HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Dindar Atatürk’ü HOCAM tanıttı

16.04.2021 00:00:00
'Dindar Atatürk’ü HOCAM tanıttı' seslendirme dosyası:

Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Türk milletine yaptığı en önemli hizmetlerden birisi, şüphesiz Türk milletini "Dindar Atatürk"le buluşturmasıdır.

Çünkü son 100 yılın en büyük fitnelerinden birisi "dinsiz Atatürk" fitnesiydi.

Atatürk'ü sevdiğini iddia edenler de, Atatürk düşmanları da "dinsiz Atatürk" fikrini savunuyor, kendi şahsi menfaatlerini ya da vatan ve ülke üzerindeki menfur emellerini bu fitne temelli yürütüyorlardı.

Hocamın Atatürk sevgisi, kendi ifadeleriyle çocukluk yıllarından beri vardı.

Daha ilkokul yıllarında 10 Kasımlarda Atatürk'le ilgili oldukça duygulu ve coşkulu Atatürk şiirleri okur, dinleyenleri de aynı duygu yoğunluğuyla buluştururdu. 

O, birçok farklı görüşlerin dillendirildiği ortamlarda bulundu. Hatta gençlik yıllarında, Atatürk düşmanlığını hayat felsefesi haline getirmiş Kadir Mısırlıoğlu gibi bir takım şahısların ortamında bulundu ama O'nun bulunduğu yerde hiç kimse Atatürk'e ve anne babasına uygunsuz bir laf söyleyemedi, buna asla müsaade etmedi.

İmam-Hatipte okuduğum 1980'li yıllarda okuldaki bazı arkadaşlar bizlere Atatürk düşmanlığını empoze ediyor ve ailesine hakaretler ediyordu.

O yıllarda Prof. Dr. Baş Hocamla tanışmıştık ve ev ortamı da dahil birçok ortamda O'nunla beraber oluyorduk. Hocam, birçok defa daha soru sormadan sorularımıza cevap vermiştir.

Okuldaki arkadaşların kafamı karıştırdığı bir gün, Hocam İsanbul'da Bayrampaşa'da bulunan evine geldi. Ben Atatürk konusunu derin derin düşünürken, Hocam bir anda bana döndü ve "Evladım, Atatürk öyle bir devlet kurmuş ki, 80 yıldır içeriden ve dışarıdan yıkmaya çalışıyorlar, başaramıyorlar" dedi.

O an bir anda kalbimde Atatürk sevgisi belirdi ve o günden sonra aynen Hocam gibi benim yanımda da kimse Atatürk'ü ve ailesini eleştiremedi.

Hocam öyle bir insandı ki, sizin iç dünyanızda, yaşantınızda bir anda büyük devrimlerin, reformların yaşanmasına vesile olurdu. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın ifade ettiği gibi, "Ancak kendisi reform olanlar bunu başarabilir."

Hocamın Atatürk Vatandır sempozyumlarına başlaması ve Hoş Geldin Atatürk eserini yazması, rahmetli Attila İlhan'ın bir sözüyledir. Attila İlhan, Hocama, "Hocam, bugün anlatılan Atatürk İnönü'nün Atatürk'üdür, gerçek Atatürk dindardır" demiştir.

Zaten çocukluğundan itibaren Atatürk'ün sevgisiyle dolu olan Hocam, bunun üzerine kolları sıvamış ve gerçek ve dindar Atatürk'ü araştırmanın ve anlatmanın mücadelesini vermiştir.

Hocam, Atatürk'ün araştırılmasıyla ilgili benim de şahit olduğum ilk talimatını, Bursa'da organize edilen Ehl-i Beyt sempozyumunda vermiştir. 

Konuşmasında bir anda Atatürk'ü anlatmaya başlamış ve büyük zorluklar içinde Kurtuluş Savaşı'nın başarıldığını ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yokluklar içinde kurulduğunu anlatarak bunu başaran bir insanın ancak Ehl-i Beyt soyundan olabileceğini vurgulamıştı.

Ardından kürsüden tarihçi Emre Polat'a seslenerek, "Emre, araştır ve Atatürk'ün Ehl-i Beyt soyundan geldiğine dair belgeleri bul" demişti. Emre Polat, ciddi bir araştırma içine girdi. Hocam onu her gün takip etti, bazen bizzat çağırarak, bazen de sık sık telefonla arayarak.

