HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

Babasının Annesi: Hz. Fatıma (a.s.)

14.06.2021 00:00:00
'Babasının Annesi: Hz. Fatıma (a.s.)' seslendirme dosyası:

Hz. Fatıma, annesi Hz. Hatice'nin vefatından sonra Babası Rasulullah (s.a.v) efendimizin en büyük destekçisi oldu. Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamber'e yaptığı eziyetlere karşı O'nu koruma vazifesini çok küçük yaşta yüklenmişti.

Bildiğiniz gibi, Mekke'de Hz. Peygamberin en büyük hamileri, amcası Hz. Ebu Talib ve Hz. Hatice idi. Mekkeli müşrikler her ikisinden de çekiniyorlardı. Bu iki değerli insan aynı yıl vefat ettiler ve Allah Resulü buna çok üzüldü. Bu yıl, tarihte "hüzün yılı" olarak ifade edilir.

Bu yıldan sonra Allah Resulü'nün en büyük destekçileri, Hz. Ebu Talib'in oğlu Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Hatice'nin kızı Hz Fatıma (a.s.) oldu.

Onlar, babasının ve annesinin Rasulullah'a destek olma vazifelerini bir elbise gibi giydiler.

Hz. Fatıma, her konuda Allah Resulü'ne destek olurken, O'nun ev işlerini de küçük yaşına rağmen yapmaya çalışıyordu. Bu sebeple Rasulullah efendimiz Hz Fatıma için "Ümmü Ebiha", yani "Babasının Annesi" derdi.

O yıllarda Ebu Leheb'in iki oğlu olan Utbe ve Uteybe ile nişanlı olan ablaları Rukiyye ve Ümmü Gülsüm, Müslüman olmalarından sonra bu nişan ilişkisini kesmişlerdi.

Zeynep isimli ablası ise, Babasının risaletinden önce evlendiği eşinden ayrılmamasına rağmen, müşrikler O'nun eşine de ayrılması için baskı uygulamıştı.

Abdullah isimli kardeşi hastalanarak yine bu dönemde vefat etmişti.

Ehl-i Beyt Külliyatı'nın sahibi Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Fatıma eserinde, yaşanan bu zorlu dönem için şunları ifade etmektedir:

"Adeta Cenab-ı Hak O'nu, Babasının yanında zor günler için çilelere alıştırıyordu. Çile ve meşakketle yoğrulan küçük Fatıma (a.s.) 8-10 yaşlarında iken dahi bir İslam eri olmuştu."

Sünni yazarlardan Makrizi, İmtau'l-Esma eserinde (cilt 4, sayfa 114; cilt 12, sayfa 107) şöyle nakletmektedir:

Hz. Fatıma, Kabe'nin bir tarafında oturan müşriklerin Lat ve Uzza üzerine yemin ederek şöyle dediklerini duydu: "Muhammed buradan geçtiğinde, hep beraber üzerine atılıp O'nu öldürelim."

Hz. Fatıma, Allah Resulü'ne derhal durumu anlattı. "Kureyşlilerin yanından geliyorum. Onlar Hicr mevkiinde toplanmışlar, Lat, Uzza, Menat ve Naile'ye yemin ederek aralarında anlaşma yapıyorlardı. Seni gördüklerinde hep birlikte kılıçlarını sıyırıp üzerine atılarak öldürecekler" dedi.

Rasulullah (s.a.v), "Ağlama ey kızım, Allah buna engel olur" buyurdu. Sonra Hz. Fatıma'ya "Ey kızım, Bana su getir" buyurdu.

Hz. Fatıma su getirince onunla abdest alan Peygamber efendimiz dışarı çıktı. Hz. Fatıma'nın göğsü yırtılırcasına atan kalp atışları arasında yürüyerek Kabe'ye geldi. 

Yerden bir miktar toprak aldı ve müşriklere dönüp, "Yüzleri kara olsun" diye dua ederek toprağı onlara doğru saçtı. Sonra yanlarından geçerek Kabe'de namaz kıldı. Aralarında sözleşen müşrikler, ya O'nu göremediler, ya da O'na bir şey yapmaya cesaret edemediler.

İşte Hz. Fatıma, Allah Resulü'nün yaşadığı bütün bu zorluklara şahit olmuştur ve hep O'nun yanında yer almıştır. Yaşadıkları tüm çileler, O'nun, müşrikleri ve münafıkları pratik olarak tanımasına vesile olmuştur.

Hz. Fatıma'nın, Peygamber efendimizin rıhletinden sonra ortaya koyduğu duruşa, ümmete yaptığı sohbetlere ve uyarılara bu açıdan da bakmamızda büyük faydalar var. Hz. Peygamber'in tüm çilelerinde yanında olan Hz. Fatıma, aynı zamanda Babası gibi insan sarrafıydı; müşriği, münafığı ve hakiki müminleri çok iyi ayırt edebilecek kaabiliyete sahipti.

Diğer bir ifadeyle Hz. Fatıma'nın olayları değerlendirmesi, İslam'ın turnusolüydü diyebiliriz.

Hz. Fatıma, Medine'ye hicretten sonra da Babasının yanında hem İslam devletinin kurulmasına vesile olan savaşlara katılmış, hem de Medine halkına İslam'ı öğreten bir mürebbiye olmuştur.

İşin hem mücadelesinde, hem çilesinde, hem eğitiminde, hem de pratik yaşanmasında olan örnek bir şahsiyet Hz. Fatıma Annemiz.

Medine'de evlenen Hz. Fatıma, bir anne olmasına rağmen Babasının hiçbir hizmetinden geri kalmamıştır. Hz. Fatıma, aynı zamanda annelik vazifesini de dört dörtlük yerine getirmiş, örnek evlatlar yetiştirmiş, kocası Hz. Ali efendimize de mükemmel bir eş olmuştur.

Prof. Dr. Baş, Hz. Fatıma annemiz için eserinde şunları yazmaktadır:

"Hz. Peygamberin (s.a.v) en zor anlarında yanında yer aldı, O'na destek oldu. Bu destek, kuru bir başarı temennisi olmasının çok ötesinde fikir ve gönül dünyasında Rasulullah'ın halini yaşama ve O'nunla bir olma anlamında idi. Denilebilir ki, Hz. Fatıma, İslam davetini omuzlayan kadındı."

Allah şefaatlerinden mahrum eylemesin. 

Daha detaylı bilgi için Prof. Dr. Haydar Baş'ın Ehl-i Beyt Külliyatı'ndan Hz. Fatıma eserini mutlaka okumalısınız.

 
Murat Çabas / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.