Ülkemiz ve bölgemizde bu kadar kritik gelişmeler yaşanırken siz ne yapıyorsunuz?
Evet, İmamoğlu ve diğer belediyelerinize yapılan planlı operasyonu biliyoruz, görüyoruz. Emin olun vatandaşta hatta din adına iktidara sahip çıkan önemli isimlerde farkında.
Ve herkes, 'yolsuzluklar sadece CHP belediyelerinde mi var' sorusunu tepki olarak dillendiriyor. Neden herkesin bildiği başlıklar ve hazırlanan dosyalarda AKP'li belediyelere, isimlere dokunulmuyor' sorusunu soruyor.
Yani vatandaş her şeyin farkında ama siz farkında değilsiniz!
Ey CHP! PKK açılımıyla ülkemizin yapısı, milletimizin birliği alenen tehdit altında.
ABD Büyükelçisi hemen her gün ülkemiz için kaftan biçiyor.
Sizin tek başlığınız Ekrem İmamoğlu mu?
Bu millet ve devletimiz Ekrem İmamoğlu'ndan da, Recep Tayyip Erdoğan'dan da, Devlet Bahçeli'den de büyüktür.
Ortak mısın?
Bebek katilinin daha doğrusu ABD'nin istekleri, 'terörsüz Türkiye, PKK silah bıraktı' başlıkları ile TBMM'de onaylatılmak isteniyor.
DEM, size İmamoğlu üzerinden açık rüşvet teklif ediyor. Siz ise yıllardır sakız yaptığımız barış, hak, özgürlük kavramlarını çiğniyorsunuz.
Yıllardır avukatlığını yaptığınız bölücü Kürt hareketini bile iktidar ve MHP'ye kaptırdınız. Hala aynı sakızı çiğniyorsunuz.
Şimdi AKP de, MHP de, DEM'de, İmralı'da, Kandil'de, Washington da, Brüksel de 'Kürt haklarını' konuşuyor!
Ey CHP!
'Kurucu partiyiz, Atatürk'ün partisiyiz' diyorsunuz!
Peki, sözde Kürt sorunu için Atatürk ne diyor? Hiç mi merak etmiyorsunuz? Yoksa bilmiyor musunuz? Ya da Atatürk'ün konu hakkındaki tespit ve vurguları parti programınıza uygun değil mi?
Ey Atatürkçüler
Bakın İngiliz ve Amerikan oyunu olan 'Kürtçülük' için Atatürk ne diyor?
"Bugünkü Türk Milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır.
Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar. Birkaç düşman aleti mürteci, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır.
Çünkü bu millet, fertleri de umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.
Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevi vatandaşlar, mukadderat ve talihlerini Türk Milletine vicdani arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözüyle bakılmak, medeni Türk milletinin asil ahlakından beklenebilir mi?
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep aynı cevherin damarlarıdır.
Bu damarlar, birbirini tanısın. Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkûmdur.
Türk milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir…
Biz ne Bolşevikiz, ne de komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız.
Türkler, milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir.
Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle iş birliği yapan bütün milletlere saygı duyar ve riayet ederiz.
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.
Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.
Bizim halkımız, menfaatleri birbirinden ayrılır sınıflar halinde değil tam aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine gerekli olan sınıflardan ibarettir. Bu dakikada dinleyicilerim çiftçilerdir, sanatkârlardır, tüccarlardır ve işçilerdir. Bunların hangisi diğerinin muarızı olabilir?
Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakâr bir halktır.
Bizim milletimiz, derin bir maziye maliktir. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu.
Bu sahne yedi bin senelik (en aşağı), bir Türk beşiğidir. Beşik, tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünya'yı aydınlatan güneş'tir…
Bu memleket tarihte Türk'tü, hâlde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.
Bugün vardığımız barışın, ebedî barış olacağına inanmak safilik olur.
Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar. Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe, mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz…
Bu dünyadan göçerek Türk Milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:
'Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız'.
Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk Milleti duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir.
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.
Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur!
Ey Atatürkçüler! CHP mi, Atatürk mü?
