logo
25 HAZİRAN 2026

Büyük İstanbul depremi konusunda farklı görüşler

Marmara'da olası büyük deprem konusunda uzmanlar farklı senaryolar ortaya koyuyor. Bilim insanlarının ortak bir görüşle üzerinde durdukları konu ise, başta İstanbul ve Marmara olmak üzere Türkiye depreme hazırlıklı değil ve ciddi bir hazırlık gerekiyor

06.02.2026 08:25:00 / Güncelleme: 06.02.2026 08:33:35
Hasan Gündoğdu
Büyük İstanbul depremi konusunda farklı görüşler
Büyük İstanbul depremi konusunda farklı görüşler
Son değerlendirmelere göre Marmara'da olası büyük deprem konusunda üç önemli uzman farklı senaryolar ortaya koyuyor: Ahmet Ercan depremin İstanbul merkezli değil Marmara açıklarında olacağını, Naci Görür bunun kaçınılmaz ve 7'nin üzerinde olabileceğini, Şener Üşümezsoy ise büyük deprem riskinin abartıldığını savunuyor. Bu farklı bakış açıları, hem bilimsel belirsizliği hem de toplumsal hazırlık ihtiyacını gözler önüne seriyor.






Uzmanların son görüşleri
 
Ahmet Ercan: Marmara açıklarında olacak
 
Depremin merkezi İstanbul değil Marmara açıkları: Ercan, beklenen depremin İstanbul'un merkezinde değil, 25–30 km açıkta gerçekleşeceğini vurguluyor. 
 
Bölgesel etki: Yalova, Bursa ve Balıkesir gibi çevre illerin de ciddi şekilde etkileneceğini belirtiyor. 
 
Terminolojiye dikkat: "Kuzey Marmara Depremi" ifadesini kullanıyor; sadece İstanbul'a odaklanmanın yanlış olduğunu söylüyor. 
 
Yakın tarihli sarsıntılar: Silivri açıklarındaki 6.2 büyüklüğündeki depremi, büyük Marmara depreminin öncülü olarak değerlendiriyor.







Naci Görür: 7'nin üzerinde potansiyel var
 
Kaçınılmaz senaryo: Görür'e göre Marmara Denizi ortasındaki fay 1766'dan beri kırılmadı ve "eninde sonunda kırılmak zorunda". 
 
Büyüklük tahmini: 7'nin üzerinde deprem üretme potansiyeli var. 
 
Zamanlama: 1999'dan itibaren 30 yıl içinde olma olasılığını %47 olarak veriyor. 
 
Hazırlık çağrısı: "Her an olabilir, İstanbul'u depreme hazırlayın" diyerek sürekli uyarıyor.







Şener Üşümezsoy: Risk abartılıyor
 
"Büyük deprem zaten oldu" görüşü: 1999 Gölcük ve Düzce depremlerini Marmara sisteminin büyük kırığı olarak değerlendiriyor. 
 
Riskin abartıldığı iddiası: Marmara'da 7.8 büyüklüğünde deprem için 400 km'lik bir kırık gerektiğini, böyle bir senaryonun gerçekçi olmadığını söylüyor. 
 
Adalar Fayı yorumu: 288 yıllık Adalar fayının kırıldığını, yeniden kırılmayacağını ve "büyük deprem riski oluşturan hat kalmadı" diyerek riskin minimize edildiğini savunuyor. 







Üç farklı yaklaşımın bize anlattıkları
 
Bu üç yaklaşım, Marmara depremi tartışmasının neden toplumsal bir belirsizlik yarattığını gösteriyor:
 
Ercan'ın yaklaşımı: Depremin İstanbul merkezli değil Marmara açıklarında olacağını söylemesi, riskin sadece İstanbul'a indirgenmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Bu, afet yönetiminde bölgesel koordinasyonun önemini vurguluyor. 
 
Görür'ün yaklaşımı: Fayın tarihsel döngüsüne dayalı bilimsel uyarısı, en ciddi senaryoyu ortaya koyuyor. Görür'ün sürekli "hazırlık" çağrısı, riskin yönetilmesinde en kritik unsur. 
 
Üşümezsoy'un yaklaşımı: Daha iyimser bir tablo çiziyor; ancak bu iyimserlik, toplumda rehavete yol açma riski taşıyor. Yine de fayların kırılma dinamiklerine dair farklı bir bakış sunuyor.







Sonuç olarak, Marmara depremi konusunda bilimsel konsensüs yok; ancak ortak nokta, bölgenin yüksek risk altında olduğu. Görür'ün uyarıları en ihtiyatlı yaklaşımı temsil ederken, Ercan'ın bölgesel perspektifi riskin kapsamını genişletiyor. Üşümezsoy'un iyimserliği ise tartışmayı dengelese de hazırlık ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. İstanbul ve çevresinin, farklı senaryoları dikkate alarak çok yönlü afet hazırlığı yapması zorunlu.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.