Uzun süredir Türkiye Batılı yetkililerin ağzından "cephe ülke" (frontline state) olarak ilan ediliyor. Hatırlarsanız, AKP iktidarı döneminde bu ifade ilk olarak 2004 yılında ABD Başkanı Bush tarafından Irak'a kara işgali başladıktan sonra ifade edilmişti.AKP siyaseti de "cephe ülke" olmayı adeta doğrularcasına, Irak işgalinde İncirlik Üssü'nü, hava ve kara sahasını ABD'ye açarak tehlikeli adımlar atmış oldu.Ayrıca Afganistan işgalinde hem lojistik hem de askeri destekle, Libya işgalinde NATO'nun hava saldırılarının merkez üssü olarak, Suriye işgalinde ise küresel terörün ana geçiş güzergahı olarak bu misyonunu teyit etti.Malatya Kürecik'e yerleştirilen içinde Rusya topraklarının da dahil olduğu 5 bin km yarıçaplı bir coğrafyayı gözetleyen NATO radarıyla, ardından Suriye'ye müdahale amaçlı birçok ilimize yerleştirilen patriotlarla, son olarak da hava üslerimizi ABD'nin savaş uçaklarına ve askerlerine açan İncirlik Mutabakatı'yla cephe ülke olduğunun altını bir kez daha çizdi.Peki, saltanatı ve huzuru Batı taşeronluğunda arayan siyasilerimiz "cephe ülke" olmanın ne anlama geldiğini biliyor muydu? Dilerseniz tarihi birkaç örnek vererek bilmelerini sağlayalım.Kore Savaşı: Cephe ülke Kore'ydi. 1950 yılında başlayan savaş 4 yıl sürdü. Bilek güreşi Çin ile Batı Bloğu arasında yaşandı. Savaştan en çok zarar görenler Koreliler oldu. Kore yakılıp yıkıldı, yaklaşık olarak 3 milyon insan öldü.Vietnam Savaşı: Cephe ülke Vietnam'dı. 1963 yılında başlayıp 11 yıl süren savaşta Sovyetler Birliği ile ABD'nin bilek güreşi Vietnam'da yaşandı. Vietnam, 1,5 milyon insanını, zehirlenme sonucu da topraklarının 3'te 1'ini kaybetti.Afganistan Savaşı: 1978 yılında Sovyetler Birliği'nin işgaliyle başlayan süreç, Birliğin inkıraza uğramasından sonra önce iç savaşa ardından da 2001 yılından sonra ABD öncülüğündeki NATO'nun işgaline dönüştü. O günden bugüne her aşamada Afganistan cephe ülke oldu ve hiç rahat yüzü görmedi, yüz binlerce insan öldü, her yer yıkıldı, yakıldı. Ukrayna Krizi: Batı Bloğu ve Rusya'nın son dönemlerdeki en bariz bilek güreşi Ukrayna'da yaşandı. Bu sefer cephe ülke Ukrayna'ydı. Ukrayna iç savaşa sürüklendi, yakıldı, yıkıldı, birçok can kaybına uğradı.Misalleri artırabiliriz ama bu kadarı yeterlidir diye düşünüyorum.Tarihte cephe ülke olan ülkeler çok ağır bedeller ödemişlerdir.Hatta 1. Dünya Savaşı'nda bir oyunla beraber savaşın içine çekilen Osmanlı Devleti de cephe ülke haline gelmişti, bizler de 1 milyonun üzerinde insanımızı kaybettik, ardından da ülkemiz işgale maruz kaldı.Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmasaydı, İstiklal Mücadelesi verilmemiş olsaydı şu anda üzerinde nefes aldığımız bir vatanımız dahi olmayacaktı.Siyasilerimiz bırakın cephe ülkenin ne anlama geldiğini bilmeyi, Türkiye cephe ülke olsun diye özel gayret sarf ediyorlar, her fırsatta NATO'yu davet ediyorlar.Yahu bilmiyor musunuz filler tepiştiği zaman çimenler ezilir.Bugün görüyoruz ki "istikrar" denilerek, "ileri demokrasi", "AB'ye uyum", "ABD ile stratejik müttefiklik" denilerek geldiğimiz nokta Türkiye'nin "cephe ülke" olması oldu. Yani bu gidişle bizi bekleyen bir Kore, Vietnam, Afganistan, Ukrayna kaderi var, Allah muhafaza?Peki, çıkış yolumuz yok mu? Elbette ki var. Tam bağımsız, güçlü bir Türkiye?Bu da ancak milli bir ekonomi, güçlü bir devlet, güçlü bir ordu, kişilikli bir milletle olabilir.Bunu okyanus ötesinden ve Brüksel'den icazet alanlar, İsrail'in projesinde misyon sahibi olanlar başaramaz.Bunu başarabilecek tek lider günümüzün tek ekonomik modeli olan Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tek kadro da BTP kadrolarıdır.Milli Ekonomi Modeli ile Türkiye hiçbir ülkeden borç almayan, dolayısıyla emir ve talimat almayan, sahip olduğu kaynakları milletine kullanan, her sahada milli politikalar üretebilen bir örnek ve lider ülke olacaktır.BTP iktidarında Türkiye cephe ülke değil, barışın merkezi olacaktır.1 Kasım seçimi milletimizin, cephe ülke olup yakılıp yıkılan, milyonlarca insanını kaybeden bir ülke mi olacağız, yoksa milli ve güçlü ekonomisiyle tüm ülkelerin beraber olmak istediği örnek ve lider bir ülke mi olacağız kararını vereceği bir seçimdir.Yine yanlış karar verirsek, ülke, cephe ülke olursa önünüze zaten bir daha sandık konulmayacak, demokratik hiçbir hakkınız da kalmayacak.Prof. Dr. Baş, yıllardır uyarıyor, "Ayıkmazsanız Filistinlinin kaderini yaşayacaksınız" diye? Söyler misiniz, Filistinli bugün kendi coğrafyasında can ve mal güvenliğini sağlayabiliyor mu, namusunu koruyabiliyor mu, camisinde ibadetini yapabiliyor mu?İşte bugüne kadar verdiğin yanlış kararlar seni bu kadere doğru itiyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- İran Savaşı'nın devasa maliyeti ve Amerikan rüyasının sonu / 04.05.2026
- Zeytin ağacından insana uzanan devlet terörü / 03.05.2026
- 1 Mayıs ve maden emekçilerinin zaferi / 02.05.2026
- BAE’nin OPEC hamlesi ve dolar sisteminin çatlayan sütunları / 01.05.2026
- ABD ve İsrail’in savunma sistemleri nasıl "çöp" oldu? / 30.04.2026
- Sahadaki başarıdan masadaki itibara / 29.04.2026
- Milli gelir, her hanenin tenceresinde aş, her gencin geleceğinde umut olmalı / 28.04.2026
- Küresel hegemonyanın kanlı bilançosu / 27.04.2026
- ABD’den diplomasi maskeli kuşatma / 26.04.2026
- Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe / 25.04.2026
- Zeytin ağacından insana uzanan devlet terörü / 03.05.2026
- 1 Mayıs ve maden emekçilerinin zaferi / 02.05.2026
- BAE’nin OPEC hamlesi ve dolar sisteminin çatlayan sütunları / 01.05.2026
- ABD ve İsrail’in savunma sistemleri nasıl "çöp" oldu? / 30.04.2026
- Sahadaki başarıdan masadaki itibara / 29.04.2026
- Milli gelir, her hanenin tenceresinde aş, her gencin geleceğinde umut olmalı / 28.04.2026
- Küresel hegemonyanın kanlı bilançosu / 27.04.2026
- ABD’den diplomasi maskeli kuşatma / 26.04.2026
- Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe / 25.04.2026



























































