logo
04 HAZİRAN 2026

Çocuğu mikroplardan koruyun

13.06.2002 00:00:00
Samsun İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Nurullah Dikmen, sıcakların kendini iyiden iyiye hissettirmesiyle birlikte özellikle 06 yaş grubu çocuklarda yaz ishali denilen enfeksiyonların artış gösterdiğine dikkat çekerek, aileleri uyardı.

Aileler, ishalli çocukların tedavisinde duyarlı olmalı

Dr. Nurullah Dikmen, yaptığı açıklamada, yaz mevsimde hastanelere getirilen çocukların büyük çoğunluğuna ishal tanısı konulduğunu ifade ederek, "Aileler, ishalli çocukların tedavisinde duyarlı olmak zorunda. Çoğu zaman basit bir önlemle hastalığı tedavi etmek mümkündür. Örneğin, tüm sağlık ocaklarında ücretsiz dağıtılan ishal tozu, en basit tedavi yöntemidir" dedi.

Kusma, bulantı, şiddetli karın ağrısı ve yüksek ateş gibi belirtiler gösteren ishalde, beslenmenin yanı sıra koruyucu önlemlerin de önemli olduğunu kaydeden Dr. Dikmen, "Çocukların, ishalden korunması için öncelikle aileler hijyenik koşullara ve temizliğe dikkat etmeli. Vücut temizliği, yiyecek ve içeceklerin hijyenik olması, çocukları olduğu kadar büyükleri de ağız yoluyla bulaşan enfeksiyon hastalıklarından önemli ölçüde korur.

Hijyenik koşullara dikkat

Alınan önlemlere karşın hastalık ortaya çıktığı zaman yapılacak ilk işlem, çocuğa sulu gıdaların verilmesi olmalıdır. İçerisinde tuz ve şeker karışımı olan ishal tuzu, şeftali suyu, yağsız yoğurt, patates haşlaması, elma suyu, asidi alınmış kola ve pirinç lapası gibi gıdalar ishali önlemede çok etkili olur. Basit yöntemlerle iyileşmeyen ishalli çocuklar, en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeli. Özellikle, ishalin daha şiddetlisi olan dizanteriye yakalanan çocuklar, zaman geçirilmeden tedaviye alınmalı" diye konuştu.

İshalli cocuğa sulu gıda verilmeli

İshal konusunda toplumda yanlış düşünceler bulunduğunu vurgulayan İl Sağlık Müdürü Dr. Dikmen şunları söyledi: "İshalli çocuğa sulu gıda verilmemesi düşüncesi, tamamen yanlış bir bilgilendirmenin ürünüdür. İshale yakalanan bir çocuk, aşırı su kaybına uğradığı için güçsüz düşer. Önemli olan, çocuğun kaybettiği vücut sıvısını en kısa sürede yeniden kazanmasını sağlamaktır. Bunun için de beslenmenin çok büyük önemi var. Bol sulu gıdalar tedavi için gereklidir. İshalli çocuğa sulu gıdalar verilmemesi, çocuğun hayatını tehlikeye atar. Aileler, bu konuda dikkatli olmalı ve uzmanların görüşleri doğrultusunda hareket etmeliler."

Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bir fabrikada çalışan 3 işçi, elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

04.06.2026 00:40:00
AA
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Kutlukent Mahallesi'ndeki bir demir çelik fabrikasında atık suyun toplandığı kuyuda su pompası arızasını gidermek için çalışan Naci Gezer (46), Mustafa İnanç (50) ve Yusuf Çekiç (47) elektrik akımına kapıldı.

İhbar üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, işçiler İnanç, Gezer ve Çekiç'in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

AFAD görevlilerince kuyudan çıkarılan işçilerin cesedi, Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı'na kaldırıldı.

Olayın ardından fabrikada üretime ara verildi.

