logo
06 ŞUBAT 2026

David Phillips’in raporu ve Devlet Bahçeli

13.11.2025 00:00:00
Bu millet çok şeyi affeder ama vatana ihaneti, askere, polise, öğretmene kastetmeyi hele hele çocukları katletmeyi asla affetmezdi.

İmralı canisi ve örgütü (PKK) bebekleri katlederek varlıklarını gösterdiler. Askere, polise, öğretmene, köylüye, çiftçiye, çabana kastettiler.

Doğuda da, batıda da adları terör örgütü idi, haindi, bölücüydü. Devlet Bahçeli eliyle bu örgüt ve elebaşı artık bir halk hareketi, özgürlük hareketi noktasına evrildi. Kürtlerin temsilcisi vasfı kazandırıldı.

Şimdi hepsi dil birliği etmişçesine kameralara 'barış, kardeşlik, demokrasi' diyorlar. AKP-CHP-MHP bu ninniye devam ederken muhatap aldıkları odaklar terk tek istek ve hedeflerini sıralıyorlar.

Numan kurtulmuş: "Bu bir al-ver süreci değil, gönüllü şekilde birlik, beraberlik, kardeşlik sürecinin tesis edilmesidir."

Bahçeli: "Devletin pazarlık yaptığını iddia edenler müfteridir. Al-ver sürecinin işletildiğini, kendisini fesih etmiş bir terör örgütünün yeni kazanımlar elde ettiğini ileri sürmek namertçe bir saptırmadır"

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Türk Devleti terör örgütü ile pazarlık yapmamış ve asla yapmayacaktır."

Bunlar ne o zaman?

Terör örgütü PKK üyesi Veysi Aktaş, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden tahliye edildi.

PKK'lı Metin Dalan 32 yıl sonra serbest bırakıldı.

PKK'lı terörist Fatma Özbay, 28 yılın ardından tahliye edildi.

Kadıköy'deki bombalı saldırıda 13 kişinin ölümüne neden olan Azime Işık, 26 yıl sonra beraat etti.

31 yıldır PKK üyesi Nibel Genç, İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi'nden tahliye edildi.

Basına yansımayanları bilmiyoruz.

İmralı canisinin 27 Şubat 2025 TBMM'de okunan mektubu

"PKK, Kürt gerçekliğinin inkârı ve ifade özgürlüğüne yasaklar nedeniyle doğdu. Reel-sosyalist sistemin etkisi altında kaldı.

"Ömrünü tamamladığını söylediğim PKK ve tüm gruplar silah bırakmalı, kendini feshetmelidir.

Tüm yapılar silahsızlanmalı; "kaybet-kaybet" savaşı bitmeli.

Demokrasiyle taçlandırılmadan kalıcı birlik olmaz. Demokrasiden başka yol yoktur.

Toplum ve devletle entegrasyon için bir araya gelinmeli; çatışma yerine demokratik modernite.

1982 Anayasası değiştirilmeli; Kürt kimliği, ifade özgürlüğü, toplumsal çeşitlilik anayasal güvenceye alınmalı.

Tecrit devam ediyor; ancak barış için adım atıyorum. Devlet de demokratik adımlar atmalı.

Meclis'te barış komisyonu kurulmalı… Bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Silah bırakılmalı, PKK feshedilmeli."

TSK'yı sürece dahil edecekler

Numan Kurtulmuş bin bir cümle ile kurdukları bu komisyonun kanun ve anayasa yapmak gibi bir hedefi olmadığını açıkladı. Arka -planda ise yasalar ve anayasa hazırlanıyor.

Kurtulmuş'a göre hedef neydi?

'Bu komisyonun amacı Türkiye'de toplumsal rızanın da arttırılmasıdır.'

Toplumsal rıza zaten yoktu. TBMM'de bu devletin kurucusuna, milletimize hakaret edilmesi, Diyarbakır'daki kalkışma provası, PKK militanlarının Fırat'ın doğusundaki YPG'ye katılması vs. toplumsal tepkiyi iyice yükseltti.

