AKP hükümetinin iş başına geldiği 2002 yılından bu yana milli ve manevi değerlerimizi devre dışı bırakan, ülkemizi zor durumlara düşüren birçok icraatları oldu ama hiçbirisi arzuladıkları başkanlık sisteminin yıkıcı etkileri kadar değildir. Geçtiğimiz hafta sonu Muharrem Bayraktar'ın "Diyalog Özel" programına konuk olan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş başkanlık sisteminin tehlikeleri ile ilgili çok önemli tespitler ortaya koydu.Başkanlık sistemine geçilmesiyle Türkiye'nin birliğinin yok olacağı ikazını yapan Prof. Dr. Baş, bu parçalanma sürecinin ayrıntılarını da şu şekilde anlattı:"Federatif yapıya geçildiği takdirde kurulan federasyonlar, biz bağımsız olacağız, tek başına bir devlet olacağız dediğinde Birleşmiş Milletler'in icazet vermesiyle referanduma gidilecek ve Türkiye'nin de kabul ettiği self determinasyon yasası gereği bağımsız devlet olma hakkını elde edecekler."Aynen Yugoslavya'nın dağılması gibi? Üniter olan devlet önce federasyonlara bölündü ardından bu federatif yapılar arasında imtiyaz farklılıkları sebebiyle bir takım anlaşmazlıklar zuhur etti ve iç savaş başladı. Federatif yapı, Yugoslavya'da yüzbinlerce insanın ölümüyle, şehirlerin, köylerin yerle bir olmasıyla neticelendi.Sayın Baş her konuşmasında, "Üniter yapı en ideal devlet yapılanmasıdır" gerçeğini vurgulamaktadır.Programda Türk milletinin İslam mayasıyla yorularak bir millet haline geldiğini belirten Sayın Baş, "Bir olmak millet olmak demektir. Bunun Türk, Kürt, Çerkez olması fark etmez. Neden? Çünkü hepsi Müslüman'dır. Bunları ayırırsan millet olma özelliğini kaybedip, halk olacaklar. Kürt halkı, Türk halkı, Çerkez halkı, Boşnak halkı millet olamayacak. Bu kadar büyük bir hezimet olabilir mi? Allah muhafaza etsin" ifadelerini kullandı.Evet, bizler Türk milleti olarak en sağlam maya olan İslam mayasıyla kenetleşip hiçbir ülkenin gerçekleştiremediği en ideal sistemi vücuda getirdik.ABD, kuruluşundan bu yana bu sahip olduğumuz mükemmel sistemimize özendi, bizim gibi olmak, üniter bir Amerika olmak istedi ama bunu başaramadı. Çünkü bunu başarabilmek için Hacı Bektaş Veli gibi Ehl-i Beyt soyundan gelen bir alperenin elinin değmesi gerekiyordu; Atatürk gibi yine hem anne hem de baba tarafından Ehl-i Beyt soyundan olan bir kahramanın milleti bir ve beraber kılması gerekiyordu.Ama ne var ki Batı medeniyeti hırsızını, arsızını, katilini çok güzel yetiştiriyor ama asla bir Hacı Bektaş Veli, bir Mustafa Kemal Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş çıkartamıyor; buna mayaları yeterli değil, kumaşları yeterli değil.Federatif yapının halklara eşit imkanlar sunamadığını ifade eden Prof. Dr. Baş, ABD'nin mecburen uyguladığı federatif sistemin oluşumu hakkında da şu tespitleri yaptı:"Her bir federasyon kendi arasında ayrı bir iç hukuka sahiptir. Mesela ABD bir federasyondur ama bunlar senelerce savaştılar, bir ve beraber olma imkânını ede edemediler. Hiç olmazsa bir federasyon olalım dediler. Birleşik Devletler böyle oluştu. Niye biz buna özenelim?"Bugüne kadar ABD, parasını hard currency yani dünya parası haline getirdiği için bütün bu parçaları bir arada tutabildi. Ama bugün Milli Ekonomi Modeli'nin dış ticaret formülü olan "milli paralarla ticaret" dalga dalga tüm dünyaya yayılmaktadır.Bu, ABD'nin eskisi gibi parasını basarak dünyadaki mal ve üretimi oturduğu yerden satın alamaması demektir; yani dünyayı sömürememesi demektir.Ekonomik gücünü kaybeden ABD, bundan sonra bugüne kadar para ve güçle tuttuğu parçalanmaya müsait federatif yapılarını artık tutamayacaktır.Türkiye ise AKP'nin icraatları neticesinde büyük bir borç sarmalı içindedir; bütün gelir kalemlerini kaybetmiştir. Üniter yapıdayken bile birlikteliğimizi koruyamayan AKP, sizce başkanlık sisteminde, federatif yapıda bunu sağlayabilecek mi?Sayın Baş'ın altını çizdiği gibi bu süreç Türkiye'yi hızla bölünmeye götürecektir. Bunun sonucu da aynen Yugoslavya'da olduğu gibi milyonlarca masumun öleceği iç savaşlardır.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026

























































