaşlarının alavere dalavere ile gözümüze taktığı gözlüğü çıkartıp atalım ve Sayın Baş’ın gözümüze taktığı gözlükle Atatürk’e bir kez daha bakalım.
Zor olan, perde kalktıktan sonra gerçekleri görmek değil, Prof. Dr. Haydar Baş’ın yaptığını yapmak, onlarca yıldır kapalı olan perdeleri açmak, yiğidin hakkını yiğide vermektir.
Atatürk İslam hakkında şunları söylüyor:
“Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, III, s. 70.)
“Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. (Muzaffer Emdil, İlginç Olaylar ve Anekdotlarla Atatürk, Ankara, 1988, s. 153.)
Atatürk Peygamberimizden bahsederken genellikle “Cenab-ı Peygamber”, “Peygamber Efendimiz”, “Fahr-i Kâinat Efendimiz”, O’nun devrinden bahsederken de “Peygamberimiz zaman-ı saadetlerinde” diyerek bahsetmiş ve her zaman saygısını dile getirmiştir.
Atatürk Peygamber Efendimize (SAV) “cenap” demiştir, papalara değil…
Şemsettin Günaltay hatıralarında başka bir dilden Türkçeye tercüme olan dine ve peygambere iftiralarla dolu bir kitabın Atatürk tarafından kendisine incelenmek üzere verildiğini ve kitaptaki iftiraların Atatürk’e gösterilmesi neticesinde kitabın derhal toplatılması emrini vererek o kitabın mütercimi olan şahsın derhal devlet işlerinden uzaklaştırılması emrini verdiğini anlatır.
Yine Şemsettin Günaltay bir seferinde İsmet İnönü ile Atatürk’ün el çizimi bir savaş planı üzerinde konuştuklarına şahit oluyor. Bu harita Bedir Savaşı’nın planı ve Atatürk, “Hz. Muhammed’in peygamberliğinden şüphe edenlerin şu haritaya bakmaları Hz. Muhammed’in peygamberliğinin ispatıdır” diyor.
Atatürk dünyada en hayran olduğu kişinin kim olduğu sorulduğunda “Hz. Muhammed” diye cevap vermiştir.
Atatürk, “Cenab-ı Peygamber, Hatemü’l-Enbiya olmuştur ve kitabı, Kitab-ı Ekmeldir…” demiştir. (İsmail Yakıt, Atatürk ve Din, Süleyman Demirel Üniversitesi Yay., Isparta, 1999.)
Atatürk’ün zaman zaman çeşitli hafızları köşke çağırarak onlara Kur’an okutturduğu ve dinlediği bilinmektedir. Atatürk, “Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber, din ve dünya için neler yapılabileceğini düşünmek, yani danışmak için yapılmıştır” demektedir.
Atatürk, Hz. Muhammed (SAV) hakkında şöyle diyor: “O Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. O’nun izinden bugün milyonlarca Müslüman yürüyor. Benim, senin adın silinir; fakat sonuca kadar O ölümsüzdür.” (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s.208)
Atatürk, ölümünden on beş gün kadar önce dünyadaki Müslümanlara gönderdiği mesajında şunları ifade ediyor:
“Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son Peygamberi Hz. Muhammed’in (SAV) gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler.”
Mustafa Kemal Atatürk, bu mesajı Başbakan ve Dışişleri Bakanı vasıtasıyla dünyaya açıkladı.
Bu gerçekleri ölümüne yakın söyleyen Atatürk dinsiz(!), Peygamber Efendimizi kelime-i tevhitten bile çıkaran Müslüman görünümlü Deccaller Müslüman? Hiç bunu aklınız alıyor mu?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026




























































































