logo
09 HAZİRAN 2026

Birleşik Kıbrıs çözüm değil, intihardır

14.02.2014 00:00:00
Dünkü yazımızda, 2 yıl aradan sonra apar topar Kıbrıs görüşmelerinin başladığını, taraflar arasında ortak bir metnin hazırlandığını ve bunun sebeplerini ifade etmiştik. Metnin bazı maddelerini de sıralamıştık. Şimdi bunların ne anlama geldiğinin izahını yapmaya çalışalım. KKTC'nin nüfusu 200 bin civarında ve bunların 60 bini Türkiye'den yerleştirilenler? Yani birleşik bir Kıbrıs oluşturulduğunda Kıbrıs Türk tarafının nüfusu yaklaşık 140 binlerde olacak. Buna karşın Rum Kesimi 800 bini aşkın bir nüfusa sahip?Sadece nüfus açısından bakıldığında bile müzakerelere Rum tarafı 1-0 galip başlıyor. Ortak metinde Türk tarafına cazip gelebilecek bazı aldatıcı ifadeler var.Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in dünkü yazısında da ifade edildiği gibi "egemenlik" kavramıyla Türk tarafının ağzına bir parmak bal çalınmış. Ama bu ifadenin göstermelik olduğunu metnin geneline baktığınızda rahatlıkla anlayabiliyorsunuz.Metnin maddelerinde "Yeni devlet, siyasi eşitlik temelinde iki toplumlu iki bölgeli federasyona dayalı olacak", "Egemenlik Kıbrıslı Türk ve Rumlara eşit yayılacak",  "Kurucu devletler yetkilerini federal hükümetten bağımsız kullanacak", "Hiçbir taraf diğer taraf üzerinde otorite ve idari yetkiye sahip olmayacak" gibi ilk bakışta cazip ifadelere yer veriliyor; ama araya serpiştirilen maddelerde ise asıl neyin uygulanacağı açıkça belirtiliyor.Örneğin bir maddede, "BM ve AB'nin üyesi olarak tek vatandaşlık, tek temsiliyet ve BM'ye üye ülkelerin sahip olduğu özellikte tek egemenliği bulunacak" deniliyor.Hem iki toplumlu, iki bölgeli federasyondan, eşit egemenlikten falan bahsediliyor hem de BM ve AB nezdinde tek vatandaşlık, tek temsiliyet ve tek egemenlikten bahsediliyor.Yani ciddi bir tezgah var; sağ gösterilip sol vurulacak.Bugün AB, KKTC bir devlet olmasına rağmen, KKTC'nin bulunduğu topraklar da dahil tüm Ada'nın temsilcisi olarak Kıbrıs Rum Kesimi'ni kabul ediyor; sizce KKTC lağvolduğu ve de garantör olan Türkiye'nin silahlı kuvvetleri Ada'yı terk ettiği zaman durum nasıl olur?Elbette ki Ada'daki Rumlar ve de Rumlaşanlar, temsil gücü olan, egemen bir vatandaş olur; kimliklerini muhafaza etmek isteyen Kıbrıslı Türkler ise hiçbir hakka sahip olmayan, Yunanistan'da olduğu gibi kurduğu derneklere bile Türk ismini koyamayan zavallı bir toplum olur.1960-1974 arası Kıbrıs'ta yaşananlardan hiç mi ders almıyoruz? Bu tarihler arasında Ada'da, bugün çözüm diye konuşulan "Birleşik Kıbrıs" vardı. Peki ne oldu?Rumlar Türklerle birlikte ortak devlete razı olmadılar. Kıbrıs'ın tüm yönetimine kendileri el koyma yoluna gittiler; uluslararası anlaşmaları ve anayasayı çiğneyerek Türklere saldırılarda bulunmaya başladılar. Ve birçok katliamlar yaşandı.En azından o dönemlerde Türkiye uluslararası haklarından dolayı Kıbrıs konusunda garantör bir devletti ve zaten 1974 Barış Harekatı'nı bu gerekçeyle gerçekleştirdi.Bugün ise Türkiye'nin garantörlüğü de devre dışı bırakılmaya çalışılıyor yani Kıbrıs Türk'ü, artık Rumların inisiyatifinde olacak. Kuzuyu kurda emanet ediyoruz. 1974 öncesi bir kader yaşasa da Türkiye buna çare olamayacak.  Ortak metinde, "Başka bir ülke ile herhangi bir şekilde kısmi veya bütün olarak bölünme, birleşme ya da ayrılma hakkı yasaklanacak" ifadelerine yer veriliyor.Yani üçüncü bir ülkenin Kıbrıs sürecine müdahil olmasının önü kesiliyor ve Kıbrıs, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla da AB'ye üye olduğu için sadece AB'nin müdahalesine açılıyor.Bosna katliamının AB'nin göbeğinde ve BM gözetiminde olduğunu unutmayalım.Eğer Birleşik Kıbrıs gerçekleşirse size neler yaşanacağı konusunda bir öngörüde bulunayım.Rumlar, nüfuslar arasındaki uçurumdan istifadeyle ve AB, ABD, İsrail ve BM'nin sağladığı avantajlar sebebiyle, Kıbrıslı Türklere karşı "hukuksuz" bir hukuk mücadelesi yürütüp, Türklerin elinde ne var ne yok hepsini ele geçirecekler. AB fonları Rumlara akacak, Türkler ise çulsuz ve pulsuz bırakılacak. Türkler fonlardan istifade etmek için Rumlaşmak isteyecekler.Çoğunluğu elinde bulunduran Rumlar, polis ve asker gücünü, maliyeyi, adalet mekanizmasını ve bütün resmi kurumları ellerine geçirecek. Ve zaten Türkleri günahları kadar sevmeyen, hayatlarını "Türk düşmanlığı" üzerine bina etmiş olan Kıbrıslı Rumlar, bütün dünyanın gözü önünde Türk katliamına başlayacaklar.Ve bu sefer garantör Türkiye'yi çok arayacaklar ama bulamayacaklar.Bu sebeple Birleşik Kıbrıs büyük bir intihardır. KKTC'nin tek çözümü Prof. Dr. Haydar Baş'ın ısrarla vurguladığı gibi "Bağımsız bir KKTC"dir.Suriye'nin bağımsızlık mücadelesinde Rusya sonuna kadar Suriye'nin yanında olmuştur ve KKTC böyle bir karar aldığında Rusya ve BRICS ülkeleri KKTC'yi yalnız bırakmayacaktır.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.