logo
25 HAZİRAN 2026

‘Devrim gerekiyor’ raporu, MEM’i işaret ediyor

“AB devletlerinin ortak paraya geçişlerinin yanlış olduğunu, bu yanlışın çok ciddi ekonomik sıkıntılar oluşturacağını, gerekçelerini ortaya koyarak uyarmıştım

25.02.2026 00:01:00
Haber Merkezi
‘Devrim gerekiyor’ raporu, MEM’i işaret ediyor
‘Devrim gerekiyor’ raporu, MEM’i işaret ediyor
"AB devletlerinin ortak paraya geçişlerinin yanlış olduğunu, bu yanlışın çok ciddi ekonomik sıkıntılar oluşturacağını, gerekçelerini ortaya koyarak uyarmıştım.

Bize kulak verilseydi AB'yi oluşturan ulusal devletlerin yıl içerisinde ihtiyaç duydukları finans, borçlanmadan maliyetsiz olarak temin edilebilirdi.







Biz bu uyarıları yaptığımızda başta AB topluluğu olmak üzere Türkiye'de ve bütün dünyada resmi olarak Euro ortak paraya geçiş, bayram havasında kutlanmıştı. Tarihler 2002'yi gösteriyordu.

O yıllarda gerekçelerini temellendirerek 'Ortak para AB'nin dağılmasına ve ekonomilerinin batmasına neden olacaktır. Göreceksiniz AB topluluğu 10-15 sene içerisinde çözülmeye, dağılmaya mahkûmdur' diye ifade ettiğimde kimse bizi duymak istememişti.

Avrupa halkları başta olmak üzere AB devletleri kaybetti. Öngörümüzü temellendirdiğimiz iktisadi mantığı kavramış olsalardı bunları yaşamamış olacaklardı.







'Devrim gerekiyor' raporu, MEM'i işaret ediyor

Milli Ekonomi Modeli'yle 2005 yılından bu tarafa her platformda dile getirdiğimiz gerçekler artık Kapitalizmin kaptan köşkünde oturanlar ve sistemin içerisinde olanlar tarafından ifade edilmeye, yüksek sesle dillendirilmeye başlandı.

Başta ABD ve AB devletleri Kapitalizmin öldüğünü insanlıktan gizlemekle meşguller. Çirkin ölüye makyaj yaparak insanlığa sevdirmeye çalışıyorlar. Yolun sonu görünmüştür. Artık mızrak çuvala sığmamaktadır.







2017'nin son aylarında Bank of International Settlements (BIS) adlı dünyanın önde gelen altmış merkez bankasının üye olduğu uluslararası kuruluş tarafından bir araştırma yapılmıştır.

Bu kuruluş 'Merkez bankalarının bankası' diye de bilinir; üyelerine akıl verir, bankaların izlemesi gereken standartları oluşturur; finansal konularda araştırma yapar.

Herve Hannoun ve Peter Dittus, geçen yıla kadar bu bankada Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreter olarak görev yapmışlar ve bu yakınlarda Devrim Gerekiyor (Revolution Rquired) başlıklı bir rapor kaleme almışlardır. 

Hannoun ve Dittus'un, 2017 yılının son ayında yayınladıkları 111 sayfalık araştırma raporundaki tespitlere ve çözüm önerilerine baktığınızda, 2005 yılında ortaya koyduğumuz Milli Ekonomi Modeli'nin tespit ve çözümlerini görürsünüz.







Raporu –Revolution Required- okuyunca 'bunu yazanlar Avrupa'da yapılan Milli Ekonomi Modeli Kongrelerine katılan akademisyenlerden mi' acaba diye insan hafızasını yoklama ihtiyacı duyuyor!

Raporda, Amerika'nın liderliğinde en gelişmiş ülkeler tarafından yaşanmaz hale getirilen dünyanın genel bir fotoğrafının nasıl göründüğü ve bu fotoğrafın bir sonraki karesinin finansal bunalımla birlikte bir sistem krizine dönüşeceği belirtildikten sonra şu tespitler sıralanıyor:

"İklim değişikliği hızlanıyor. Dijitalleşme ve küreselleşme ücretleri aşındırıyor. Gelir eşitsizlikleri artıyor. Jeopolitik kargaşa yaygınlaşıyor. Yalanlar gerçek gibi sunuluyor. Gerçekler konuşulmuyor. Savaş fitili ateşleniyor. Halk kızgındır.







