"Halife", "Müminlerin emiri" çok büyük, sorumlulukları ağır olan rütbe ve makamlardır. Bu makamlara bir zamanlar bin bir desiseyle Muaviye, Yezit, Mervan, Abdülmelik, Velid, Hişam vs. gibi kişiler geçti. Bu döneme topluca Emevi dönemi dendi. Sonra Seffah, Mansur, Memun, Mutasım vs. isimler geldi. Onlara da Abbasiler, dediler.Kabaca ne oldu bu dönemlerde? Öyle ya! "Halife" denilince bütün Müslümanların halifesi akla gelir. Yine "Emir-el Müminin" denilince bütün müminlerin emiri akla gelir. Yani herkese aynı mesafede, hak, hukuk, adalet gözeten, Allah ve Resulünün çizdiği istikamette şahsını ve toplumu yönlendiren, tebaasında fitne ve fesadın önüne geçen kişi ve yönetim anlayışı akla gelmesi lazım?Öyle mi oldu? Hayır. Bu kişiler güç ve iktidarları için Allah ve Resulüne muhalefet ettiler, baş kaldırdılar. Allah'ın atadığı, Resulüllah'ın ilan ettiği (Gadr-i Hum günü) İmamet ve Hilafetin sahibi Hz. Ali ve evlatlarına her daim zulmettiler. O seçilmiş insanları Allah'ın verdiği haklarını gasp ettikleri, dünyalık menfaatleri için şehit ettiler. Aynı zulmü bu insanları seven, ikrar edenlere de gösterdiler?Bu bahsettiği zihniyetler, iktidarı gelmeden önce de Müslümanlar arasında her daim fitne çıkarırlar, insanları birbirine karşı kışkırtırlardı. Bunlar nihaiyi amaçları için Kuran'ı kullanmaktan bile çekinmemişlerdir. Bu zihniyetler yanlarında besledikleri bugünkü tabirlerle ilahiyatçı, sosyolog, danışman, toplum uzmanı, iş adamları, medya vs. güçlerle insanları etkiler, ayetleri kendilerine göre tevil ettirirler ve toplumu bu yönde inanmaya zorlarlardı. Hadisleri ya inkâr eder, ya da kendi lehlerine hadis uydurturlardı. Hele Ehl-i Beyt lehine tek söz bile ettirmezler hatta yıllarca namaz sonlarında Peygamber nesline hakaret ettirirlerdi. Dikkat edin! Kılınan namaz sonrasında? Yani bunlar namazda kılıyordu, Kuran'da okuyorlardı? Bu zihniyet zevk sefa içinde yaşar ve destekçilerine de (derecesine göre) aynı sefayı sürdürürlerdi. Devlet kurumlarının başına kendi adamlarını yerleştirmişlerdi. Toplum içinde de adamları vardı. İktidarları için en ufak bir tehlike veya duyumda en büyük tepkiyi verirler, onlarca, yüzlerce, binlerce kişiyi katlederlerdi. Haliyle vatandaş bırak karşı durmayı, bunlar aleyhine konuşmaktan çekinirdi. Bunlar özellikle halk arasına karışınca namaz kıldırırlar, Kuran okurlar, cihattan, haktan, adaletten vs. bahsederlerdi. Kimse bunlara "diktatör", "zalim", "Allah ve Resulünün hükmüne başkaldıran" vs. demezdi, diyemezdi. Zaten tarih kitaplarına bunlar ve daha niceleri "halife" diye geçtiler. Ya asıl kitaba ne olarak geçtiler? Biraz daha yakın zamana gelelim! Hitler ve Mussolini varmış. Benim için önemli değil ama ayrıntıya takılanlar için söyleyeyim, bu isimler şöhretli olmayan babaların çocuklarıymış. Biri seçim diğeri atamayla iktidara gelmiş. Geniş kitlelere hitap ediyor, vaatleri heyecan verici, icraatları takdir topluyordu. Kendilerine hayran (fanatik) kitlelerde oluşturmuşlardı. Bir taraftan milli icraatlara girişiyor, araba üretimi, köylünün desteklenmesi gibi diğer taraftan da tarihi özlemlerini dile getiriyorlardı. Tabi Alman ve İtalyanlar heyecanlanıyordu.Bu diktatörler tedbiri de elden bırakmıyor, özel güvenlik ve istihbarat birimleri kurup, ülkelerini polis devleti haline getiriyor artı caydırıcı cezalarla, keskin uygulamalarla her türlü muhalif sesi susturup, medyayı ya yandaş ya da devre dışı bırakmaya çalışıyorlardı... Sonuç; Onlar muratlarına eremediler ve kıyamete kadar lanetle anılacaklar?Ülkemize gelelim? Erdoğan, "bana nasıl diktatör" dersiniz, diye isyan ediyor. İsyan ederken tehditte ediyor; "Ben diktatör olsam ?" Erdoğan'ın diktatör veya daha başka bin bir vasfının olup, olmaması artı kimin ne dediği bence hiç önemli değil. Önemli olan ne? Erdoğan ve iktidarının 12 yılda millet, devlet ve İslam coğrafyasında çiziği tablo. Sadece ülkemizi akla getirelim? Bir ülkede insanlar, sırf farklı düşündükleri için hakir görülüyor, aşağılanıyorsa? Artı o ülkede her türlü suç artış gösteriyorsa? Artı o ülkede, kanunlar sıradan vatandaşa farklı, zengin ve yandaş kişilere, kurumlara farklı tecelli ediyorsa? Artı o ülkede ihaleler yol ve dava arkadaşlarına, yani menfaat elde edecekleri kişilere cömertçe, sıradan veya karşı kişi ve de kurumlara cimrice yansıyorsa? Millete hizmet etmesi gereken devlet kurumları, iktidara hizmetle itham ediliyorsa, devlet, millet ile karşı karşıya gelmişse, insanlar düşünce, fikir ve mezhepsel inançlarından ötürü güç ve iktidar sahipleri tarafından kınanıp, aşağılanıyorsa ve insanlar artık seçtiklerinden yani temsilcilerinden korkar olmuşsa?O ülkeyi yönetene diktatör değil de, evliya deseler ne fark eder...
Akın Aydın / diğer yazıları
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026




























































