logo
24 HAZİRAN 2026

Emperyalistlerin İran kumpası

05.01.2018 00:00:00
Yıllardan beri İran halkının ne yediğini, ne içtiğini kimse konuşmaz, gündemde olmazdı. Ne giydiklerini ise bazı ahmak ve cahil kesimler, Türkiye'deki siyasete malzeme yapmak ve en önemlisi insanımızı din ile Allah ile karşı karşıya getirmek için aslı olmayan, foto montaj görüntü ve haberlerle gündem etmeye kalkarlardı.
Türkiye'deki İran gündemi her daim ABD, İsrail ve Suud karşıtlığı olarak bilinirdi. Bir de, İngiliz menşeli sarık ve cübbeli yapılanmaların "Şia kâfirdir" gibi küfür ithamları ile gündem olurdu.
Prof. Dr. Haydar Baş, bir taraftan devlet olarak İran'ın, Şii dünyasını asla temsil edemeyeceğini açıklarken diğer taraftan da ortaya koyduğu Ehl-i Beyt Külliyatı ile Alevi, Sünni, Şii, Caferi gibi ayrıştırmaları İslam dairesi içinde yok etmiş ve kelime-i şahadet getiren herkesin İslam-Müslüman olduğu gerçeğini ortaya koyarak bu din düşmanı, mezhep tetikçisi Haçlı uşaklarını susturmuştur.
Yıllardır kaynayan Ortadoğu kazanında hemen her devlet bu kazana bir şekilde çekildi. Irak savaşından sonra İran uzun bir süredir fiili olarak bu kazandan kendini korudu. Nasıl korudu, sorusunun cevabı bugün ortaya çıkan iç kargaşanın da cevabını içinde saklıyor.
Emperyalistlerin bitmeyen ambargo ve yaptırımlarına karşı değişik yöntemler ortaya koydu. Ama gözden kaçırdığı bir gerçek vardı; Dolar'ın olduğu yerde bereket olmaz, gelir dağılımında adalet olmaz, sosyal kamplaşmalar büyür, kutuplaşmalar artar.    
Bu gerçeği Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 2018 yılına girerken katıldığı canlı yayında bir kez daha vurgulayarak şöyle dedi; "İslam devleti olarak kendini tanımlayan İran, ekonomik sistem olarak Batı'nın bir ürünü olan İslam'la asla bağdaşmayan kapitalizmi uygulamaktadır. Kapitalizmi uygulayan bir devletin, İslam devleti olabilmesi asla mümkün değildir."
Günlerdir hemen her kesim İran üzerine değerlendirmeler yapıyor. Tabi herkesin doğru tespitleri de var ama temel doğruyu, gerçeği görmeden, kabul etmeden yapılan tespitler geçerli olmayacaktır.
İran'da ortaya çıkan bu kargaşa ortamının temel nedenlerine başlıklar halinde bakalım;
1- İran, kendi parasını piyasaya sürememiş ve kapitalizm sistemine boyun eğmiştir. Piyasada kendi parası olmadığı için halkın büyük bir bölümü yoksulluk sınırının altında (İran'da bu sınır bin dolar) bir gelir ile geçinmek zorunda kalmıştır. 
Diğer yandan uygulanan ambargolar neticesinde işsizlik ve enflasyon sorunlarına kalıcı çözümler bulamamıştır.
2- Aynen ülkemizde olduğu gibi Vatikan merkezli Dinlerarası Diyalog çalışmaları İran'da da halkı İslam'dan uzaklaştırmış, İran halkının bir kesimini mezhepçi taassuba yönlendirirken diğer bir kesimini ise gündelik arzularının peşinden koşan insan yığınları haline getirmiştir.
3- Devleti yöneten kadroların ve kamuda üst düzey görev yapanların ya kendileri veya yakınları yolsuzluk suçlamaları ile halk nazarında itibar kaybetmiştir. Zenginlerin paralarını yurt dışına çıkarmaları, lüksün ötesinde bir hayat yaşamaları artı Zencani gibi isimlerin varlığı halkı rahatsız etmiş ve bir kısmının isyanına sebep olmuştur.
Bu üç ana başlığın hepsi özellikle İslam ülkelerine, emperyalistler tarafından ekilmiş fitne tohumları veya pimini ellerinde tuttukları el bombalarıdır. 
İran'da emperyalistler pimi çekmiş görünüyor veya yıllardır döktükleri benzine bir ufak kıvılcımla tutuşturdular. 
Bu olaylar daha önceden planlandığını gazetemizin değerli yazarları Muharrem Bayraktar, Orhan Dede, Murat Çabas ve Recep Bahar belge ve yorumlarıyla ortaya koydular. 
ABD, Ortadoğu'da artık ya hep, ya hiç politikası moduna geçti. Tabi ABD, kalbi İsrail ve ayakçısı Suud gibi ülkeler ile sözde İran halkının yanında olduklarını açıkladılar, her türlü desteği vereceklerini ifade ettiler.
İran'daki bu olaylardan ülke yönetiminin gerekli dersi alarak, halk arasında sosyal adaleti ve fakirlik sınırı üzerinde bir gelir dağılımı yaparak, doları sahibine verip kendi parasının piyasaya sürerek emperyalistlerin emellerini kursağında bırakmasını umut ediyorum.
Bir başka umudum ise ülkemiz yöneticilerinin İran'da yaşanan gelişmelerden ders alarak ülkemizde de gerekli sosyal ve ekonomik adımları atıp, kardeşi kardeşe düşman olmasından uzak tutmaları ve İran'ın bütünlüğünü sonuna kadar savunmalarıdır. 
Son söz; Bazı aptallar var. Provokatörlerin gönüllü uşağı olmuş aptallar. İran'daki gelişmeleri başörtüsü ile kıyafet ile bağlantılandıran, sebeplendiren aptallar. Aptal olmayın, diyorum.
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.