HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 OCAK 2022, SALI

Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız?

18.11.2021 00:00:00

Hükümet, TL'deki değer kaybının önüne geçemeyince yüksek kur ile ihracatı arttırıp cari açığı kapatma politikasına geçti. Krizi fırsata çevirecek güya. Peki, bu başarılabilir mi?

Enerjideki bu dışa bağımlılık, sanayi üretiminde ithal girdi oranı böylesine yüksekken ithalatı aşağı çekip ihracatı yükseltmek mümkün mü? 

Eski maliyetler ile üretilen stoklar satılıncaya kadar (3-4 ay) mümkün. Sonrasında ihracat her geçen gün azalır. 

Bu uygulama yeni değil... Bu bir devalüasyon. 

Sıfırı tüketen iktidarların başvurduğu son yol.

Bu politika ile önümüzdeki günlerde ülkeyi ne bekliyor?

1. Dolar ile maaş almayan, dolar ile iş yapmayan herkesin alım gücü azalacak. Yani fakirleşecek. 

Örneğin 2018'de asgari ücret 425 dolar alırken, şimdi asgari ücret 280 dolara düştü. 

Milletin emeğinin 3/1'ini küresel yasal tefecilere veriyorsunuz ve bu yolla batışı biraz daha öteliyorsunuz. Hepsi bu.

2. Alım gücünün azalması, fakirleşme şöyle oluyor: mal ve hizmetler çok kısa süre içinde en az yüzde 50 oranında zamlanacak.  

Alım gücünün düşmesi:  Ayda yılda 250 gram kıyma alabilen vatandaşın et yüzü görmemesi demek. 

Güneş girmeyen bodrum kattaki evde oturup zar zor kirasını ödeyen vatandaşın kirasını ödeyememesi demek.

Çocuğun ayakkabısı eskidiği halde değiştiremeyen babanın yırtılıncaya kadar ayakkabı alamaması demek. 

Doğalgazlı eve soba koyup iktidarın yardım olarak verdiği kömür ile ısınmak demek ya da soğukta battaniye ile ısınmak demek. 

3. Vatandaşın alım gücü düştüğü için iç piyasaya satış yapan işyerlerinin satışlarının aynı oranda azalacak. Zaten zar zor ayakta duran iç piyasaya iş yapan işyerleri batacak ve kapanacak.

4. İşyerlerinin kapanması ile işsizlik daha da artacak. Yeni işsizler nedeniyle toplam alım gücümüz daha da azalacak. İç talep azaldıkça içeriye çalışan işyerleri daha da zora girecek ve batışlar artacak 

5. İhracat yapanlar stoklar bitene kadar çok iyi satış yapacaklar ama sattıkları malı yerine koyarken girdi maliyetleri yükseleceği için malı dünyaya çok ucuz satamayacak ve ihracat gittikçe azalacak. Bu firmalar ayakta kalmak için kayıtdışılık yoluyla emek sömürüsünü artıracaklar. 

Ekonomik tükeniş olan bu süreç, şu an izlenen politikaların sonucudur. Geçmiş iktidarlar benzer denemeleri defalarca yaptı. Millete çok ağır bedeller ödetti.

Adı bende saklı devalüasyon

Dolar yükselmiyor TL değer kaybediyor...

Hükümet, eski bir yöntemi kendi tarzı ile uyguluyor. Üç maymunu oynayarak devalüasyon yapıyor. 

TL 1/3 oranında devalüe oldu. 

"Kim? Nerede? Ne zaman? Hiç haberim yok. İnanmam" modunda.

Çünkü, devalüasyon ile milletinizi fakirleştirdiğinizi ve bu yolla ayakta kalmaya çalıştığınızı kabul ve ilan etmiş oluyorsunuz. 

Özellikle son dönemde TL'deki değer kaybına bakacak olursak;

2014 Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğunda dolar 2.3 TL idi.  

2018 Erdoğan başkan olduğunda dolar 3.6 TL idi... 

Şimdi ise dolar kontrolden çıktı, 10.5 TL oldu. 

Sıfırları atarak ekonomiyi düzelteceğini zanneden hükümet sıfırı tüketti. 

Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Ecevit hükümetleri ve daha eski hükümetler sıfırı tükettiklerinde hep aynı yolu denediler. 

Hatta bu Cumhuriyet hükümetlerini bırakın Osmanlı bile zora düştüğünde benzer ekonomik politikaları izledi. 

Osmanlı'da, paranın ayarı ile oynayarak işi düzeltme hamlesi öyle bir noktaya gelmişti ki paranın basma maliyeti alım gücünü geçtiği dönemler oldu

Malum Osmanlı'da altın para ve gümüş sikkeler vardı.

