Bugün iktidar da, muhalefet de, yandaşı da, yoldaşı da Türkiye'nin üzerinde fırtına bulutlarının varlığını kabul ediyor. Baksanıza! Faizi kötülüklerin anası ilan edip sonra o anadan medet umuyorlar!
Her tarafta ekonomi konuşuluyor, herkes ekonomiyi konuşuyor. Sandıktan AKP dışında çıkan AKP'nin borcunu ödeyebilecek mi? Çünkü AKP'nin bu ülkeye faturası çok kabarık. İşte rakamlar.
15 yılda 888.9 milyar dolar dış ticaret açığı, Aynı sürede faiz lobisine verilen 707 milyar TL, 2017 sonu itibarıyla devletin 453 milyar dolar dış borcu, 596 milyar dolar da iç borcu var.
Mehmet Şimşek borç arıyor. Vatandaşın kredi ve kredi kartı borçları ise 500 milyar TL'ye dayanmış vaziyette.
Sandıktan AKP dışında çıkacak biri bu faturayı ödeyebilir mi? AKP ne yapar, diye soruyorsanız! Baksanıza Osmanlı'nın Duyun-i Umumiye'sini aktif hale getirdi bile?
Neyse!
Başkan adaylarına göre sorun yok, halledecekler. Nasıl? Nasılın içini dolduramıyorlar. Çünkü paranın tanım, tarif ve işlevini bilmiyorlar. Milli Para, diyorlar ama mahiyet ve kapsama alanını anlatamıyorlar.
Anlatayım!
Biz, Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrendik ki para; emeğin, alın terinin karşılığıdır, takas aracıdır ve ekonomide tahrik unsurudur. Ama bizim yerli ve milli paramız yok. Yani emeğimizin, alın terimizin karşılığını devletimiz basmıyor. Faizle dolar alıyor, merkez bankasına koyuyor ve onun karşılığında TL basıyor. Doğru mu? Doğru.
Dünü torbaya koyduk, diyelim. Bugün sizler bu emek sömürüsüne 'dur' diyebilecek misiniz? Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünya literatürüne giren ve patent hakkı sadece kendisine ait olan yerli ve Milli Para tanımını hayata geçirip artı yine Haydar Baş'ın modelinde anlattığı gibi emisyonu genişletip, senyoraj hakkını devreye koyarak, kendi yerli ve milli paramızı piyasaya sürebilecek misiniz?
Süremezsiniz. Çünkü emperyalistlere sözünüz var, teslimiyetiniz var. Haliyle ekonomik sorunları çözeceğim, iddianız sadece laftır?
* * *
Başkan adayları ülkemiz madenlerinden ve bugüne kadar ki talandan neden bahsetmiyor?
Türkiye rezerv bakımızdan bor madeninde dünya birincisi, altında dünya ikincisi bakır, krom mermer, demir gibi madenlerde dünyada ilk beşe giren kaynaklara sahibiz. Batılı bilim adamları, Türkiye'nin petrol denizi üzerinde yüzdüğünü, itiraf ediyorlar. Doğalgazımız da aynı. 56 çeşit madenimiz var bu topraklarda.
İnkâr edebilecek olan var mı?
Peki, Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi madenlerimizi devletleştireceğiz ve devlet-millet ortaklığıyla işleteceğim, bu madenleri bedel göstererek karşılığında Türk Lirası basacağım, diyebiliyor musunuz?
Eğer bunları yaparım, diyorsanız asgari ücreti öyle 1.800, 2.000 TL filan değil fakirlik sınırı üstünde yani en az 5.000 TL olarak vermenizin önünde hiçbir engel yoktur.
Eğer bu kaynakları devreye koyar, dolar sömürüsünü bitirirseniz emeklilere öyle iki bayram bin TL ikramiye filan değil asgari ücretle aynı maaşı ödemeniz işten bile değil.
Bugün toplum ahlakından, yozlaşmadan, saygıdan, sevgiden vs. şikâyet ediyorsak bunun temeli ailedir. Çözüm de aileden başlar.