Ve Emre Polat sonunda Hocamın büyük bir iştiyakle beklediği müjdeli haberi verdi, "Hocam, Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde aradığımızı buldum, Atatürk hem anne hem de baba tarafından Ehl-i Beyt soyundan" dedi. Hocamdaki mutluluğu tahayyül edemezsiniz.

Resmi arşivlerde, Atatürk'ü sevdiğini iddia edenler de, Atatürk düşmanları da gayet iyi biliyor ki, Atatürk'ün Ehl-i Beyt soyundan Hz. Peygamber'in torunu olduğu yazıyor.

Ama rantlarını dinsiz Atatürk üzerine kurguladıkları için bu bildikleri gerçeği sakladılar, aşikar etmediler. Atatürk'e büyük ihanet ettiler.

Hocam bu oyunu bozdu ve belgelerle Ehl-i Beyt soyundan dindar Atatürk'ü anlattı. 

"Hiç kimsenin soyu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün soyu kadar tertemiz değildir" dedi.

Hiç kimsenin yazamadığı, yazmaya cesaret edemediği Hoş Geldin Atatürk kitabını yazdı.

Orada belgelerle Atatürk'ün Ehl-i Beyt soyundan olduğunu ispatladı, dindar Atatürk'ün neler yaptığını detaylıca kitabında anlattı. Hem de canlı tanıkların ifadeleriyle.

Cumhuriyeti Hacı Bektaş dergahında kurduğunu, ilk Meclis'i müftülerden ve hocalardan oluşturduğunu, yıkılan camileri bizzat restore ettirdiğini, Kur'an tefsiri ve meali yazdırıp, bunu bizzat Anadolu'ya dağıttırdığını, 51 adet hutbe hazırlattığını, hafız ve Kur'an aşığı olduğunu, milli mücadelenin her aşamasında sürekli Cenab-ı Hakk'a sığındığını delilleriyle aktardı kitabında Hocam.

Programlarda bir Atatürk anlatıyordu, hem ağlıyordu, hem de herkesi ağlatıyordu.

Hocam bir gençlik kampında yaptığı konuşmada göz yaşları içeriisinde, "Ehl-i Beyt Atatürk'ü çok seviyor, özellikle de dedesi İmam Ali Rıza onu çok seviyor, şu an yanımda sorabiliyorsanız, kendisine sorun" demişti.

Türk milleti Hocam sayesinde Atatürk'ü tanıdı ve kabrine abdestli gitmeyi, O'na dua etmeyi öğrendi.Öyle ki dönemin en büyük alimlerinden olan Ahmet Sunusi hazretleri bir gün rüyasında Hz Peygamberi görüyor ve elini öpmek istiyor. Peygamberimiz sol elini uzatıyor. Ahmet Sunusi neden sağ elini uzatmadığını sorduğunda Hz Peygamber, "Sağ elim Mustafa Kemal'in üzerindedir" diyor.

Ahmet Sunusi'nin bütün işlerini bırakarak Atatürk'ün yanına gelmesinin ve ona hizmetkar olmasının nedeni işte bu olaydır. Hoş Geldin Atatürk eserinde Hocam bütün delilleriyle bunları ve daha birçok önemli hadiseyi aktarıyor.

Atatürk Türk milletinin lideri, dünya insanlığının da örneği. İngiliz ve Yunan istihbaratı yerli işbirlikçileri de kullanarak Atatürk'le milletin arasını açmak istedi, yıllardır dinsiz atatürk'ü empoze ettiler ama Hocam geldi bütün bu asırlık oyunları bertaraf etti, sildi attı.

Türk milleti Atatürk'e çok şey borçlu ama bütün bu gerçeklerle bizleri buluşturan Hoca Atatürk olan Prof. Dr. Haydar Baş Hocam'a da çok şey borçlu.

Bu borcumuzu bugün O'nun bıraktığı emanetlere, ölçülere, eserlere sahip çıkarak ödemeliyiz. Bağımsız Türkiye Partisi çatısı altına girip, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'la beraber kutlu kaderlere yürüyerek.

 
Murat Çabas / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.