Çiftçi kuraklığa çözümü ürün değişiminde buldu
Türkiye, son 65 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşıyor. Barajlardaki su seviyelerinin kritik eşiğe düşmesi üzerine çiftçiler pamuk ve mısır gibi çok su tüketen ürünler yerine sorgum, kinoa ve karabuğdaya yöneldi
Eyüp Kabil





Başta Büyük Menderes, Marmara ve Konya havzaları olmak üzere pek çok bölgede nehirlerin ve barajların alarm vermesi, geleneksel tarım modellerini kökten değiştiriyor. Yaşanan bu su kıtlığı karşısında iflas etmek istemeyen üreticiler, çareyi geleneksel ekim alışkanlıklarını terk edip "kuraklığa dayanıklı stratejik ürün desenlerine" geçmekte buluyor.
Pamuk ve mısır gidiyor, sorgum ve kinoa geliyor
Yüksek su maliyetleri ve sulama kanallarındaki kısıtlamalar, çiftçileri en çok su tüketen bitkilerden uzaklaştırıyor. Aydın ve İzmir ovalarında uzun yıllardır birincil geçim kaynağı olan pamuk tarlaları, yerini buğday ve kuraklığa dayanıklı alternatif yem bitkilerine bırakıyor.
2026 tim sezonunda öne çıkan su dostu stratejik ürünler şunlar oldu:
1- Sorgum-Sudan Otu Melezi: Hayvancılık sektörünün kaba yem ihtiyacını karşılayan mısır silajına karşı en güçlü alternatif haline geldi. Mısıra oranla yüzde 30 ila 40 daha az suyla yetişebiliyor.
2- Kinoa ve Karabuğday: Glutensiz beslenme pazarının büyümesiyle katma değeri yükselen bu ürünler, zayıf ve kurak topraklarda bile yüksek verim sunarak çiftçinin yeni gözdesi oldu.
3- Kanola ve Ayçiçeği: Yağlık bitkilerde derin kök yapıları sayesinde taban suyunu daha iyi kullanan çeşitler tercih edilmeye başlandı.
Basınçlı ve kapalı sulama sistemlerine zorunlu geçiş
Ege Bölgesi'ndeki üreticiler, barajlardaki doluluk oranlarının yetersizliği nedeniyle 2026'da da su kısıtlamalarının katı bir şekilde uygulanacağını belirtiyor. Toprağın vahşi sulama ile boşa sulandığı dönem tamamen kapanıyor.
Bakanlığın devreye aldığı Tasarruflu Tarımsal Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi Programı kapsamında, açık kanallardan kapalı boru sistemlerine geçiş hızlandırıldı. Tarla içinde ise damlama ve yer altı sızdırma yöntemlerini kurmayan üreticilere su tahsisi yapılmıyor. Uzmanlar, su verimliliği sağlanamazsa gıda arz güvenliğinin tehlikeye gireceği konusunda hemfikir.
"Toprağı işleme şeklimiz de değişmeli"
Ziraat odaları ve tarım yazarları, sadece ürün değiştirmenin yeterli olmadığını, toprağın nemini koruyacak "onarıcı tarım" tekniklerinin de uygulanması gerektiğini vurguluyor. Anız yakmanın tamamen yasaklanması, toprağın alt üst edilmeden ekildiği "doğrudan ekim" yöntemleri ve organik atıklarla toprağın nem tutma kapasitesini artıran "biyoçar" (bitkisel kömür) uygulamaları tarlalarda hızla yaygınlaşıyor.
Geleneksel tarımın kuraklıkla imtihan edildiği bu dönemde, doğaya karşı değil doğayla uyumlu hareket eden çiftçiler hem suyunu koruyor hem de üretim maliyetlerini düşürerek ayakta kalmayı başarıyor.
















































































