HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 HAZİRAN 2021, PAZAR

Cenevrelerden KKTC’ye çözüm çıkmaz

30.04.2021 00:00:00
'Cenevrelerden KKTC’ye çözüm çıkmaz' seslendirme dosyası:

Kıbrıs ile alakalı olarak Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde görüşmeler devam ediyor.

Malum, bu kapsamda son toplantı da Cenevre'de, 27-29 Nisan tarihleri arasında yapıldı.

BM Genel Sekreteri Guterres'in koordinasyonunda yapılan toplantının adı, "Gayriresmi 5+BM Toplantısı" idi. Katılımcılar; Türkiye, İngiltere, Yunanistan, KKTC, Rum kesimi ve BM.

Toplantı dün sona erdi peki sonuç ne oldu?

Bizzat BM Genel Sekreteri'nin açıklamasıyla, "Kıbrıs sorunun çözümü için, resmi görüşmelerin başlaması için yeterli ortak zemin bulamadık."

Bundan önce bu çerçevede toplantı, 2017'de İsviçre'nin Crans Montana kasabasında yapılmıştı. Rumların 'her şey bizim olsun' yaklaşımı nedeniyle o görüşmelerden herhangi bir sonuç çıkmamıştı. 

Son toplantıda da Rumlar bu yaklaşımlarını sürdürdü. Hatta daha toplantının başında 2017'de yapılan toplantının kaldığı yerden devam edilmesini talep ettiler. Belli ki 2017'deki toplantı, her ne kadar sonuçsuz kalsa da Rumların lehine sonuçlanmış.

Rum kesimi ve Yunanistan, 53 yıldır müzakere edilen ancak başarısızlıkla sonuçlanan "federasyon" konusunda ısrarcı. Çünkü bu modelde Kıbrıs'ın dizginleri tamamen Rum kesiminin elinde olacak, KKTC lağvedilecek, Türk askeri Ada'dan çekilecek, Kıbrıs Türklerinin koruyucusu kalmayacak, ya asimile olacak, ya da 1974 öncesi acı olaylar daha vahim bir şekilde tekerrür edecek.

KKTC ve Türkiye ise, bu sefer masaya Ada'da iki devletli çözümden yana olarak oturdular.

"Bu sefer" diyorum, çünkü geçtiğimiz yıllar Annan Planı da dahil olmak üzere hep Rum Kesimi'nin hakimiyetine dayalı bir "birleşik Kıbrıs" modeline sıcak bakıyorlardı.

Rumların açgözlülüğü, Ada'nın tamamına egemen olma ihtirası, bugüne kadar bu yanlış adımların atılmasını engelledi ve KKTC bir şekilde korunmuş oldu.

Şimdi KKTC, birleşik Kıbrıs ve federasyon modeline tamamen kapalı olduğunu vurguluyor, bu güzel bir gelişme.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, toplantıda BM'ye 6 maddeden oluşan bir öneri paketi sundu. Tatar'ın bu öneri paketinde, Kıbrıs'ta eşit uluslar arası statüsü ve eşit egemenliği olan "iki devletli" çözüm vurgusu yapıldı. Eğer bundan sonra taraflar arasında bir müzakere ya da anlaşma yapılacaksa bu iki devlet arasında olmalıdır denildi.

Bence KKTC'nin ve Türkiye'nin bu noktaya gelmesi önemli bir gelişme, çünkü dün ne Kıbrıslı siyasiler ne de Türkiye'nin siyasileri tarafından konuşuluyordu.

Toplantıda diğer tarafların duruşu ise şöyleydi:

Yunanistan zaten tüm desteğini Rum kesimine veriyor. Onun Ada üzerinde Enosis hesapları var, yani Kıbrıs'ı bir Yunan adası haline getirmeyi amaçlıyor.

İngiltere ise dolaylı olarak Rum kesimini destekliyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab toplantıda yaptığı açıklamada Cenevre'deki gayriresmi Kıbrıs konferansının müzakereleri yeniden başlatmak için bir fırsat sunduğunu belirtti. Yani 53 yıldır süregelen hiçbir işe yaramayan ama perde arkasında Rum ve Yunan kesiminin emellerine hizmet eden federasyon amaçlı müzakerelerin devam etmesini istiyor.

Avrupa Birliği (AB) ise meseleye biraz daha üst perdeden bakıyor, Kıbrıs meselesinin bir AB sorunu olduğunu vurguluyor. Ve Rum tezi olan, Kıbrıs'ta iki taraflı, iki toplumlu federasyon çözümünde ısrar ediyor. AB, Kıbrıs meselesinde herhangi bir garantörlüğü olmamasına rağmen, müzakerelere resmen dahil olmak istiyor.

Yaşanan bütün bu gelişmeleri önümüze koyarak şu gerçekleri ifade etmeliyiz:

Mevcut şartlarda, BM toplantılarında KKTC lehine asla bir karar alınmayacaktır, çözüm çıkmayacaktır.

Kıbrıs konusunda uluslar arası müzakerelere oturmadan önce, Türkiye ve KKTC'nin sahadaki ve diplomasideki vazifelerini hakkıyla yapması gerekmektedir.

Lozan'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük bir zafer elde etmiştir ama unutmayalım ki bu, büyük zorluklarla verilen İstiklal Mücadelesi'nin, milli bir ekonominin, milli egemenliğin, millet iradesine dayanan meşruluğun, bağımsız ve güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti'nin neticesidir. Atatürk her konuda yapması gerekenleri dört dörtlük yapmıştır, sonra Lozan zaferi elde edilmiştir.

Bu sebeple, hiçbir şey yapmadan, BM bünyesinde çözüm arayışında olmak, KKTC'ye hiçbir fayda getirmeyecektir.

Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) ebedi Genel Başkanı Prof. Dr Haydar Baş, 2013 yılında KKTC'de gerçekleştirdiği Milli Ekonomi Modeli kongresinde iki önemli çözümü vurgulamıştır: Birincisi KKTC tam bağımsız bir devlet olmalıdır; ikincisi ise KKTC dünyaya tanıtılmalıdır, bu konuda da Türkiye üzerine düşeni yapmalıdır.

Bugüne kadar Türkiye, en azından iyi ilişki kurduğu ülkelere "KKTC'yi tanıyın" teklifinde bulunsaydı, çok önemli bir yol katedilmiş olurdu.

Bugün Rusya buna hayır der mi? Demez. Peki ya Çin, o da evet der. Azerbaycan, Endonezya, Libya, Lübnan, Katar, Ukrayna, Brezilya, Türki Cumhuriyetler ve daha birçok ülke asla hayır demez, kabul ederler. Ve bu adımdan sonra KKTC dünyaya rahatlıkla açılmış olur, ambargo kendiliğinden kalkmış olur.

Hiçbir ülkenin tanımadığı KKTC mi uluslararası toplantılarda güçlü olur, yoksa Rusya ve Çin'in de içlerinde olduğu onlarca ülkenin tanıdığı bir KKTC mi?

KKTC ve Türkiye, bugün bir Lozan ya da Cenevre zaferi yazmak istiyorsa, yapılması gereken KKTC'nin tanıtılmasıdır. 

Yoksa her toplantı hezimete adaydır; yapılan gayretler, çalışmalar tamamen suya yazı yazmak gibidir, hiçbir anlamı yoktur.

 
Murat Çabas / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.