Türk basını ve medyası maalesef Türk milletinin menfaati için değil, ülkemiz üzerinde hesabı olanların taşeronu mahiyetinde çalışıyor.
Bu manada neler yapılıyor?
Gerçekler ters yüz ediliyor.
Milleti ayıktırabilecek gerçek gündem, suni gündemlerle arka plana atılıyor.
Türk milletiyle hiçbir alakası olmayan kişiler, gruplar, sürekli gündemde tutuluyor.
Düşman olanlar dost, dost olanlar düşman gösteriliyor.
Kahramanlar hain, hainler kahraman olarak tanıtılıyor.
Öyle bir ekonomik ortam ifade ediliyor ki, millet yaşadığı sıkıntıları sadece kendisinin yaşadığını zannediyor.
Türk milleti ahmak yerine konuluyor.
Türk milleti balık hafızalı yapılıyor.
Mevcut siyasi iradenin yaptıkları, yapılması gereken olarak tanımlanıp, çözümsüzlük çözümmüş gibi
pompalanıyor. Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü paramparça etme hedefli projeler, Türk milletine faydalıymış gibi empoze ediliyor. Şimdi dilerseniz bu dediklerimize bir misalle açmaya çalışalım.
Bugünlerde yeni papa hikayesi hiç gündemden düşmüyor. Televizyonu açıyorsun onun haberi, radyoyu dinliyorsun onun haberi, gazete okuyorsun onun haberi Türk milleti olarak basın ve medyamız sayesinde Vatikan’ın lideri yeni papa hakkında istemeyerek de olsa bayağı bir bilgi sahibi olduk.
Yok efendim, gittiği yere otobüsle gidiyormuş, yok efendim 12 aidslinin ayaklarını yıkayıp öpmüş, tek akciğeri yokmuş, 76 yaşındaymış, yoksulların babasıymış vs vs.
Yahu millet olarak bizi biz yapan Hacı Bektaş-ı Veli hakkında bile bu kadar bilgimiz yok.
Bir gazetenin yorumcuları hemen hemen her gün bu konuları konuşup durdu. Hatta o kadar ki birisi durumun rahatsızlık verici olduğunu anlamış olacak ki, neden bu kadar papayı gündem ettiklerini izah etme gereği duydu.
Acaba ne diyecek diye ben de merak ettim. Yorumcu döndü dolaştı olayı dinlerarası diyalog ve medeniyetler ittifakı projesine getirdi.
Müslümanlara ve özellikle de Türklere batı ülkelerinde ciddi haksızlıklar, saldırılar yapılıyormuş, bu sebeple diyalog için yeni papanın nasıl bir adam olduğunu tanımamız gerekiyormuş.
Tamam da yeni papanın aidslilerin ayağını öpmesi, ciğerinin olmaması, 76 yaşında olması, otobüsle gidip gelmesinin bu konuyla ne alakası var?
Dedik ya milleti ahmak yerine koyuyorlar diye.
Bugün dünyanın her yerinde özellikle de İslam ülkelerinde milyonlarca insanın katledilmesinden sorumlu olanları Türk milletine melek gibi tanıtmak mı diyalog?
Bu Müslümanların katledilmesini azaltmaz bilakis makyajlı bir şekilde katlanarak artmasını sağlar. Zaten öyle olmadı mı? Dinlerarası diyalog fitnesinden sonra Irak, Afganistan, Libya Haçlılar tarafından işgal edilip, insanları katledilmedi mi?
Neyin diyalogundan bahsediyorsunuz?
Hem mevcut papayı tanımanın ne anlamı var? Dünyada gerçekleşen kirli Vatikan tezgahlarının siz hala 86 ya da 76 yaşında papalar tarafından planlandığını mı
zannediyorsunuz? Eğer öyle zannediyorsanız vitrine takılıp kalıyorsunuz demektir.
Türk basını ve medyası olarak, Türk milletiyle hiçbir alakası olmayan hatta Türkiye üzerinde emelleri olan batılıların liderliğini oynayan küçücük bir devleti ve yeni
liderini bu kadar gündem edeceksiniz ama Rusya Parlamentosu’nda, Milli Ekonomi Modeli’ni anlatan, Parlamento içinde “yaşasın Türk milleti” diyen, Ruslara “ne mutlu Türküm diyene” dedirten Prof. Dr. Haydar Baş’a bir satır yer vermeyeceksiniz…
Bence siz pılınızı pırtınızı toplayın doğruca Vatikan’a gidin. Gidin ki yeni papa sizi daha yakından kutsasın, mezarınızın yeri de belli olsun.
Bu manada neler yapılıyor?