Eğer siz, kendiyle, çevresiyle, devletiyle, milletiyle barışık bir toplum hedefliyorsanız aileyi güçlendirmelisiniz. Yani anneyi güçlendirmelisiniz.
Çünkü biz, Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrendik ki, "anne, insan mühendisidir, toplum mühendisidir."
Onun için sizi, insan mühendislerine sahip çıkmaya davet ediyorum ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın her anneye 1.500 TL annelik maaşı ve emeklilik hakkı vereceğim, taahhüdünü sizden de bekliyorum.
Emperyalist ABD ve AB ilişkilerinin sadece karşılıklı menfaat üzere devam ettirilmesini, acilen bu ülkedeki NATO ve ABD üslerinin kapatılmasını, siyasi, sosyal ve ekonomik programlarımızın ülke topraklarımız üzerinde gözü olmayan devletler yapılandırılmasının garantisini bekliyorum.
İlk adımda bu kadar istek yeter, diye düşünüyorum. Neden bunları istiyorum? Çünkü biz, Prof. Dr. Haydar Baş'tan tam bağımsız Türkiye için bu şartların yerine getirilmesi gerekliliğini öğrendik.
Yapabilir misiniz? Yok, yapamazsınız. O zaman milletimiz daha çook kıraathane köşelerinde çay içer?
Her tarafta ekonomi konuşuluyor, herkes ekonomiyi konuşuyor. Sandıktan AKP dışında çıkan AKP'nin borcunu ödeyebilecek mi? Çünkü AKP'nin bu ülkeye faturası çok kabarık. İşte rakamlar.
15 yılda 888.9 milyar dolar dış ticaret açığı, Aynı sürede faiz lobisine verilen 707 milyar TL, 2017 sonu itibarıyla devletin 453 milyar dolar dış borcu, 596 milyar dolar da iç borcu var.
Mehmet Şimşek borç arıyor. Vatandaşın kredi ve kredi kartı borçları ise 500 milyar TL'ye dayanmış vaziyette.
Sandıktan AKP dışında çıkacak biri bu faturayı ödeyebilir mi? AKP ne yapar, diye soruyorsanız! Baksanıza Osmanlı'nın Duyun-i Umumiye'sini aktif hale getirdi bile?
Neyse!
Başkan adaylarına göre sorun yok, halledecekler. Nasıl? Nasılın içini dolduramıyorlar. Çünkü paranın tanım, tarif ve işlevini bilmiyorlar. Milli Para, diyorlar ama mahiyet ve kapsama alanını anlatamıyorlar.
Anlatayım!
Biz, Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrendik ki para; emeğin, alın terinin karşılığıdır, takas aracıdır ve ekonomide tahrik unsurudur. Ama bizim yerli ve milli paramız yok. Yani emeğimizin, alın terimizin karşılığını devletimiz basmıyor. Faizle dolar alıyor, merkez bankasına koyuyor ve onun karşılığında TL basıyor. Doğru mu? Doğru.
Dünü torbaya koyduk, diyelim. Bugün sizler bu emek sömürüsüne 'dur' diyebilecek misiniz? Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünya literatürüne giren ve patent hakkı sadece kendisine ait olan yerli ve Milli Para tanımını hayata geçirip artı yine Haydar Baş'ın modelinde anlattığı gibi emisyonu genişletip, senyoraj hakkını devreye koyarak, kendi yerli ve milli paramızı piyasaya sürebilecek misiniz?
Süremezsiniz. Çünkü emperyalistlere sözünüz var, teslimiyetiniz var. Haliyle ekonomik sorunları çözeceğim, iddianız sadece laftır?
* * *
Başkan adayları ülkemiz madenlerinden ve bugüne kadar ki talandan neden bahsetmiyor?
