HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 MAYIS 2022, CUMA

Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri

21.08.2003 00:00:00
Hiç kimse kusurunu, günahını ve suçunu bir başkasına atmasın. Hele "batı" bunu kesinlikle yapmasın.

Bağdat ve Kudüs; yanlış hesapların, kötü niyetlerin, hak ve hukuk tanımaz düşünce ve eylemlerin şimdilik uğradığı iki talihsiz duraktır. Tarihte niceleri vardı.

Kim bilir daha niceleri olacak...

Ama hiçbiri Bağdat gibi Kudüs gibi bütün insanlığın gözleri önünde göstere göstere sahnelenmedi. Ve hiçbirisi modern çağdaş demokratik batının böylesine teşvikiyle, desteğiyle ve topyekün ittifakıyla olmadı.

Demokrasi dendi, insan hakları dendi, NATO dendi, Birleşmiş Milletler ve daha nice kurumlar ve kuruluşlar dendi... Yardımlaşmalar dayanışmalar, barışlar, hoşgörüler, diyaloglar dendi... Spor dendi, moda dendi... Akıl dendi, bilim dendi, teknoloji dendi.

Ve batı; insanlığın akıllısı, efendisi, namuslusu, doğrusu ilan edildi. Batılı gibi düşünmek, inanmak, yaşamak, insanlığın vazgeçilmez, değişmez, aksi düşünülmez ve alternatifi olmayan bir hayat tarzı olarak söylendi yazıldı, okutuldu, gösterildi ve binbir çeşit yollarla empoze edildi, dayatıldı.

Ve "dünya" dünya olmaktan çıkmaya süratle "batılılaşmaya" başladı. Batı bu teslimiyetin ve yönelişin kendisine verdiği güven ve cesaretle dünyanın diğer yakasında gezip tozmaya, oynayıp eğelenmeye ve alışveriş yapmaya başladı.

Artık batı; müziğiyle, sporuyla, sanatıyla, modasıyla, kültürüyle, inancıyla dünyayı iyiden iyiye işgale ve istilaya başlamıştı bile.

Şimdi onları yönetmesi ve ellerinden alması gerekiyor.

Bunun içinde askeri ve siyasi işgallerin olması lazımdı. O da oldu. Bütün bunlar planlandığı şekliyle olurken, eşyanın tabiatı gereği bir takım engeller itirazlar, nefsi müdafaalar, başkaldırılar da olabileceği ihtimali hiç bir zaman gözardı edilmedi.

Bunun içinde adı geçen faaliyetler yapılırken bütün bunların gerekçeleri, bahaneleri, yani, kılıfları da birlikte hatta bir kaç adım önde sergileniyordu.

Neler vardı, gerekçelerde ve hangi kılıflarla olaylar örtbas ediliyordu; bazılarını hatırlayalım.

Mesela; bir zamanlar deniyordu ki, Afrika ve Asya toplulukları geri kalmış topluluklardır. Bunların kalkınması lazım. Yine bunlar cahil toplumlardır eğitim ve sağlık hizmetlerinin verilmesi lazım. İşe böyle başladılar. İnsan gücünü, yeraltı ve yer üstü kaynaklarını kullanmak için de iç kavgaları üreterek toplumları bölerek, parçalayarak güçsüz ve zayıf bıraktılar.

Böylece batı, efendiliği resmen ve fiilen ele geçirmişti. Ama henüz halledemediği veya sıralamada geriye bıraktığı Türkiye vardı. Onu hep anlaşmalarla sözleşmelerle, vaatlerle oyalıyor ve iki yakasının bir araya gelmemesi için çok sinsice hareket ediyordu.

Cephede başarılı olamayacağını çok iyi bilen batı, kaleyi içten yıkmak için batılılaşmayı bir din gibi, hayatın kendisi imiş gibi siyasilerin, bürokratların, teknokratların, aydınların, patronların kafasına adeta çivi ile yazıyor ve onları hep işin başında tutuyordu.

Türkiye'de çok yönlü kullandığı piyonlarla bir taraftan devlet düşmanlığı, bir taraftan vatan düşmanlığı, bir taraftan din düşmanlığı, bir taraftan millet düşmanlığı yaparak neticeye gitmek istedi. Ancak bu denemelerde büyük zararlar vermesine rağmen istediği neticeye ulaşamadı.

Batı, bütün bunları uygularken kendi içinde sosyal ekonomik problemler yaşamaya başladı. Tamamıyla sömürgeci bir mantıkla kurulu düzen, durağan bir döneme girmeye başlayınca neticeye daha kestirme bir yolla gitmenin yollarını aradı. İşte bunun için Türkiye ve İslam üzerindeki hesapları hızlandırmaya başladı.

İslam dinini; fundamentalist, köktendinci, şiddet ve terör gibi tariflerle hedef göstermeye başladı. Afganistan ve Irak işgalleri bunun için yapıldı. Başta, ABD olmak üzere batı dünyası, kendisinin doğurup, besleyip büyüttüğü "terör" belasını bahane ederek saldırmaya işgal etmeye devam ediyor.

Terör artık bugün batı dünyasının hem en büyük silahıdır ve hem de tek can simididir.

Batı, geldiği bu noktada terörü beslemekten ve onu kullanmaktan başka çaresi yoktur. Batı, dünyayı terörle ele geçirmeye çalışıyor. Onun için batı gerekirse Bağdat'ı, Kudüs'ü değil, İkiz Kuleler'de olduğu gibi New York'u, Paris'i, Londra'yı da vurur.

Ve gelir faturasını da sana ödetir. O halde sıranın İstanbul'a gelmemesi için ne yapmalı?

Çünkü birilerine göre Napolyon'un ve Deli Petro'nun "İstanbul'a hakim olan dünyaya da hakim olur" dediğini hiç kimse gözardı edemeyeceğine göre, Bağdat'la İstanbul arasında hangi duraklar var acaba? Onu az çok tahmin ederiz, ama, İstanbul adı çok eskilerden beri dillerden düşmüyor.
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

21.08.2002, 21.08.2001, 21.08.2000, 21.08.1999, 21.08.1998, 21.08.1997, 21.08.1996, 21.08.1995, 21.08.1994, 21.08.1993, 21.08.1992, 21.08.1991, 21.08.1990, 21.08.1989, 21.08.1988, 21.08.1987, 21.08.1986, 21.08.1985, 21.08.1984


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.