Senarist hemen devreye girdi: 'Toplum razı olmuyorsa TSK sürece ortak olsun' fikri senaryoya dahil edildi.

Açıklamayı ise Numan Bey yaptı: "Bir sonraki adım, örgütün silahları bıraktığının ve kendini tasfiye ettiğinin tespit edilmesidir. Bu tespiti TBMM değil, MİT ve Milli Savunma Bakanlığı yapacaktır…

MGK, PKK'nın silahlı örgüt olmaktan çıktığı yönünde karar verirse, hukuki süreç başlar."

David Phillips'in 2007 Raporu

Hep dediğimiz gibi bu süreç, bu senaryolar yeni değil. 100 yıl önce yazılmış, zaman ve şartlara göre güncellenmiş senaryolardır, diye.

David Phillips'in 2007 Raporu ile de güncellenmiş.

Kim bu David?

Columbia Üniversitesi'nde Barış İnşası ve Haklar Programı Direktörü olan Amerikalı bir dış politika uzmanı.

2007'de Amerikan Dış Politikası Ulusal Komitesi için PKK'nın Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegrasyonu başlıklı rapor hazırlıyor.

Gördünüz mü asıl senaristin kim olduğunu? Kürt kartından kimlerin neler hedeflediğini?

Bu şahıs aynen bugün kurulan komisyonun açıkladığı gibi raporun amacını: 'PKK sorununun askeri yöntemlerle değil, barışçıl ve diplomatik yollarla çözülmesini, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını gözeterek, PKK üzerindeki uluslararası baskıyı artırmayı ve Kürt nüfusun entegrasyonu' olarak açıklıyor.

Rapordan bazı başlıklar

1- PKK sorunu silahla çözülemez. Sınır ötesi operasyonlar sorunu derinleştirir, PKK'yı güçlendirir ve uluslararası ilişkileri zedeler.

2- Türkiye, askeri operasyonlar yerine diplomatik ve ekonomik baskıya odaklanmalı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (KBY) ile işbirliği kurarak PKK kamplarına erişim sağlanmalı.

3- Türkiye'deki Kürtler on yıllardır acı çekiyor; af, tarihi bir barış fırsatı yaratır. PKK üyeleri için genel af ilan edilmeli. Örgüt barışa yanaşırsa, üyeler topluma entegre edilmeli.

4- PKK'yı terör örgütü olarak tanıyan ülkeler, örgütün Avrupa'daki finansmanını kesmeli. BM Anti-Terörizm Komitesi, PKK yayınlarını lisanssız ilan etmeli.

5- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Kürt kimliğini tanımaya yönelik adımlar atılmalı; Kürt dilinde eğitim, yayın ve kültürel faaliyetler üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmalıdır.

6- Kürtlerin siyasi süreçlere katılımını kolaylaştırmak için seçim sistemi (örneğin, yüksek seçim barajı) gözden geçirilmelidir gibi bugün komisyonun dillendirdiği başlıkların tamamı o raporda da var.

Tepkiler

"Türkiye'nin içişleri Washington'da, Pensilvanya'da veya Brüksel'de hazırlanmış reçetelerle çözülemez. Bu rapor, Türkiye'nin üniter yapısını parçalamayı hedefleyen bir dayatmadır."

"Teröriste af, merhamet ve müzakere çağrısı yapmak, devlete diz çöktürme operasyonunun ta kendisidir. Bu tür raporlarla ihanet pazarlıklarının zeminini hazırlıyorlar."

"AKP Hükümeti, terör örgütü ile masaya oturmanın, PKK'ya siyasi statü tanımanın yolunu bu raporlarla açmaya çalışmaktadır. Bu, vatana ihanettir, milleti satmaktır!"

Bu cümleleri kuran Devlet Bahçeli şimdi İmralı canisi ile hedefe yürüyor.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.