Evet, İmamoğlu ve diğer belediyelerinize yapılan planlı operasyonu biliyoruz, görüyoruz. Emin olun vatandaşta hatta din adına iktidara sahip çıkan önemli isimlerde farkında.
Ve herkes, 'yolsuzluklar sadece CHP belediyelerinde mi var' sorusunu tepki olarak dillendiriyor. Neden herkesin bildiği başlıklar ve hazırlanan dosyalarda AKP'li belediyelere, isimlere dokunulmuyor' sorusunu soruyor.
Yani vatandaş her şeyin farkında ama siz farkında değilsiniz!
Ey CHP! PKK açılımıyla ülkemizin yapısı, milletimizin birliği alenen tehdit altında.
ABD Büyükelçisi hemen her gün ülkemiz için kaftan biçiyor.
Sizin tek başlığınız Ekrem İmamoğlu mu?
Bu millet ve devletimiz Ekrem İmamoğlu'ndan da, Recep Tayyip Erdoğan'dan da, Devlet Bahçeli'den de büyüktür.
Ortak mısın?
Bebek katilinin daha doğrusu ABD'nin istekleri, 'terörsüz Türkiye, PKK silah bıraktı' başlıkları ile TBMM'de onaylatılmak isteniyor.
DEM, size İmamoğlu üzerinden açık rüşvet teklif ediyor. Siz ise yıllardır sakız yaptığımız barış, hak, özgürlük kavramlarını çiğniyorsunuz.
Yıllardır avukatlığını yaptığınız bölücü Kürt hareketini bile iktidar ve MHP'ye kaptırdınız. Hala aynı sakızı çiğniyorsunuz.
Şimdi AKP de, MHP de, DEM'de, İmralı'da, Kandil'de, Washington da, Brüksel de 'Kürt haklarını' konuşuyor!
Ey CHP!
'Kurucu partiyiz, Atatürk'ün partisiyiz' diyorsunuz!
Peki, sözde Kürt sorunu için Atatürk ne diyor? Hiç mi merak etmiyorsunuz? Yoksa bilmiyor musunuz? Ya da Atatürk'ün konu hakkındaki tespit ve vurguları parti programınıza uygun değil mi?
Ey Atatürkçüler
Bakın İngiliz ve Amerikan oyunu olan 'Kürtçülük' için Atatürk ne diyor?
"Bugünkü Türk Milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır.
Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar. Birkaç düşman aleti mürteci, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır.
Çünkü bu millet, fertleri de umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.
Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevi vatandaşlar, mukadderat ve talihlerini Türk Milletine vicdani arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözüyle bakılmak, medeni Türk milletinin asil ahlakından beklenebilir mi?
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep aynı cevherin damarlarıdır.
Bu damarlar, birbirini tanısın. Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkûmdur.
Türk milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir…
Biz ne Bolşevikiz, ne de komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız.
Türkler, milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir.
Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle iş birliği yapan bütün milletlere saygı duyar ve riayet ederiz.
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.
Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.
Bizim halkımız, menfaatleri birbirinden ayrılır sınıflar halinde değil tam aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine gerekli olan sınıflardan ibarettir. Bu dakikada dinleyicilerim çiftçilerdir, sanatkârlardır, tüccarlardır ve işçilerdir. Bunların hangisi diğerinin muarızı olabilir?
Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakâr bir halktır.
Bizim milletimiz, derin bir maziye maliktir. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu.
Bu sahne yedi bin senelik (en aşağı), bir Türk beşiğidir. Beşik, tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünya'yı aydınlatan güneş'tir…
Bu memleket tarihte Türk'tü, hâlde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.
Bugün vardığımız barışın, ebedî barış olacağına inanmak safilik olur.
Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar. Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe, mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz…
Bu dünyadan göçerek Türk Milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:
'Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız'.
Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk Milleti duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir.
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.
Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur!
Ey Atatürkçüler! CHP mi, Atatürk mü?
Akın Aydın / diğer yazıları
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026


























































