logo
18 NİSAN 2026

"Esed" oldu "Esad"

23.12.2013 00:00:00
Hatırlarsanız, bundan iki ay önce Prof. Dr. Haydar Baş Bey gazetemizde yazdığı bir makalede AKP hükümetinin Suriye politikasını değerlendirmiş ve "Bizim hükümet yetkilileri, halen "Esed gitsin" diyedursun, inanıyoruz ki, yakın bir zamanda, Türkiye düşman Esed'e yine "kardeş Esad" demeye başlayacaktır" tespitinde bulunmuştu. Ve yine haklı çıktı. Bugünlerde dikkat ettiyseniz hükümete yakın olan basın kuruluşları Suriye Devlet Başkanı'na "Esad" demeye başladılar. Eminim ki "kardeş" demeleri de çok uzak değildir. Bu girişten sonra önemine binaen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Suriye gündemine dair yaptığı son açıklamalara biraz değinelim. Rus Devlet Ajansı RIA'ya konuşan Lavrov, "Sadece özel görüşmelerde değil, kamuya açık olarak söyledikleri sözlerde de Batılı meslektaşlarımız aynı düşünceyi ifade ediyor: Esad'ın görevinde kalmaya devam etmesi, teröristler tarafından devrilmesinden daha az tehlikeli?" Rusya zaten Esad'ın kalmasından yanaydı. Esad'ın devrilmesi için askeri operasyonu düşünen ve de küresel teröristlerin Suriye'ye girmesine sebep olan Batılı ülkelerin de Esad'ın kalmasından yana bir tavır ortaya koyması, Esad ve de onu yalnız bırakmayan Rusya için büyük bir başarıdır. Rus Dışişleri Bakanı'nın açıklamalarında "Bunu biz başardık" tarzında Amerikanvari bir egoist mantık da yok; Lavrov gayet mütevazi bir şekilde, "Eğer Esad halk desteğini kaybetseydi bu savaş 2 yılı aşkın süredir devam etmezdi ve rejim çoktan yıkılırdı" ifadelerini kullandı. ABD'nin dış politikasına Türkiye örneğiyle baktığımızda, başarıları hep kendine yontan, başı sıkıştığında, bir tehlike gördüğünde ise kendisini kurtarma uğruna Türkiye'yi topun ucuna koyan bir anlayışa sahip. Türkiye'ye, Suriye'nin teröristlerine destek vermesini empoze eden kendisi, ama uluslar arası arenada başı sıkışınca, Türkiye teröristlere destek veriyor diye feveran eden de kendisi; Türkiye'ye kendisi ve İsrail için istihbarat toplama amaçlı füze kalkanını kurduran kendisi ama füze kalkanına koruma kalkanı koymayarak, Türkiye'yi Rusya ve İran nezdinde hedef tahtasına oturtan da kendisi? Bu arada füze sistemine entegre olan kendi füzelerini de tehlike anında kaçırabileceği şekilde sabit bir mekana değil de gemilere monte eden de kendisi? ABD ile Türkiye müttefikliği, parsayı ABD toplayacak, suçu Türkiye üstlenecek stratejisine(!) endekslenmiş vaziyette?  Rusya'da ise, sonuna kadar müttefiklerini koruyan, kollayan ve de başarıları onlara havale eden bir mantık söz konusu? Ve Rusya Devlet Başkanı Putin'i "Dünya Lideri" yapan özelliklerden birisi de bu? Rusya'nın dış politikasını Lavrov şöyle özetliyor: "Dış politikamız, uluslararası hukuka ve BM'nin ana rolüne saygı, krizlerin çözümünde barışçıl yolların tercih edilmesi, ülkelerin ulusal bütünlüğü ve egemenlik haklarına saygı prensipleri üzerine kurulu?" Kalıcı olan da bu anlayış?  Lavrov Rusya'nın dış politikasının konjonktürel değil tutarlılık üzerine kurulduğunun altını çiziyor.  Yeri gelmişken, Rusya'nın bu tutarlı dış politikasının 2005 yılında Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'yle tanıştıktan sonra oluştuğunu da ifade etmeliyiz. Ondan önce IMF'ye bağımlı olmanın etkisiyle Rusya da kapitalist dünyanın sömürüsü altındaydı ve bırakın tutarlı dış politikayı, Rusya adına bir dış politika geliştirecek durumda değildi. Tutarlı bir dış politika için ülke bağımsız bir iktisadi alt yapıya sahip olmalıdır. Rusya iktisadi zemini Milli Ekonomi Modeli ile bulduğu için Prof. Dr. Haydar Baş Bey'i parlamentosuna çağırdı, hiçbir lidere tanımadıkları şekilde 5 saat gibi bir zaman Duma'da Onun modelini gündeme taşıdı ve teşekkürlerini arz etti. Darısı Türkiye'nin başına? 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.