Ülkemizin maruz kaldığı, 'çok sesli göçü ve planlı istilayı' Erdoğan ve partisi, bugüne kadar 'Ensar, Muhacir, Katil Eset' başlıklarıyla savmaya çalıştı.
Ama ülkemizde yaşanan ekonomik krizler, afetler, Suriye'den ülkemize gelen terör örgütü mensupları, Suriyeli başıboş gençlerin karıştığı sosyal olaylar ve sandıktaki rövanş Erdoğan'ı zor duruma düşürdü.
Öyle ki, CNN International'a konuşan Erdoğan bir anda dününü hatırladı ve "Esed ailesiyle hukukum vardı. Ailece görüşürdük. Bu denli bir konumdaydık.
Daha sonraki bazı gelişmeler sebebiyle maalesef bu yakın ilişkilerimizde bir kopma oldu. Bu kopma bizi de üzdü. Son dönemde ise Sayın Putin'le olan dostluğum sebebiyle biz bu kapıyı açabiliriz dedik" dedi.
Sayın Erdoğan'ın bahsettiği bazı gelişmeler nedir? Bu bazı gelişmelerin faturasını kim ödedi ve bu bazı gelişmelerden kim veya kimler faydalandı?
Rus uçağı düşürülmüştü. İktidar anında 'biz düşürdük' demişti. Suriye'de, terör örgütlerine karşı savaşan Ruslara karşı savaşan bazı Türkmenleri, AKP kurmayları 'milli kahraman' ilan edip, ülkemizde ağırlamıştı.
Putin anında postayı koymuş ve iki ülke arasındaki ticareti sıfırlamıştı. Moskova'da kapıda bekletmişti.
Şimdi ne oldu da, kim, Suriye'de Erdoğan'ın yalnız bıraktı da 'Putin yeni dost' oldu? Sayın Erdoğan böyle konuştu diye 11 yıllık yaşanmışlığı unutalım mı?
Suriyelilere sahip çıktığı kadar milletimize sahip çıkmadı
Çıktı mı? Erdoğan 5 yıl önce ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmek için meydanlardaydı. Konu bugünkü ile aynıydı: 'Planlı göç, sesli istila'.
Erdoğan meydanlarda, Suriye politikalarını eleştirenlere ateş püskürüyor ve restini çekiyordu: 'Bugüne kadar 40 milyar dolar harcadık. Gerekirse 40 milyar dolar daha harcarız'.
Bugün bu para en az 50 milyar dolardır. Şimdi tabloyu önünüze koyayım.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık sosyal medya hesabından övünerek şu rakamları paylaşmıştı:
Sosyal yardım alan hane sayıları yıllara göre:
2002: 1 milyon
2015: 3 milyon
2019: 3,3 milyon
2021: 4,3 milyon
2022: 4 milyon 332 bin 805. Aile büyüklüğü 4. Dört ile çarp. 16 milyon kişi aç.
Peki, 21 yılda insanımıza ne kadar sosyal yardım dağıtıldı? Yılda en fazla 20 milyar TL'den 400 milyar TL. Emin olun bu rakamı geçmiyor.
İktidar ısrarla ülkemizde 3 buçuk milyon Suriyeli var, diyor. Peki, 11 yılda bu insanlara ne kadar para verildi? 50 milyar dolar. Yani 1 trilyon TL. Gördünüz mü halkın iktidarını!
Rakama bak rakama
Et, ot, saman, yağ, peynir ithal eden AKP iktidarı, tarım kesimine, 'son 19 yılda reel rakamlarla toplam 396 milyar lira destek ödemesi yaptık' diyerek bir övünç içerisinde.
Tarıma 396 milyar lira destek olan AKP, Suriyelilere ne kadar destek olmuştu? 1 trilyon TL. Gördünüz mü halkın iktidarını!
Erdoğan, kim istediği için Suriyelilere sahip çıkıyor?
Rusya mı? Hayır. İran mı? Hayır. Arap ülkeleri mi? Hayır. Esad mı? Hayır. Erdoğan ve iktidarı kim istediği için Suriyelilere sahip çıkıyor?
