logo
28 ŞUBAT 2026


Cemevleri ‘kültür evi’ değil, ibadethanedir

01.04.2023 00:00:00

En başta şu gerçeği ifade edelim ki, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilelebet payidar kalması, Türk milletinin herkesin gözünün ve planının olduğu bu stratejik coğrafyada huzurlu bir şekilde yaşaması tamamen millet olarak tek bilek tek yürek olmasından geçiyor. Prof. Dr. Haydar Baş bu "birlik" vurgusunu yıllarca yapmıştır ve hayatı boyunca ortaya koyduğu bütün çalışmalarını bu temel üzerine bina etmiştir.  

Ülkemizde yaşayan Aleviler de Türk milletinin asli unsurlarındandır, Sünniler de. Aleviler de Müslüman'dır, Sünniler de; Biz kardeşiz… Rabbimiz bir, Kitabımız bir, Peygamberimiz bir, aynı Ehl-i Beyt'e aşığız. Atatürk, bu birlik temeli üzerinde Türk milletini oluşturmuş ve Lozan Antlaşması'nda bunu tescil ettirmiştir.

Fakat ülkemizi yöneten siyasilerin bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladıkları ötekileştirme politikaları milletimizin birlik ve beraberliğine hep zarar vermiştir, ülkemiz ve topraklarımız üzerinde menfur emelleri olanların da ekmeğine yağ sürmüştür.

Malum, Alevi kardeşlerimiz yıllardır cemevlerinin ibadethane statüsüne alınmasını talep ettiler. Bunu her ortamda, yetkililerin de duyacağı şekilde dillendirdiler. Ama bugüne kadar bu bir türlü gerçekleşmedi, hep mağduriyet yaşandı.

AKP hükümeti sonunda bu konuda bir adım atma kararı aldı ama elbette ki Alevilerin talep ettiği şekilde değil… Kültür Bakanlığı'na "Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı" kurulması kararı ve cemevleri ile ilgili düzenleme bir torba yasanın içine konularak kabul edildi. 

Tabi, bu duruma Alevi vatandaşlar büyük tepki gösterdiler. 

Malatya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Latife Ulutaş bu konuda şunları söyledi: "Cemevlerimize 'cümbüş evi' dediler. 'Sapkın mezhep' dediler 'Alevilik diye bir şey yok' dediler. 'Mum söndü' yalanlarıyla, 'bunların kestiği yenmez bunlar ana bacı bilmezler' gibi insanlık dışı iftiralarla bugüne kadar travma yaşattılar. Hâlbuki bu ülkenin aydınlık yüzlü insanları Alevilerdi, gerçek anlamda laikliği savunan gerçek anlamda kadın haklarından yana olan gerçek anlamda demokraside yana olan ve her şeyden önemlisi kati suretle Cumhuriyet'i savunan Cumhuriyet'ten yana tavır alan Alevilerdi. Sanatta müzikte edebiyatta sinemada Aleviler adeta damga vurdular. Bütün bunlara rağmen yok sayılmaya hakir görülmeye ve ötekileştirilmeye devam edildi. Şimdi dün 'cümbüş evi' dedikleri cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlayarak aslında bu söylemlerini daha usturuplu, daha süslü kelimelerle devam ettiriyorlar. Aleviliği inkâr etmeye reddetmeye devam ediyorlar; çıkardıkları yasa ile Alevileri kültürel bir topluluk, folklorik bir topluluk olarak gören Alevi değil de inanç olarak tanımayan bir yaklaşımı, aslında bir inkâr politikasını yasal güvence altına almak istiyorlar."

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan da "Hükümet Alevilerle ilgili konuları da torba yasasının içine koydu. Malatya'nın herhangi bir mahallesinde oranın mülki amiri uygun görürse cemevi yapılacak. Kaymakam, ikinci bir cemevine ihtiyaç olup olmadığına karar verecek, Aleviler değil. Veya mevcut bir cemevi varsa ve o cemevi mevcut iktidarın anlayışına tersse, onlara oy vermiyorsa, devletin devasa bir gücü var, karşısına bir cemevi diker, öbür cemevini devre dışı bırakır. Bir cemevinin cemevi olup olmadığına o daire karar verecek" dedi.

"AKP toplumda yanlış algı yaratma konusunda uzman" diyen Arslan, "20 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. Her dönem gerçekten de her türlü oyunu oynuyorlar. Şimdi çıkmışlar, 'Biz Alevileri, cemevlerini bir yere bağlamadık' diyorlar. Bağlamadınız da Cumhurbaşkanı'nın çıkarmış olduğu kararname ortada. Dairenin ne yapacağı, görevi ve yetkileri belli" diye konuştu.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, "Cemevleri halen ibadethane olarak kabul edilmedi. Tam tersine Alevilerin cemevlerine el konuldu. Alevilik kültürel bir öğe olarak görüldü" diye konuştu. Siyasiler son zamanlar da yapılan bazı cemevi açılışlarını 'Kültür evi' diyerek yaptılar.

Alevi Bektaşi Federasyonu'na göre Türkiye'de tahmini 20 milyon, Avrupa'da ise 1 milyon Alevi yaşıyor. Türkiye'deki Aleviler, nüfusun yaklaşık yüzde 24'ünü oluşturuyor. Türkiye'de yaklaşık 4 bin 800 cemevi bulunuyor. 

Bu arada, önceki gün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun danışmanlığını yürüten Ali Arif Özzeybek'in atandığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'na uzman alımı yapılacağı duyuruldu. Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre kurumda istihdam edilmek üzere sözlü sınavla 40 "Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Uzmanı" alınacak. Şartlar arasında belirli üniversitelerden mezuniyet şartı, bu konuda akademik çalışma şartı, kamu ya da özel projelerde çalışma şartı var ama Alevi-Bektaşi olma şartı yok. Bu tür adımlar, doğal olarak Alevi dernek yetkililerin yukarıdaki tepkilerini haklı çıkartıyor.

Bu konuda en net duruşu yıllardır hep Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) ortaya koyuyor. Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi, Alevilerin özgürce ibadeletlerini yapabilmesi, Alevi dedelerine maaş bağlanması ve cemevlerinin her türlü ihtiyacının karşılanması BTP'nin projeleri arasında… 

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.