logo
20 ŞUBAT 2026


"Demir çarık giysin demirden asa Arasın sevdiğim öldükten sonra"

12.11.2010 00:00:00


Değil demir çarık, değil demir asa, insanlar çalışıp demirden dağları yarsa, bir gideni geri getirebilir mi, bir yitiği bulabilir mi?Aşık Mevlit İhsani'nin milyonlarca dostları olarak yollara düşüp arasak onu bulabilir miyiz, ondan bir vatan şiiri daha dinleme imkanımız var mı?Elbette ki yok.Çünkü o yok artık.7 Kasım 2010 tarihi itibariyle aşık Mevlit İhsani de Hakk'a yürüdü.Aşıklar zincirinden bir halka daha koptu, muhabbet meclislerinden bir muhabbet bülbülü daha eskidi, en güzel vatan şiirleri yazan şairlerimizden çok önemli birini daha kaybettik.1928 doğumlu olan aşığımız, ilkokul üçüncü sınıf çağlarından itibaren bir kaza sonucu gözlerini kaybettiği için gözleri dünyaya kapalı idi ama "Allah'a açıktı", vatana açıktı, bayrak sevdasına açıktı, iç dünyanın fırtınalarına açıktı?Mesaj-Meltem televizyonlarında 1995-2000 yılları arasında hazırlayıp sunduğum "ozanlarımız" programına defalarca konuk etmiştim, bir birinden nefis o şiirlerini, değişlerini tüm Türkiye'ye dinletmiştim.Programa gelemediği zamanlarda, özellikle Sarıkamış şehitlerini anma yıldönümlerinde telefonla bağlanır onun şu nefis şiirini göz yaşları içinde dinlerdik:"Şehit MezarıŞehit mezarından geçtiğim yerde, Gelen bir inilti tan,tan diyordu. Tarihe gömülmüş hangi seferde, Vatan için kurban kurban diyordu. Sürmüş düşmanları yurdundan atmış Kanını yoğurmuş toprağa katmış Kahraman ölür mü, uykuya yatmış Var mı evladıma çatan diyordu Kanı ile dolmuştu kanlı çizmesi Önünde bir yığın düşman kellesi Eli yarasında kısıkça sesi Kulak verdim vatan vatan diyordu. Bir aslan heykeli mezar taşında, Silahlı, çantası yanı başında Kahraman Türklerin her savaşında, Şehit abidesi yatan diyordu.

Mevlüt der Türk genci emanetin al Şerefli Al Bayrak, ak yüzlü hilal Aziz Cumhuriyet, şanlı istiklal Emanet bıraktı Atan Atan diyordu."Aşığımız çocuk yaştan itibaren gözlerini kaybetmişti ama, bu gün ülkeyi yönetenlerden çok daha keskin görüyordu ve onlardan çok daha derinleri hissediyor ve tercümanlık yapıyordu.Şehit mezarından geçerken durup toprağın bağrını dinleyebilen, toprağın bağrında kefensiz yatan kahramanlara en güzelinden tercümanlık yapan şairimiz gurbette kalanlar listesine dahil oldu.Erzurumlu Emrah'tan, Reyhani'den, Nusret Sümmanioğlu'ndan sonra aşık Mevlüt İhsani de gurbette, Kocaeli/Körfez'de defnedildi.Onun bir birinden güzel yüzlerce, binlerce eserini yeni nesillere aktarmak, tanıtmak ve sevdirmek geride kalan meslektaşlarına ve bizlere düşmektedir.Vatanın ve vatanperverlerin başı sağolsun deyip son sözü yine ona bırakıyoruz:

Ne hastayım ne ölüyüm ne sağımSevda hançerini vurduktan sonraNe bahçeyim ne bostanım ne bağımFelek dal budağım kırdıktan sonra

Vurma hançerini akmasın kanımAsla ey olur mu sevda çıbanımYar gelsin üstüme çıkmadan canımGelmesin mezara girdikten sonraMevlüt İhsani'yi düşürdün yasaGeceli gündüzlü bitmedi tasaDemir çarık giyin demirden asaArasın sevdiğim öldükten sonra.
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.