Emekliler ve memurlar, temmuz ayı itibarıyla alacakları zamlı maaş konusunda haziran enflasyonunu beklerlerken, doğal gaza, akaryakıta peş peşe zam haberleri geldi.
BOTAŞ'tan yapılan açıklamaya göre nihai doğal gaz satış fiyatlarında sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 7,86, konut tüketicileri için ise ortalama yüzde 24,6 oranında zam yapıldı. Yeni tarifeler 2 Temmuz 2025 tarihi itibariyle geçerli.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı (EPDK) zammın gerekçesini, "Bütçe hedefleri doğrultusunda değişikliğe gidildi" şeklinde açıkladı.
Demek ki kamuda tasarruf işe yaramadı, her türlü vergi zamlarına rağmen bütçe gelirleri yeterince artırılamadı, başta faiz ödemeleri ve Yap-İşlet-Devret (YİD) giderleri olmak üzere bütçe giderleri azaltılamadı, şimdi vatandaşların doğal gazına zam yapılarak bütçe dengelenmeye çalışılıyor.
İşin garip tarafı, doğal gaz zammı doğal gaz müjdesinden 1,5 ay sonra geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Mayıs'ta yaptığı bir açılış konuşmasında doğal gaz müjdesini şu sözlerle vermişti:
"Bugüne kadar Akdeniz'de 11, Karadeniz'de 38 sondaj yaptık. 7. nesil sondaj gemimiz Abdulhamithan ile yapılan çalışmalar tamamlandı. 2154 metrede 49 günlük sondaj 3 bin 500 metre derinlikte Göktepe-3 kuyusundan müjdeli haber aldık. Sahada 75 milyar metreküplük yeni doğalgaz keşfi yaptık. Konut ihtiyacını 3,5 yıl karşılayacağız. Ekonomik değeri 30 milyar dolar."
Bu müjdenin neticesinde doğal gaz fiyatlarında bir indirim beklerken, devasa bir zamla karşılaştık.
Yeri gelmişken ifade edelim, petrol üreten ülkeler, kendi vatandaşlarına ucuz akaryakıt, doğal gaz üreten ülkeler ise kendi vatandaşlarına ucuz doğal gaz imkanı sunuyor. Gördüğünüz gibi, bizde tam tersi; doğal gaz, petrol buldukça zam yağıyor.
Bir diğer zam haberi de malum, akaryakıta ÖTV zammı…
AKP hükümeti, ÖTV zamlarını 6 ayda bir yurt içi üretici fiyat endeksine (Yİ-ÜFE) endeksleyerek otomatiğe bağladı. Ve adına da "güncelleme" dedi.
ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergiler tüketimden alındığı için dünya genelinde "adaletsiz vergiler" olarak tanımlanır. Gelişmiş ülkelerde bu vergilerin toplam vergi gelirlerindeki payı düşük kalırken, bizde yüzde 70'ler seviyesinde.
ÖTV ve KDV gibi vergiler, ülkemizdeki yüksek enflasyon sebebiyle, fiyatlar arttıkça zaten orana bağlı olarak artmaktadır. Ama hükümete bu da yetmiyor, ÖTV'ye de zam yaptılar ve bunu 6 ayda bir otomatiğe bağladılar.
Bu konuda verilere dönecek olursak, 2025'in ocak-mayıs döneminde 5 aylık Yİ-ÜFE yüzde 12,92 olarak hesaplandı. Yazıyı yazdığım sıralarda enflasyon daha açıklanmadığı için tahminler üzerinden gideceğim, haziran ayında ÜFE eğer yüzde 1,5 oranında gerçekleşirse, bu ÖTV'ye 6 aylık yüzde 14,61 zam demektir.
Bunu akaryakıt fiyatlarına uyarladığınızda, benzine 2.10, motorine 1.97, LPG'ye ise 1.61 lira zam gelmiş olacak. Bu sadece ÖTV zammı, son bir hafta içinde akaryakıta zaten 2 kez zam gelmişti ve bundan sonra da değişik bahanelerle gelmeye devam edecek.
Akaryakıta gelen zammın emekli ile asgari ücretli ile ne alakası var diyenler olabilir. Bunu diyenlerin ekonomiden hiçbir şey anlamadıkları kesin.