Samsun Valisi Orhan Tavlı, AA muhabirine, 3 işçinin elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirerek, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını kaydetti. 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

03.06.2026 14:29:00
AA
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
Gölcük'teki Deniz Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen basın bilgilendirme toplantısına, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Deniz Hava Komutanı Tümamiral Savaş Sezer, Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz, Donanma Kurmay Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Rüştü Sezer, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Ahmet Özturşucu, Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Alper Doğukanlı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutan Vekili Albay Levent Aytan katıldı.

Tuğamiral Doğukanlı, Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı'nın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) tatbikatlar programına istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca icra edilen fiili tatbikat olduğunu söyledi.

Tatbikatın amacından bahseden Doğukanlı, "Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda, muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıklarıyla tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesidir." dedi.

Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

03.06.2026 13:41:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:46:25
İhlas Haber Ajansı
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

AFAD Deprem Dairesi'nden alınan bilgiye göre, saat 13.12'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 12.46 kilometre derinlikte oluştuğu ifade edildi.

Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir" dedi

03.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
İyi Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, CHP'de yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirterek, "Gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır. Unutmayalım, 1960'taki Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır" dedi.

"Siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır"
İYİ Parti olarak, taraflarının da duruşlarının da net ve belli olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum. AK Parti'lisi, MHP'lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam" diye konuştu.

"Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır"
Dervişoğlu, "Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilir ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye'ye sadece yeni krizler üretir. Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl-parçala-yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı bölüp-parçalayıp-yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor. Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de şu anda yürütülen seçim stratejisi de iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90'ı terör hükümlüsü Öcalan'ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, 'devlet aklı' masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da terör hükümlüsü Öcalan'ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.

YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı

03.06.2026 13:10:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:16:34
Haber Merkezi
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı.
Gerekçede, "Bölge adliye mahkemesi kararı, devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır" denildi.

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.

Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor

Araç sahipleri için gözden kaçan ama büyük önem taşıyan bir detay var: lastik basıncı. Çoğu sürücü yakıt verimliliğini motor performansı veya sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirirken, lastiklerin doğru basınçta olup olmadığı genellikle ihmal ediliyor

03.06.2026 11:53:00
Ahmet Turan Yiğit
Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor
Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor
Araç sahipleri için gözden kaçan ama büyük önem taşıyan bir detay var: lastik basıncı. Çoğu sürücü yakıt verimliliğini motor performansı veya sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirirken, lastiklerin doğru basınçta olup olmadığı genellikle ihmal ediliyor. Oysa lastik basıncındaki küçük bir kayıp bile yakıt tüketimini artırarak hem cebinizi hem de çevreyi olumsuz etkileyebiliyor.

Uzmanlara göre lastik basıncındaki her 1 PSI'lık düşüş, yakıt verimliliğinde yaklaşık %0,2 kayba yol açabiliyor. Buna karşılık doğru şişirilmiş lastikler, yakıt tüketiminde %0,6 ile %3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar uzun vadede ciddi maliyet avantajı anlamına geliyor.

Düşük basınç, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Sonuçta aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketiliyor. Bu durum yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda çevresel maliyet demek. Düzenli kontrol ise hem güvenlik hem de tasarruf için kritik.

Uzmanlar, lastik basıncının ayda en az bir kez ve özellikle uzun yolculuklardan önce mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. Doğru lastik basıncı yalnızca yakıt tasarrufu sağlamakla kalmıyor; lastik ömrünü uzatıyor ve sürüş güvenliğini artırıyor. Küçük gibi görünen bu detay, aslında sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalı.

Sonuç olarak, yakıt verimliliği yalnızca motor gücüyle değil, lastiklerin doğru basınçta olmasıyla da doğrudan ilişkili. Düzenli kontrol alışkanlığı, hem bütçenizi korur hem de güvenli bir sürüş sağlar.

55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti

Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'ne tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 55. yaş gününde Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda sevdikleri tarafından doğum günü sürprizi yapıldı

03.06.2026 11:41:00
Haber Merkezi
55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti
55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti
Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'ne tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 55. yaş gününde Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda sevdikleri tarafından doğum günü sürprizi yapıldı.

