Farklı düşündüğü için, söylenmesi gerekeni net şekilde söylediği için, her söyleminin arkasında bir plan, mantık ve matematik olduğu için…
Siyasi muhataplarını anlar veya olaylar üzerinden değil oluş, gelişme ve sonuç bağlamında eleştirdiği için…
'Acaba şu şu konuları gündem etsem siyasi ve sosyal baskıya maruz kalır mıyım' korkusu hiç olmadığı için…
Bagajında sadece ve sadece bu milletin milli ve manevi değerlerine duyduğu minnet ve borç olduğu için…
Babası gibi adam, olduğu için Hüseyin Baş, benim için siyasette 'baba muhalefet' lideridir.
Hüseyin Baş, iktidara yönelik eleştirileri muhalefeti bile şaşırtırken birilerini ise çok kızdırıyor.
Çünkü Hüseyin Baş, çıkışlarıyla şu anları değil 21 yılı sorgulatıyor. Kurduğu cümlelerle iktidarın gündemini değil tamamını güncelliyor, hafızaları yokluyor, sorgulamaya zorluyor.
Geçen yılki Ramazan kapağını hatırlayın! 'Ben, bunları zekatı ile asgari ücreti 10 bin TL yaparım' demişti.
Cami önünde her konuyu açıklayıp, zekatlarını açıklamayanlar şimdi afet bölgesinde çay-şeker bitti, gönderin, diyorlar.
Hüseyin Baş'ın, 'Ben hakkımı helal etmiyorum' çıkışı da dincileri ve medyalarını çok kızdırdı.
Öyle ki Şevki Yılmaz bile hutbeye çıkıp iktidarı, 'yaptığınız yollar, tüneller günahlarınıza kefarettir' diyerek dini yine siyasete alet etti, öbür tarafa bayağı bir yük götüreceğini tescilledi.
Sayın Baş'ın 'bu iktidarın yerinde hiç kimse olmasa dahi ülke çok daha iyi yönetilirdi' sözleri hem hakikat, hem de kılçıktı. Yine birilerine tıkandı.
Baş haklıydı. Çünkü dün bu ülkede iyi-kötü devlet kurumlarının bir işleyişi vardı. AKP iktidar oldu ve ilk işi, bu işleyişe müdahale etmek oldu.
Başta TSK olmak üzere bütün devlet kurumlarını, yapılarını dizayn etmeye, kendilerine göre şekillendirmeye kalkıştılar.
TÜİK'te, Merkez Bankasında, Sayıştay'da, yargıda, içişlerinde, ekonomide, kamuda, belediyelerde vs. yaşananları görüyorsunuz.
Sonuç: Son büyük afette asker sahaya çok geç çıkıyor. Kızılay çadır satıyor. AFAD'ın elamanı, teçhizatı, organizasyonu eksik. Dün enkaz altına 'sesimi duyan var mı' seslenilirdi. Bugün enkaz altından 'sesimi duyan var mı' sesi karşılıksız kaldı.
Deprem özelinde bunları yazdım ama Sayın Baş'ın sözleri genel içindi ve tamamıyla katılıyorum bu sözlere.
Ama '100 yılda yapılmayanları 20 yılda yaptık' diyorlar. Seçime 2 ay kala yerli araç ve uçak modellerini sergiliyorlar, diyen olabilir.
Doğrudur. Ama sergiye takılıp, görüntüye aldanıp, süslü cümlelere bakıp koskoca gerçekleri nasıl unutabiliriz ki?
Ekonomiden gidelim. 20 yıl önceki asgari ücretin alım gücü mü yüksekti bugünkü asgari ücretin alım gücü mü?
20 yıl önceki emekliler mi daha çok alım gücüne sahipti yoksa bugünkü emekliler mi?
Erdoğan'ın ekonomi anlayışıyla 20 yılda devletin borcunu 3 katına çıkardılar. Daha vahimi ise bu 3 katta daha fazla borç faizi ödediler (540 milyar dolar).
Bu para ne demek biliyor musunuz? Afete uğrayan 11 ilimizi her şeyi ile 110 kez yeniden yapmak demek. Veya Türkiye'yi yeniden inşa etmek demek. Ama borca ve faize yedirdiler.
Ama yol, köprü, tünel, stat, havalimanı vs. yaptılar. 80 milyar dolara fabrikaları, arazileri, devasa kurumları sattılar. 70 milyar dolara bahsettiğimiz projeleri 'biz yaptık' dediler.
Sayın Baş'ın dediği gibi 'hiç yönetilmeseydi daha iyi yönetilirdi'. "Atılan adımlar devletin, demokrasinin ve liyakatin hepsinin aleyhine…"
Bakın! Eğitimde okullar yapıldı. Ama dünya sıralamasında geriye düştük.
Yüksek öğretimde yurtlar yapıldı, üniversiteler açıldı. Dünya sıralamasında sürünüyoruz.
Sağlıkta devasa hastaneler yapıldı. Vatandaşı evde kuyruğa soktular. Dün senet imzalayarak hastanızı alabilirsiniz, propagandası yapanlar şimdi kredi kartı ile peşin alıp, seni bankanın kollarına atıyor.
Dün bu ülkede fuhuş vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede çocuk istismarı vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede cinayetler vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede cinsi sapıklar vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede mafya, çete vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede yolsuzluk var. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede arsızlık vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede talan vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede yalan vardı. AKP döneminde patladı.
Dün bu ülkede dolan vardı. AKP döneminde patladı.
E 20 yıl oldu. Artık yeter…
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025
- Toplum önüne geçenler neden illegal yollara kayar? / 26.12.2025
- Kimin hedefindeyiz? / 25.12.2025
- Saadettin Saran, Rümeysa, Nedim Şener ve diğerleri / 24.12.2025
- Raporlar DEM’i bozdu / 22.12.2025
- Saha, söylenenleri doğrulamıyor / 21.12.2025
- Erdoğan ve Bahçeli bu noktaya nasıl geldi? / 20.12.2025































































