Mazot demek, üretim demek, nakliye demek. Mazota zam, sebzeye, meyveye, her türlü ürüne zam demektir.
Peki, bu zamlara karşılık vatandaşların geliri ne kadar artacak?
Emeklilerin ve memurların maaşları, malum, 6 ayda bir TÜİK'în açıkladığı enflasyona (TÜFE) göre artıyor. Şöyle ki;
Enflasyon, bu yılın ocak ayında yüzde 5,03, şubat ayında yüzde 2,27, mart ayında yüzde 2,46, nisan ayında yüzde 3, mayıs ayında ise yüzde 1,53 olarak gerçekleşti. 5 aylık enflasyon toplamı yüze 15,09 oldu. Haziran ayı enflasyonunun ise yüzde 1,60 olacağı tahmin ediliyor. Yani 6 aylık enflasyon tahmini yüzde 16,95.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşları direkt bu oranda artıyor.
Memur maaşları ve emekli memur aylıkları için altı aylık enflasyon farkı ise bu hesaba göre yüzde 10,33 civarında olacak. Bu farkın üzerine toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yılın ikinci 6 ayı için öngörülen yüzde 5 zam da eklenecek. Bu durumda memur maaşları ve emekli memur aylıkları için yüzde 15,85 oranında zam yapılacak. Asgari ücretli için şimdilik bir zam gözükmüyor.
Yani emekliye yüzde 17, memura yüzde 16, asgari ücretliye ise yüzde 0 zam yapılırken, doğal gaza yüzde 25 zam yapılıyor ve deniliyor ki, "Vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmiyoruz." Bir de ezdirseydiniz ne olurdu acaba!
Milletimiz bu yokluğu, bu acziyeti yaşamak zorunda değil. AKP hükümeti yıllardır başaramadı diye, bu iş başarılamaz değil. Görüldüğü kadarıyla ana muhalefetin de bu sorunlara bir çözümü yok. Eğer çözümü olsaydı, Mehmet Şimşek'in ABD versiyonu Daron Acemoğlu'nu hiç ekonomi danışmanı olarak düşünürler miydi?
Çözüm Bağımsız Türkiye Partisi'nde (BTP), lideri Hüseyin Baş'ta var. BTP'nin parti programında olan Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, ekonomide yaşadığımız her türlü soruna net çözümler sunuyor.
Madenler ve enerji kaynakları devlet-millet ortaklığıyla işletilerek vatandaşların hizmetine sunulacak. Bu ucuz hammadde, ucuz enerji ve elde edilen gelirle daha az vergi demektir.
Adaletsiz vergiler denilen ÖTV ve KDV gibi tüketimden alınan vergiler tamamen kaldırılacak. Devlet, senyoraj ve kârlı kamu kuruluşları gibi yeni gelir kaynakları devreye sokacak. Bu, başta akaryakıt olmak üzere her ürünün ucuzlaması demektir.
Vatandaşların en düşük geliri, yoksulluk sınırı seviyesine çıkartılacak. Bu da emeklinin, asgari ücretlinin, memurun sağlıklı bir yaşama kavuşması demektir.
Milli Ekonomi Modeli bütün bu çözümleri bilimsel olarak, formülüne varıncaya kadar ortaya koyuyor. Artık tercihlerimizi doğru yapalım, çözümü doğru adresten talep edelim.
- Komisyon kesmedi, çıtayı yükseltme peşindeler / 27.08.2025
- Ağustos ayı Türk milletinin zaferleriyle dolu / 26.08.2025
- Etkin pişmanlıkla adalet sağlanır mı? / 23.08.2025
- Komisyonda ‘ısınma turları’ mı? / 22.08.2025
- Memurlar, talep ettikleri zamma ulaşabilecek mi? / 21.08.2025
- Rusya-Ukrayna savaşı sona yaklaştı mı? / 20.08.2025
- Nesillerimizi kaybediyoruz / 19.08.2025
- Dün Andımız, bugün Türk milleti tanımı! / 14.08.2025
- BTP Gençlik Kampı ve örnek lider / 05.08.2025