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davası devam ederken, duruşma öncesi mahkeme salonunda İmamoğlu'nun doğum günü kutlandı. Eşi Dilek İmamoğlu, sanatçı Cahit Berkay ve yazar Sunay Akın'ın da yer aldığı duruşmada İmamoğlu'nu destekleyenler 'İyi ki doğdun' yazılı döviz tuttu. Dilek İmamoğlu'nun tuttuğu dövizde de "İyi ki doğdun sevgilim, seni seviyorum" yazdı.

Dilek İmamoğlu pastayı üflerken İmamoğlu'na seslendi. Jandarma alkışlara ve kutlamaya müdahale etti.

İmamoğlu "Fazla uzatmayalım anneme babama niye doğurdunuz diye dava açarlar" espirisi de yaptı.

Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti

Gazeteci Reha Muhtari Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

03.06.2026 11:36:00
Haber Merkezi
 Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti
 Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti
Gazeteci Reha Muhtari Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kalp yetmezliği rahatsızlığı nedeniyle ilçedeki özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören 66 yaşındaki Muhtar'ın hayatını kaybettiği öğrenildi.

İlçede yaşayan Muhtar, 28 Mayıs'ta rahatsızlanması üzerine ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.

Reha Muhtar'ın cenazesi Bodrum'dan alınıp İstanbul'a getirilecek ve yarın Yeniköy Mezarlığı'na defnedilecek.

HASTANEDEN AÇIKLAMA
Reha Muhtar'ın tedavi gördüğü hastanenin Başhekimi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Nevra Gülhan Görgülü, gazeteci, ünlü ismin vefatına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Başhekim Görgülü, açıklamasında, "Reha Muhtar, 28 Mayıs 2026 tarihinde hastanemize getirilmiştir. Yapılan tıbbi değerlendirmesinde; ileri derece kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, enfeksiyon ve kontrolsüz şeker hastalığına bağlı metabolik dengesinin bozulduğu görülmüştür. Genel Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavisine başlanan hastamızda çoklu organ yetmezliği gelişmiş ve yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen bugün, saat 02.15'te vefat etmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz" ifadelerine yer verdi.

2024'TE ÖLÜMDEN DÖNMÜŞTÜ
Reha Muhtar, 20 Ağustos 2024'te evinde düşüp beyin kanaması geçirmiş ve entübe edilmişti. Uzun süre yoğun bakımda tedavi gören ünlü isim sonra taburcu edilmişti.

REHA MUHTAR KİMDİR?
21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul'da doğan Reha Muhtar ilk, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'ndan mezun oldu.

Gazetecilik kariyerine 1983 yılında Milliyet Gazetesi'nde muhabir olarak başlayan Muhtar, 1985-1993 yılları arasında TRT'de Atina muhabiri ve program yapımcısı olarak görev yaptı. Televizyon haberciliğinde geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan süreç ise 1990'lı yıllarda başladı. Özellikle Show TV Ana Haber Bülteni'ndeki sunumuyla dönemin en dikkat çeken haber sunucularından biri haline geldi.

Kariyeri boyunca Kanal D, Star TV, ATV, FOX TV, CNN Türk ve Kanaltürk gibi birçok ulusal televizyon kanalında görev alan Muhtar, aynı zamanda Akşam, Sabah, Star ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Reha Muhtar'ın, sanatçı Nilüfer'in kızı Ayşe Nazlı'nın manevi babası olduğu biliniyor. Muhtar'ın, Deniz Uğur ile ilişkisinden Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları bulunuyor.

CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan tahliye edildi

İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan hakkında tahliye kararı verildi

03.06.2026 00:46:00
İHA
CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan tahliye edildi
CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan tahliye edildi
Tahliye kararının ardından Sapan, Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan çıktı.








Cezaevi önünde CHP teşkilatı üyeleri, partililer ve yakınları tarafından karşılanan Sapan'ın tahliyesi, destekçileri arasında memnuniyetle karşılandı. 






Cezaevi önünde bir araya gelen partililer ve yakınları, tahliye kararının ardından Sapan'a geçmiş olsun dileklerini iletti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.