Efendim, Esad katil! Hadi oradan. 11 yılda 13 kez genel af çıkardı. Daha birkaç gün önce 'Vatandaşlarına, ülkenize dönün, toprağınıza sahip çıkın', dedi.
O zaman kim? Emin olun ABD. Emin olun İsrail. Emin olun AB. Erdoğan ne demişti? "Bugün Avrupa halkları kendi topraklarında huzur ve güven içinde yaşıyorsa Türkiye'nin ve Türk milletinin fedakarlığı sayesindedir."
Dost-müttefik Suriye ve Türkiye tablosu olsaydı bugün Kudüs sokaklarından on binlerce Yahudi, 'Araplara ölüm' 'Köyleri yakın' sloganları yürüyemeyecekti.
İsrail, Mescid-i Aksa'yı basıp, namaz kılanları coplayamayacaktı. Golan tepelerini işgal edemeyecekti. Mavi Marmara'ya saldıramayacaktı.
Akdeniz'in doğalgazını İsrail, Mısır, Yunanistan değil Türkiye, Suriye, Mısır çıkaracaktı.
Yarım milyondan fazla Suriyeli ölmeyecekti. Milyonlar vatanlarından olmayacaktı. Suriyeli çocuklar vatansız, eğitimsiz ve geleceksiz kalmayacaktı.
Ama Erdoğan ve partisi ne yaptı? BOP'a sahip çıktı. Milletimizi ise Esad'ın katil olduğuna inandırdı.
O, Esad öyle bir katil ki, Suud-i Arabistan ile görüşüyor, Çin, Rusya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile görüşüyor, ABD ve batı ile görüşüyor. Şimdi Arap Birliğindeki yerini de aldı.
Ama Taliban ile görüşen Erdoğan ve iktidarı hala net duruş gösteremediği gibi 'Esad ile görüşmem', diyor.
Mart ayında "Ana muhalefet, 'Biz seçimi kazandığımızda mültecileri ülkelerine göndereceğiz' diyor. Biz, göndermeyeceğiz. Ensarın ne olduğunu biliyoruz' diyordu Erdoğan.
Ülkemiz göçmen deposu olmuş vaziyette. Ama bu ülkede 6 yıldır İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu ise "Türkiye'yi göçmen deposu yapmayız ama Suriyeliler, bizim kardeşlerimiz, biz onları ölüme gönderemeyiz" diyor.
Tercüme edebilecek olan var mı?
Sondan bir önceki söz Erdoğan'ın olsun: "Egoları tavan yapmış, geçmişi başarısızlıklar ve seçim yenilgileriyle dolu şahsiyetlerin sizi kendi dipsiz karanlıklarına sürüklemesine asla izin vermeyin."
Son söz Sayın Erdoğan'ın: 'Egoları tavan yapmış, geçmişi başarısızlıklar ve seçim yenilgileriyle dolu şahsiyetlerin sizi kendi dipsiz karanlıklarına sürüklemesine asla izin vermeyeceğiz'.
- Bakan değiştirmekle bu iş olmaz / 15.02.2026
- AKP neden satıyor? / 14.02.2026
- De Gaulle’nin yapamadığını Haydar Baş yaptı / 13.02.2026
- Adalet ve insanlık teklifine siyasilerimiz ve medyamız cevap vermedi / 12.02.2026
- Sapıkların söz sahibi olduğu dünyada yaşamak / 11.02.2026
- Kimi bebek katiline, kimi de insanlığa umut oluyor / 09.02.2026
- Dünya Milli Ekonomi Modelini konuşuyor / 08.02.2026
- CHP rol çalma MHP çaldırmama peşinde / 07.02.2026
- Bu millet çok 6 Şubatlar gördü ve hepsini de unuttu / 06.02.2026


























