G7 ülkelerindeki modelin bir piyasa ekonomisinin temellerini aşındırdığını; bir sonraki finansal çöküntüye yol açacağını ve kapitalist sistemin dayandığı pek çok inancı sorgulatan bir sistem krizi doğuracağını düşünüyoruz."

Hannoun ve Dittus, eleştirdikleri 'G7 modelinin', aslında "Batı toplumlarının ABD öncülüğünde biçimlenen neoliberal örgütlenmesi" olduğunu belirtiyorlar.

Ayrıca "Bütün varlıkların özel mülkiyet haklarının güvencesi altında olmasına ve ekonomik aktörlerin kendi çıkarlarını izlemesine" dayanan Neoliberalizmin, ABD'nin öncülüğünde neoliberal örgütlenmeye dönüşerek, dünya insanlığının kucağına pimi çekilmiş, her an patlamaya hazır bomba gibi atıldığına da dikkat çekmektedirler.







Hannoun ve Dittus, Batı'nın ve ABD'nin savaş ekonomilerinden beslendiğini, bu yaklaşımın terörü tırmandırdığını, göçmen krizine yol açan felaketlere dönüştüğünü ve öngörülemeyen birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olduğunu ifade etmişlerdir.

Hannoun ve Dittus'a göre, "Batı ülkelerinde para politikaları finansal piyasalar tarafından tutsak alınmaktadır. Sıradan yurttaşlar endişeli ve kızgındır, çünkü kendilerini ekonomik olguların tehdidi altında hissediyorlar; iktisat politikalarından dolayı haksızlığa uğradıklarını ve bunları değiştirecek güçlerinin olmadığını düşünüyorlar.

Tehditkâr ekonomik olgular, eşitsizliğin artması, pahalılık, işsizlik, güvencesiz iş ve emeklilik konularındaki kaygılar" olarak sıralanıyor.

İki deneyimli bankacı 'Devrim Gerekiyor'  başlıklı araştırmalarında, emperyalist devletlerin (G7'nin) dünya halklarını dörtnala savaş ve yıkıma sürüklemekte olduğunu tespit ediyor. Finans kapitalin devletleri tutsak aldığını, halk sınıflarını çaresiz bıraktığını nicel kanıtlarla ifşa ediyor.

Araştırmanın neticesini bir cümleyle ifade etmek gerekirse "kapitalizmin çevresine yıkım getirmekte olduğu ve yaşayanları gerçekten öldürdüğü" söylenebilir.







Hannoun ve Dittus'a göre G7 modelinin içerisinde er veya geç patlayacak dört saatli bomba, borçların artışı, savaşların ekonomiye getirdiği ek yük, küresel ısınma ve sahte G7 iklim değişikliği politikası ve teknolojinin getirdiği işsizliktir.

Hannoun ve Dittus'a göre bu bombaların patlamaması için bir düşünce devrimine ihtiyaç vardır. Yani G7 Modeli sürdürülemez politikalarını terk ederek "sürdürülebilir, yüksek karbon kullanımına dayalı olmayan, aşırı silahlanmayı durduran; azınlığın çıkarlarına değil, ortak çıkarlara öncelik veren; ekonominin meyvelerini daha adil dağıtan; yıllardan beri ekonomik ve finansal çıkarları hizmetkârı olan devletin tekrar daha geniş bir rol üstleneceği" bir ekonomiyi hedeflemelidir.

Hannoun ve Dittus'un ifade ettikleri patlamaya hazır dört bombanın bertaraf edilmesi ve hedefledikleri ekonominin hayata geçmesi Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanmasını zaruri kılmaktadır.

Tezimiz okunduğunda bu iki araştırmacının Milli Ekonomi Modeli'nden etkilendikleri görülür. Zira önerdikleri çözümlerin beslendiği felsefe ve o felsefenin matematiği MEM tarafından 2005 tarihinden bu tarafa tüm dünya ile paylaşılmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli eserinden)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.