HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Ey Müslümanlar! Mescid-i Aksa yanıyor

12.05.2021 00:00:00
'Ey Müslümanlar! Mescid-i Aksa yanıyor' seslendirme dosyası:

Yarın Ramazan Bayramı, milletimizin ve tüm İslam aleminin bayramı kutlu olsun.

Ama bu bayrama içimizde büyük bir yangınla giriyoruz. İlk kıblegahımız olan, Hz Peygamber'in (s.a.v) Miraç mucizesinde diğer peygamberlere imamlık yapıp namaz kıldırdığı, Allah'ın sevdiği ve seçtiği kutsal mekanımız Mescid-i Aksa işgal altında; bombalanıyor, yağmalanıyor, yakılıyor ve yıkma planlarının provaları yapılıyor.

İslam dünyası ise derin bir sessizlik içinde; olayları seyrediyor, dostlar alışverişte görsün misali, iç siyasete yönelik, göstermelik kınama mesajları yayınlanıyor ama hiçbir İslam ülkesi İsrail'in bu zulmünü, işgalini durduracak pratik bir adım atmıyor.

Mekke'de Beytullah, Medine'de Ravza, Kudüs'te Mescid-i Aksa.

Mescid-i Aksa İslam'ın üç önemli kutsal mekanından biri olmasına rağmen, İslam aleminin bu duyarsızlığı, bu vurdumduymazlığı anlaşılır gibi değil.

Kutsalımıza yapılan bu saldırılara İslam dünyasının bu vurduymazlığına rağmen, Müslümanlar Ramazan'da tuttukları orucun, kıldıkları namazın, okudukları Kur'an'ın kabul olacağını, bayram kutlayacabileceklerini zannediyorlar.

Hz Peygamber (s.a.v) buyurmuyor mu, "Bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle, buna güç yetiremiyorsanız dilinizle müdahale edin, buna da güç yetiremiyorsanız kalbinizle buğzedin, ama bu imanın en düşük seviyesidir" diye.

Maalesef bugün İslam ülkelerinin liderleri bırakın elle, dille müdahale etmeyi, kalpleri ile bile buğzetmekten acizler, sadece göstermelik kınıyorlar ama perde arkasında İsrail ile ilişkiler, normalleşme yarışı tüm hızıyla devam ediyor.

Bu etkisiz, yapmacık kınamalar, İsrail'e cesaret vermekten, İsrail'in Mescid-i Aksa'da yaktığı ateşi körüklemekten başka hiçbir işe yaramıyor. Şu gerçeği unutmayalım ki, zulme sessiz kalanlar, en az zulmü işleyenler kadar sorumludur.

1948 yılında BM'nin desteğiyle kurulan İsrail, o tarihten bu güne sürekli yayılmacı politika izledi ve Filistin coğrafyasının asıl sahiplerini kendi evlerinden ve topraklarından kovdu.

Tüm İslam dünyası buna sessiz kaldığı için bugün iş Mescid-i Aksa'ya kadar geldi.

Mescid-i Aksa'ya bugün baskınlar düzenleniyor, içeride namaz kılan sivillerin üzerine bombalar, mermiler yağdırılıyor, Mescid-i Aksa'dan alevler yükseliyor.

Yani İsrail İslam aleminin kalbine hançer saplıyor, İslam alemi yine tepkisiz.

Bu tepkisizlikten cesaret alan İsrail ve ortakları, emin olun ki, bir sonraki hedef tahtasına Kabe'yi ve Ravza'yı oturtacaktır.

Mescid-i Aksa'nın savunması, bir avuç çaresiz Filistinliye bırakıldı.

Yahu, Mescid-i Aksa, sadece Filistinlilerin mi meselesidir? Bu nasıl bir anlayıştır böyle?

Yahudilerin Hz. Musa'yı yalnız bırakıp, "Git sen Rabbinle beraber savaş" sözlerini duyunca, "Bu nasıl bir millet böyle?" diyerek tepki koyuyoruz ama, Mescid-i Aksa konusunda tüm İslam aleminin ortaya koyduğu tavır aynen bunun gibi değil midir?

Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, birçok ayetinde Yahudilere ve Hıristiyanlara yaptığı ikazları  anlatmaktadır; biz Müslümanlar sapıtmayalım, yanlışa düşmeyelim diye.

Ama maalesef şu anda onların yaptığı, ikaz gördüğü, hatta bu sebepten dolayı lanetlendikleri yanlışları bugün İslam alemi topyekün yapıyor.

Kur'an'ı okumaktan ziyade, O'ndan ders almak, istifade etmek önemlidir.

Ama maalesef bugünün Müslümanları, Kur'an okuyor ama içindekilerden habersiz, Allah'ın muradının tersine işler yapıyor.

Ahirin de ahirindeyiz, yani ayıkmak için çok fazla zamanımız da kalmadı.

Kur'an'da Cenab-ı Hak, Ehl-i Kitap'la, yani Hıristiyan ve Yahudilerle dost olmayın buyuruyor, eğer olunursa da onlardan olacağımız konusunda da uyarıyor.

Allah'ın bu emrine rağmen, bugün İslam dünyası, başta İsrail olmak üzere İslam dünyasını işgal edelerle kol kola, aynı safta yer alıyor, Müslüman'a namlu doğrultuyor.

İşin garip tarafı, bu konuda "onlardan olursunuz" hükmü olmasına rağmen, hala kendisini Müslüman zannetmeye devam ediyor, İslam adına ahkam kesiyor.

Cenab-ı Hak her şeyi bilendir, görendir. Bugün kendinizi Müslüman diye halka yutturabilirsiniz ama Allah'ın huzurunda her şey ayan beyan ortaya çıkacak.

Yaptıklarınızdan ne bu dünyada, ne de ahirette bir fayda bulacaksınız.

Mescid-i Aksa yandıkça, içimiz yanıyor, bu yazdıklarımız içimizdeki bu yangının yansımasıdır. Ve gerçek bir tepki ortaya koymaya gücü olanların vurdumduymazlığına sitemimizdir. Ayıkmak zorundayız, bugün Filistin, yarın Türkiye; bugün Kudüs yarın İstanbul; bugün Mescid-i Aksa, yarın Beytullah.

Çözüm konusunda Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'a mutlaka kulak verilmelidir. BTP Lideri şu dikkat çekici tespitleri ve çözümleri sunmaktadır:

"Harem-i Şerif'te namaz kılanların üzerine biber gazı sıkılması, ses bombaları atılması, insanların gece yarısı evlerinden zorla çıkarılması artık bu zulme gerçek anlamda 'dur' demenin vaktinin geldiğini gösteriyor."

"Her fırsatta insan hakları, inanç özgürlüğü gibi kavramları dillerine pelesenk eden batının İsrail saldırıları karşısında sessiz kalması gerçek yüzlerini ortaya koymaktadır. "

"Batı dünyasının sessizliğinden daha ziyade İslam dünyasının pısırık hali daha dikkat çekici, üzücü ve kahredicidir."

"Merhum Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş her konuda olduğu gibi bu konuda da İslam dünyasının önüne çözümü koymuştu. Aralık 2017'de ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının ardından Haydar Baş 'İslam dünyası Mescid-i Aksa'yı başkent ilan etmelidir' çağrısı yapmıştı. Eğer o gün İslam dünyası Haydar Baş'ın sesine kulak verseydi İsrail bu Ramazan gününde ilk kıblemize pervasızca saldıramazdı."

"Gelinen noktada İsrail'in içi boş kınama metinleriyle durdurulamayacağı ortada. Yapılması gereken İsrail ile imzalanan askeri, ekonomik, istihbari olanlar başta olmak üzere tüm anlaşmaları askıya almaktır."

"İsrail'e verilebilecek en etkili karşılık, İslam dünyası olarak birbirimizi yemekten vazgeçerek bir bilek bir yürek olmamızdır. Bu da yine Prof. Dr. Haydar Baş'ın,  'Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt'tir' anlayışına uygun olarak  kardeş olmaktır."

 
Murat Çabas / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.