HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

Bu nasıl iş: "Avrupa da sevindi, biz de"

06.10.2005 00:00:00
Birkaç zaman önce ulusal bir kanalda AB ülkelerinde vatandaşlarla yapılan bir dizi röportaj seyretmiştim. Reportörün "Türkiye'nin AB'ye girmesine nasıl bakıyorsunuz?" sorusuna çok enteresan cevaplar geliyordu girmek istediğimiz o AB ülkelerinin vatandaşlarından. Biri şöyle diyordu: "Hayır kesinlikle karşıyım. Bir düşünsenize 70 milyon Müslüman Türk bir anda ülkelerimize hücum edecek. Kesinlikle karşıyım."Bir başkası: "Türkiye birliğe girerse her yıl bizden (Almanya'dan) 3 milyar dolar alacak. Neden ben çalışıp Türk'e vereyim ki?"Başka bir tanesi: "Hayır Türkiye'nin tam üyeliğine karşıyım. Biz kendi ülkemizde işsizliği çözememişken, o kadar Türk'ü nasıl istihdam ederiz. Kendi insanımız dururken Türk'lere iş sahaları mı açacağız?"En iyimseri ise: "Türkler için bulunmaz fırsat. Müslüman ama olsun, bu uğurda ne gerekiyorsa(!) yapmalılar" diyordu.Türkiye için bu fikirlere sahip olan bu AB vatandaşlarının oylarıyla referandumların yapılacağını, herhangi bir ülke vatandaşlarının hayır oylarının çoğunlukta çıkması halinde birliğe giremeyeceğimizi ve bu yorumların AB taraftarı bir kanalda yayınlandığının altını çizerek günümüze dönelim.Dün de müzakerelerin kabulü sonrası çeşitli ülkelerin üst düzey yöneticilerinden çeşitli yorumlar geldi.Mesela 90 senedir bizim haklarımızı savunan(!) ve el altından gizli bir muhabbet beslediğimiz İngiltere'nin Başbakanı Tony Blair: "Hedefimiz müzakerelere başlanmasıydı, başardık" dedi.İngiltere'nin ve Türkiye'nin uzun vadeli politikaları düşünüldüğünde "acaba her iki ülkenin de hedeflerini tutturması mümkün mü?" diye düşünmeden edemiyor insan.Bence Blair'in bu cümlesi bile Türkiye için soru işareti.Bizim(hükümetimiz)le kader birliği yapmış ABD'nin bakan yardımcısı Nicholas Burns ise 42 yıldır kapıda bekletilen Türkiye için "Avrupa'ya aittir" ifadelerini kullandı. Madem böyle bir düşünceleri var, peki neden 42 yıldır bunu ifade edip biricik müttefiki için gerekli girişimlerde bulunmadılar ya da "Avrupa'nın kapısına aittir" mi demek istediler?Bu da başka bir muamma.Erdoğan, "Dev bir adım attık" söylemleriyle mangalda kül bırakmazken, diğer taraftan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da Müslümanlara karşı kurulmuş Avrupa Birliği için "AB Hıristiyan kulübü olmadığını kanıtladı" şeklinde demeç verdi. Sormak lazım, acaba Sayın Talat kağıt üzerinde olmasa da fiili olarak bir Hıristiyan birliği olan AB'ye acaba Hıristiyan inançlarına muhalefet yaptığı sürece girebileceğini zannediyor mu, ya da yarın bugün Hıristiyanlığı da sineye çekmemizi başka başka şekillerde zaten halkından isteyecekler mi kendileri?Ayrı bir soru işareti. En bomba açıklamayı da yine Abdullah Gül yaptı. Gül, "Müzakere belgesinde yazanlar bizi ilgilendirmez. Biz katılım ortaklığı belgesine bakarız" dedi. Hemen sayın Gül'e de soralım: "Madem müzakere çerçeve belgesinde imzanız olmadığını ve sizi ilgilendirmediğini söylüyorsunuz, öyleyse 30 saat neyin pazarlığını yaptınız ya da yapılması gerekenlerin zaten yapılacağını bunların hepsinin birer prosedürden ibaret olduğunu mu anlatmaya çalışıyorsunuz?" Sayın Gül'ün Kıbrıs konusundaki hassasiyetini bildiğimizden dolayı bu konuda bir soru sorarak nihayete erdirelim: "Sayın Gül, 'Türkiye'nin AB üyelerinin uluslararası organizasyonlara ve düzenlemelere katılımı konusundaki politikalarını da AB ile uyumlu hale getirmesi' şeklinde olan 7. maddesini Rumlar 3. el vasıtasıyla önünüze koyduğunda, hiç mi şerh koymayı düşünmediniz? Mesela Rumlarla kader birliği yaparken onları tanımaya mecbur kalacağınızı, bundan sonra istedikleri gibi at koşturmalarını kesinleştirdiğinizi, peşinden toprak taleplerinin ve tazminatların geleceğini, zaten elden çıkmış Kıbrıs'ın uğruna canını veren 5 bin şehidimizin kemiklerinin sızlayacağını hiç mi düşünmediniz sayın Gül?"Dünyadaki devletleri kapı kapı gezip tanınmasını sağlamayı taahhüt ettiğiniz Kıbrıs'a ne oldu?
 
Ender Karabulut / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.