Türkiye rezerv bakımızdan bor madeninde dünya birincisi, altında dünya ikincisi bakır, krom mermer, demir gibi madenlerde dünyada ilk beşe giren kaynaklara sahibiz. Batılı bilim adamları, Türkiye'nin petrol denizi üzerinde yüzdüğünü, itiraf ediyorlar. Doğalgazımız da aynı. 56 çeşit madenimiz var bu topraklarda.
İnkâr edebilecek olan var mı?
Peki, Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi madenlerimizi devletleştireceğiz ve devlet-millet ortaklığıyla işleteceğim, bu madenleri bedel göstererek karşılığında Türk Lirası basacağım, diyebiliyor musunuz?
Eğer bunları yaparım, diyorsanız asgari ücreti öyle 1.800, 2.000 TL filan değil fakirlik sınırı üstünde yani en az 5.000 TL olarak vermenizin önünde hiçbir engel yoktur.
Eğer bu kaynakları devreye koyar, dolar sömürüsünü bitirirseniz emeklilere öyle iki bayram bin TL ikramiye filan değil asgari ücretle aynı maaşı ödemeniz işten bile değil.
Bugün toplum ahlakından, yozlaşmadan, saygıdan, sevgiden vs. şikâyet ediyorsak bunun temeli ailedir. Çözüm de aileden başlar.
Eğer siz, kendiyle, çevresiyle, devletiyle, milletiyle barışık bir toplum hedefliyorsanız aileyi güçlendirmelisiniz. Yani anneyi güçlendirmelisiniz.
Çünkü biz, Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrendik ki, "anne, insan mühendisidir, toplum mühendisidir."
Onun için sizi, insan mühendislerine sahip çıkmaya davet ediyorum ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın her anneye 1.500 TL annelik maaşı ve emeklilik hakkı vereceğim, taahhüdünü sizden de bekliyorum.
Emperyalist ABD ve AB ilişkilerinin sadece karşılıklı menfaat üzere devam ettirilmesini, acilen bu ülkedeki NATO ve ABD üslerinin kapatılmasını, siyasi, sosyal ve ekonomik programlarımızın ülke topraklarımız üzerinde gözü olmayan devletler yapılandırılmasının garantisini bekliyorum.
İlk adımda bu kadar istek yeter, diye düşünüyorum. Neden bunları istiyorum? Çünkü biz, Prof. Dr. Haydar Baş'tan tam bağımsız Türkiye için bu şartların yerine getirilmesi gerekliliğini öğrendik.
Yapabilir misiniz? Yok, yapamazsınız. O zaman milletimiz daha çook kıraathane köşelerinde çay içer?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Suikasttan itibar çıkarmak / 12.05.2025
- Her şartta alkışlayanlar ve her şartta karşı olanlar / 11.05.2025
- PKK silah bırakacakmış… Nasılda kandırılıyoruz? / 10.05.2025
- Altına aldanma / 09.05.2025
- AKP iktidarı da kaybettiğinin farkında / 08.05.2025
- İç cephe ve terörsüz Türkiye aldatmacası / 06.05.2025
- Gazze unutuldu, BOP içinde kim, kiminle dost? / 05.05.2025
- İhtiras ve minnet ile devlet yönetilir mi? / 04.05.2025
- Bantçılar, izah ve mizah / 03.05.2025
- Erdoğan ‘kuklacıyı’ ne zaman görecek? / 02.05.2025
- Her şartta alkışlayanlar ve her şartta karşı olanlar / 11.05.2025
- PKK silah bırakacakmış… Nasılda kandırılıyoruz? / 10.05.2025
- Altına aldanma / 09.05.2025
- AKP iktidarı da kaybettiğinin farkında / 08.05.2025
- İç cephe ve terörsüz Türkiye aldatmacası / 06.05.2025
- Gazze unutuldu, BOP içinde kim, kiminle dost? / 05.05.2025
- İhtiras ve minnet ile devlet yönetilir mi? / 04.05.2025
- Bantçılar, izah ve mizah / 03.05.2025
- Erdoğan ‘kuklacıyı’ ne zaman görecek? / 02.05.2025