Ekonomide rekor üstüne rekor kırıyoruz.Ama büyümede değil, küçülmede? Üretmede değil, üretmemede?İş sahası oluşturmada değil, işsizlikte?İşe almada değil, işten çıkarmada?Bütçe fazlasında değil, bütçe açığında?Fabrika kurmada değil, kepenk kapatmada?Toplumsal refahta değil, intiharda, boşanmada, hırsızlıkta, gaspta, icrada, hacizde?Yani olumlu hiçbir konuda değil, her türlü olumsuzlukta rekor üstüne rekor kırıyoruz.İşsizlik oranı daha önce Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştı, şimdi bir kere daha rekor kırdı. İşsizlik artık her ay kendi rekorunu tazeliyor.İşsizlik Ocak ayında yüzde 15.5'a çıktı ve resmi işsiz sayısı 3 milyon 650 bine ulaştı. Her zaman vurguluyoruz bu resmi işsizlik. TÜİK gerçekte işsiz olmasına rağmen iş bulma ümidi kalmayanlar ile mevsimlik çalışanları işsiz olarak kabul etmiyor. Bunlar da işsizlik rakamına ilave olduğunda gerçek işsizlik oranı yüzde 26.9'a yükseliyor, işsiz sayısı ise 6 milyon 334 bin kişi oluyor. Sanayide ciro yüzde 15.5, siparişlerde ise yüzde 20.2 azalma var. Tabii bu azalmada en önemli faktör iç ve dış talepteki daralma?Ülkemizde ve dünyada Kapitalizmin talep daraltıcı politikaları sebebiyle insanların ekserisi borç batağına saplandığından dolayı en doğal yaşam hakkı olan tüketim kabiliyetini kaybetmiş durumda. Ürüne müşteri olmayınca, pazar darmadağın olunca üretimin de bir anlamı kalmadı.Cirolardaki düşüş mevcut durumun olumsuzluğunu gösteriyor, siparişlerdeki düşüş ise gelecekteki olumsuzluğun habercisi?Yani önümüzdeki dönemlerde sanayi üretiminde bir iyileşmenin olmayacağını, dolayısıyla işsizliğin yeni rekorlar kıracağını gösteriyor.Talep daralmasından kaynaklanan üretim düşüşü bütçeyi de olumsuz etkiliyor. Malum, Mart ayında bütçe açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 80 artarak 8.7 milyar TL'ye yükseldi. Üretim ve tüketim olacak ki devlet vergi toplayabilsin. Vatandaşın cebinde para olmayınca ürünleri ihtiyacı olduğu halde satın alamıyor, üretici de satamayınca üretemiyor. Tabii bütçe açığındaki bu rekorun tek sebebi üretim ve tüketimdeki olumsuzluk değil.Ekonomi yönetimi, ülke ekonomisini çevirebilmek için milli paramızı kullanmak yerine faizle yabancı parayı borç almayı tercih edince bütçenin aslan payı direkt olarak bu faiz ödemelerine gidiyor.Bu olumsuz tabloya rağmen tabii ki sağlıklı bir ekonomik büyümeden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Geçen yılın son çeyreğinde ekonomide yüzde 6.2'lik bir daralma olmuştu ve hükümet 2009 için yüzde 4 olarak hedeflediği büyüme tahminin yüzde 3.6 küçülme olarak revize etmişti.Bir de bu daralma rakamlarının resmi masabaşı rakamları olduğunu da düşündüğümüzde gerçek rakamlar daha da vahim olduğunu belirtmeliyiz.Bütün bu ve benzeri rakamları alt alta koyduğunuzda şu gerçeği açıkça ifade edebiliriz: Bugün ekonomi rakamlarının değil, ekonominin revizyona ihtiyacı var. Sağlıklı bir ekonomiyi ortaya koyacak ekonomi anlayışının revizyona ihtiyacı var.Bizi IMF'den ve borç batağından kurtaracak bir revizyona ihtiyaç var.Kapitalizmin kalesi olan ABD bile, Bush'un ifadesiyle serbest piyasa ekonomisinin şartlarını rafa kaldırıp Milli Ekonomi Modeli'nin projelerinden istifade edebiliyorsa, ekonomisini ciddi bir revizyona tabi tutuyorsa bizdeki inat nedendir?Sosyalizmden sonra paçasını Kapitalizme kurtarmak için bütün geçmiş anlayışlarını Milli Ekonomi Modeli ile revize eden Rusya'dan hiç mi ders almıyoruz?Detayları değiştirmekle revizyon yapılmaz, temel problemi tespit edip onu düzeltmeliyiz.Bugün bütün dünyanın yaka silktiği kokuşmuş anlayışları hala cankurtaran simidi görerek yapılan revizyonlar ülkemize hiçbir fayda sağlamayacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026



























































