Gerçekler ters yüz ediliyor.
Milleti ayıktırabilecek gerçek gündem, suni gündemlerle arka plana atılıyor.
Türk milletiyle hiçbir alakası olmayan kişiler, gruplar, sürekli gündemde tutuluyor.
Düşman olanlar dost, dost olanlar düşman gösteriliyor.
Kahramanlar hain, hainler kahraman olarak tanıtılıyor.
Öyle bir ekonomik ortam ifade ediliyor ki, millet yaşadığı sıkıntıları sadece kendisinin yaşadığını zannediyor.
Türk milleti ahmak yerine konuluyor.
Türk milleti balık hafızalı yapılıyor.
Mevcut siyasi iradenin yaptıkları, yapılması gereken olarak tanımlanıp, çözümsüzlük çözümmüş gibi
pompalanıyor. Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü paramparça etme hedefli projeler, Türk milletine faydalıymış gibi empoze ediliyor. Şimdi dilerseniz bu dediklerimize bir misalle açmaya çalışalım.
Bugünlerde yeni papa hikayesi hiç gündemden düşmüyor. Televizyonu açıyorsun onun haberi, radyoyu dinliyorsun onun haberi, gazete okuyorsun onun haberi Türk milleti olarak basın ve medyamız sayesinde Vatikan’ın lideri yeni papa hakkında istemeyerek de olsa bayağı bir bilgi sahibi olduk.
Yok efendim, gittiği yere otobüsle gidiyormuş, yok efendim 12 aidslinin ayaklarını yıkayıp öpmüş, tek akciğeri yokmuş, 76 yaşındaymış, yoksulların babasıymış vs vs.
Yahu millet olarak bizi biz yapan Hacı Bektaş-ı Veli hakkında bile bu kadar bilgimiz yok.
Bir gazetenin yorumcuları hemen hemen her gün bu konuları konuşup durdu. Hatta o kadar ki birisi durumun rahatsızlık verici olduğunu anlamış olacak ki, neden bu kadar papayı gündem ettiklerini izah etme gereği duydu.
Acaba ne diyecek diye ben de merak ettim. Yorumcu döndü dolaştı olayı dinlerarası diyalog ve medeniyetler ittifakı projesine getirdi.
Müslümanlara ve özellikle de Türklere batı ülkelerinde ciddi haksızlıklar, saldırılar yapılıyormuş, bu sebeple diyalog için yeni papanın nasıl bir adam olduğunu tanımamız gerekiyormuş.
Tamam da yeni papanın aidslilerin ayağını öpmesi, ciğerinin olmaması, 76 yaşında olması, otobüsle gidip gelmesinin bu konuyla ne alakası var?
Dedik ya milleti ahmak yerine koyuyorlar diye.
Bugün dünyanın her yerinde özellikle de İslam ülkelerinde milyonlarca insanın katledilmesinden sorumlu olanları Türk milletine melek gibi tanıtmak mı diyalog?
Bu Müslümanların katledilmesini azaltmaz bilakis makyajlı bir şekilde katlanarak artmasını sağlar. Zaten öyle olmadı mı? Dinlerarası diyalog fitnesinden sonra Irak, Afganistan, Libya Haçlılar tarafından işgal edilip, insanları katledilmedi mi?
Neyin diyalogundan bahsediyorsunuz?
Hem mevcut papayı tanımanın ne anlamı var? Dünyada gerçekleşen kirli Vatikan tezgahlarının siz hala 86 ya da 76 yaşında papalar tarafından planlandığını mı
zannediyorsunuz? Eğer öyle zannediyorsanız vitrine takılıp kalıyorsunuz demektir.
Türk basını ve medyası olarak, Türk milletiyle hiçbir alakası olmayan hatta Türkiye üzerinde emelleri olan batılıların liderliğini oynayan küçücük bir devleti ve yeni
liderini bu kadar gündem edeceksiniz ama Rusya Parlamentosu’nda, Milli Ekonomi Modeli’ni anlatan, Parlamento içinde “yaşasın Türk milleti” diyen, Ruslara “ne mutlu Türküm diyene” dedirten Prof. Dr. Haydar Baş’a bir satır yer vermeyeceksiniz…
Bence siz pılınızı pırtınızı toplayın doğruca Vatikan’a gidin. Gidin ki yeni papa sizi daha yakından kutsasın, mezarınızın yeri de belli olsun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026


























































