Ekonomi bozulunca önce bastırılan sikkelerin gramı düşürüldü.

68 gram olan 100 dirhemlik gümüş sikke kademeli olarak 3 grama kadar düşürüldü.

İnce bir pula dönüştü. "Para pul oldu" tabirini biliriz. Para pul oldu ama sorun çözülmedi. 

Alım gücü düştü daha da düştü.

Sonra paranın içimdeki gümüş oranı azaltıldı.

Yetmedi adı mangır olan bakır paralar bastırıldı. Mangırlar 3 yıl içinde geri toplandı. 

Paranın değeri düştükçe fiyatlar arttı.

Fiyatlar arttıkça millet aç kaldı.

Bu sefer Osmanlı, fiyat artışlarının önüne geçmek için narh sistemini uyguladı. 

Çarşı pazarda denetimler yapıp yüksek fiyata satış yapana cezalar kestiler. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Ama hiçbiri çözüm olmadı. 

Satıcı maliyetinin üstüne bir fiyat ile niçin satıyor?

Çünkü maliyetler sürekli arttığı için düşük kârla satılan mal yerine konamıyor. Bu nedenle elindeki malın maliyetini değil onun yerine koyacağı malın maliyetini dikkate alarak fiyatlama yapıyor. 

20 yıllık AKP Hükümeti'nin işin finalinde çözüm diye önümüze koyduğu yöntem Osmanlı uygulamaları...

İlahiyatçı Yazar Müslüm Karabacak'ın deyimi ile Osmanlı ruhunu çağıra çağıra sonunda Osmanlı ruhunu geri getirdiler. 

Narh sistemimiz var. 

Tashihi sikke ve tağşiş politikamız var. 

Sarayımız var.

Damatlarımız var.

Haşmetlümüz var. 

Veliaht kavgalarımız var. 

Var da var.

Buna kim inanır?

2014'te Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğunda dolar 2.3 TL... 

2018'de Erdoğan başkan olduğunda dolar 3.6 TL... 

2016-2018 yılları arasında hükümet doların yükselişini engellemek için uğraş veriyordu. 

Sayın Cumhurbaşkanı ve kabine üyeleri hemen her konuşmasında dolara yatırım yapanlar yaya kalacak, dolarınızı bozdurun TL alın şeklinde çağrıda bulunuyordu. 

2016-2018 yılları arasında en büyük döviz satışını devlet yaptı. 

Buna rağmen bankalardaki döviz mevduatı miktarı 71 milyar dolar arttı. 

Şimdi bu miktar daha da artarak 234 milyar doları buldu. Yani iktidar TL alın dedikçe parası olanlar aksini yaptı. 

Cumhurbaşkanı dolarlarınızı bozdurun dedikçe millet dolar aldı.

Veya olaya şöyle bakalım. 

Milletin parası yok. Offshore hesaplara para aktaran kişiler listesi zaman zaman sızıyor. Görüyoruz. İktidar mensuplarının ve yandaşların parası var. 

Millete TL alın diyenler, kendileri dolar alıp offshore hesaplara aktarıyor. 

O kadar ki güya Merkez Bankası da döviz artışını önlemek için piyasaya dolar satıyor.  Kasasındaki 128 milyar dolar satılıyor. 

İktidar ve yandaş müteahhitler ellerindeki dolarları satmak şöyle dursun Merkez Bankası'nın 128 milyar dolarının bugüne göre çok daha düşük olan kurdan satın aldılar. Kasa tam takır kuru bakır oldu. 

Şimdi birkaç yıl içinde dolar en az 3 kat arttıktan sonra Merkez Bankamız 126 milyar doları geri almış ve kasamızda diye açıklama yapılıyor. 

Sadece kendi menfaatlerini düşünerek siyasi kararlar aldığı halde millet için var olduğunu iddia eden siyasilerin her tarafımızı kuşattığı bir dönemi yaşıyoruz. 

Ne diyelim.

"Kendim ettim kendim buldum. Gül gibi sararıp soldum eyvah ey."

 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomik kurtuluş savaşı -5- / 10.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı -3- / 08.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı / 06.01.2022
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.11.2020, 18.11.2019, 18.11.2018, 18.11.2017, 18.11.2016, 18.11.2015, 18.11.2014, 18.11.2013, 18.11.2012, 18.11.2011, 18.11.2010, 18.11.2009, 18.11.2008, 18.11.2007, 18.11.2006, 18.11.2005, 18.11.2004, 18.11.2003, 18.11.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.