logo
30 OCAK 2026

Dinsel milliyetçilik mi o da ne?

26.08.2013 00:00:00
Başbakan Erdoğan son zamanlarda yaptığı konuşmalarda "dinsel milliyetçilik" ifadesini sıkça kullanıyor. "Dinsel milliyetçilik yapmıyoruz." "Dinsel milliyetçiliğe karşıyız, her dine ve mezhebe aynı mesafedeyiz." "Bizde dinsel milliyetçilik olmayacak. Hıristiyan'ı, Musevi'si, Alevi'si böyle bir ayırım olmayacak." Bu ifadeler Sayın Başbakan'ın konuşmalarından bazı örnekler? Etnik milliyetçiliği anlayabiliyoruz da, dinsel milliyetçilik Sayın Başbakan'a göre ne anlama geliyor anlayamıyoruz. Cenab-ı Hak insanları farklı farklı etnik özelliklerle yaratmış. Aynı dönemde Türk de yaşamaktadır, Fransız da, Rus da, Çinli de, Alman da, Arap da, Afrikalı da? Bu konu insanların tercihine bırakılan bir konu değildir. Bu noktada bir milletin diğerini inkar etmesi de mümkün değildir. Doğal olarak bir Türk, bir Fransız'ın yanında; bir Arap bir Çinli'nin yanında milliyetçilik yapacaktır. Bu milliyetçilik, "Ben varım sen hiçsin" mantığıyla değil, "Benim milletimin birçok üstün yönleri vardır" şeklindedir. Başkasının fıtri özelliklerini yerden yere vurmadan, kendi milletinin doğru ve üstün özelliklerini ortaya koymak zaten olması gerekendir. Bu arada Türk milleti kavramını da değerlendirmekte fayda var. Türk milleti, bir etnik unsuru, bir etnik milliyetçiliği ifade etmemektedir. Türk milleti, Anadolu'da Hacı Bektaş-ı Veli'nin temellerini attığı, Anadolu'da yaşayan birçok etnik unsurun Ehl-i Beyt sevdası etrafında kenetleşmesinden oluşan bir milleti tanımlar.  Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Lozan'da Türk milletini "Türkiye'de yaşayan Müslüman halk" olarak değerlendirmiştir.   Dini konular etnik milliyetçilik gibi değildir. Allah'ın yeryüzünde muhatap aldığı, halifem dediği kim ya da kimlerse, onun dini makbul olandır. Peygamber Efendimizden önce (SAV) birçok peygamberler gelmiştir. Bir rivayete göre 124 bin peygamber geldiği ifade edilir. Bu peygamberler hep değişik kavimlere gelmiştir.  Aynı dönemde birden fazla peygamberin geldiği de olmuştur. Örneğin Hz. Yakup ve oğlu Hz. Yusuf aynı dönemde yaşamış ve her ikisi de vazifelendirilmiştir. Hz. Musa ve Hz. Harun da onlar gibidir. Tüm insanlara ve kıyamete kadar tüm zamanlara hitap eden tek bir Peygamber vardır o da Peygamber Efendimiz (SAV)'dir. O Hatemül Enbiyadır, yani son peygamberdir. O'nun gelişiyle tüm peygamberlerin ve de dinlerin hükmü kalkmıştır. Din eğer Allah'a ulaşmak için bir kapı, bir yol ise, Peygamberimizden sonra Allah'a götüren tek yol Rasulullah'ın (SAV) yoludur, başka yollar Allah'a götürmez. Dinin Sahibi Allah (cc) "Bana ancak bu yolla gelebilirsiniz" dedikten sonra, hiç kimse kalkıp da, "Ben şu yolla da gelirim" diyemez, dese de Cenab-ı Hakk'ın katında hiçbir anlam ifade etmez. Üstelik Hak olanı örttüğü için ayrıca ceza görür. Bu gerçeklerden sonra şimdi gelelim "dinsel milliyetçilik" kavramına? Bir kere dinsel milliyetçilik İslam'a, medeniyetimize ait bir kavram değildir. Din asla Allah'ın muradı dışındaki özellikle de ideolojik tanımlarla ifade edilmemelidir. Din bir ideoloji değildir. "Dinsel milliyetçilik" ifadesi, dini yaşama ve savunma anlamında kullanılıyorsa, ayetle ve hadislerle de sabittir ki Müslüman olan herkes dini yaşamak ve anlatmakla mükelleftir ve de bu her Müslüman'a farzdır. Eğer bu anlamda kullanıldıysa, "dini yaşamak" ya da "dini savunmak, başkasına tebliğ etmek" gibi görevlere karşı olmak da Müslüman'ı farklı bir vadiye sokar. Bir Müslüman'ın her dine ve mezhebe aynı mesafede olması mümkün değildir. Bugün Allah katında makbul olan din sadece Allah Resulü'nün dini İslam olduğuna göre, inancımıza göre tahrif olmuş ve hükmü bitmiş olan Hıristiyanlığa ya da Yahudiliğe nasıl eşit mesafede olunabilinir? Bunlarla da eşit mesafede olan birisi nasıl İslam dairesi içinde kalabilir? Sayın Başbakan "Ben Laik'im" anlamında bunu söylüyorsa, kişiler Laik olamaz, çünkü Laiklik bir devlet sistemidir. Bir devlet elbette ki içinde yaşayan her vatandaşına hangi görüş ve inanca sahip olursa olsun hizmet götürmekle mükelleftir ama bir ferdin kalkıp, "Ben her dine eşit mesafedeyim" demesi aynı anlama gelmez.   Sayın Başbakan'a tavsiyemiz, ne idüğü belirsiz olan ve yanlış anlamlara gelen "dinsel milliyetçilik" ifadesini derhal bırakmasıdır. zira her dine eşit mesafede olacağım derken, Allah'ın asıl muradı olan dinden uzaklaşmak hiç akıl karı değildir. 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Kovid'den 5 kat daha ölümcül
Nipah virüsü Türkiye'ye gelir mi?
Entegrasyon konusunda mutabakata varıldı
Şam ile YPG arasında anlaşma
Kamuoyunda ‘bahis baronu’ olarak biliniyordu
Veysel Şahin'in mal varlıklarına el konuldu
İşte Ocak ayı mutfak enflasyonu oranı
Açlık sınırı 31 bin, yoksulluk sınırı 101 bini geçti
TÜİK, aralık ayı dış ticaret verilerini paylaştı
1 aylık açık 9 milyar 301 milyon dolar
Ticaret Bakanlığı açıkladı
Restoran ve kafelerde kuver ücretine son
Yarıyıl tatili sona eriyor
Pazartesi ders zili yeniden çalacak
Fırtına İzmir'i kötü vurdu
9 fabrika ve 5 konut hasar gördü
Dün 8 bin lirayı aşmıştı
Altın resmen çakıldı
Venezuela'da Hidrokarbon Yasası reformu onaylandı
Petrol endüstrisi yabancı şirketlere açıldı
Çin, İngiltere'ye tek taraflı vize muafiyeti sağlayacak
Trump'ın politikaları ters mi tepiyor?
Kovid'den 5 kat daha ölümcül
Nipah virüsü Türkiye'ye gelir mi?
Entegrasyon konusunda mutabakata varıldı
Şam ile YPG arasında anlaşma
Kamuoyunda ‘bahis baronu’ olarak biliniyordu
Veysel Şahin'in mal varlıklarına el konuldu
İşte Ocak ayı mutfak enflasyonu oranı
Açlık sınırı 31 bin, yoksulluk sınırı 101 bini geçti
TÜİK, aralık ayı dış ticaret verilerini paylaştı
1 aylık açık 9 milyar 301 milyon dolar
Ticaret Bakanlığı açıkladı
Restoran ve kafelerde kuver ücretine son
Yarıyıl tatili sona eriyor
Pazartesi ders zili yeniden çalacak
Fırtına İzmir'i kötü vurdu
9 fabrika ve 5 konut hasar gördü
Dün 8 bin lirayı aşmıştı
Altın resmen çakıldı
Venezuela'da Hidrokarbon Yasası reformu onaylandı
Petrol endüstrisi yabancı şirketlere açıldı
Çin, İngiltere'ye tek taraflı vize muafiyeti sağlayacak
Trump'ın politikaları ters mi tepiyor?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.