ABD, özellikle 1945 yılında acımasızca kullandığı atom bombasıyla küresel bir korku oluşturup dünya hakimiyetini ilan ettikten sonra ülkelerin onun boyunduruğundan çıkmaması için her türlü baskıyı devreye koydu.ABD için nükleer güç ve silah teknolojisi diğer ülkeleri hizada tutmak için bir sopaydı, ekonomi, para politikaları bir sopaydı, kaynaklara hakimiyet bir sopaydı, terör, kaos, karmaşa bir sopaydı, medya ve basın gücüyle kirli propaganda, sinema, internet bir sopaydı, komşu ülkelerle ilişkiler bir sopaydı?Ve ilginçtir, Paris'teki saldırıdan sonra Fransızları terörist gösteren ABD ve İngiliz yapımı filmler sahneye çıkmaya başladı.ABD'nin bu küresel hakimiyetine Avrupa ülkeleri içinde en fazla direnen ve karşı duruş sergileyen ülke her zaman Fransa olmuştur. Bunun temelinde 1789 Fransız İhtilali örneğinde olduğu gibi bağımsızlık yanlısı bir karaktere sahip olmalarının etkisi büyüktür.Zaten son zamanlarda Fransa'yı Rusya'ya yakınlaştıran temel mantık da budur. Fransa yıllardır aradığı milli devlet olma, bağımsız karaktere sahip olma özelliğini son zamanlarda Rusya'da gördü. Fransız siyasetçi ve 2017 yılında Fransa Cumhurbaşkanı olarak görülen Le Pen'in Rusya'nın uyguladığı Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ait Milli Ekonomi Modeli'ne "vatansever model" demesi bu sebepledir.Dilerseniz Fransa'nın özgürlük ve bağımsızlık adına tarihi çıkışlarına örnek olması için ve Avrupa ülkelerinden neden bağımsız Rusya'ya ilk meyleden ülkenin Fransa olduğunu anlamamız için Fransız meşhur siyasetçi De Gaulle'den misal verelim.Fransa, Hitler döneminde işgale maruz kalmış ve 1945 yılında ABD-İngiltere ikilisinin yardımıyla bu Alman işgalinden kurtulmuştu. Fransa Alman işgalinden kurtulmuştu ama bu sefer ABD'nin her yönden modern köleliğine maruz kalmıştı.De Gaulle'ün siyasi hayatındaki en önemli mücadelesi ve temel amacı ise işte bu Amerikan esaretinden kurtulup yeniden bağımsız olma noktasındaydı.De Gaulle'ün İngiltere'ye olan tavrı da bu ABD baskısından kurtulma amacını ortaya koymaktadır; 1959 yılında Starsbourg'da yaptığı konuşmada İngiltere'nin içinde bulunmadığı, işin ilginç tarafı Rusya'nın dahil olduğu bir Avrupa belirtmiştir. De Gaulle, İngiltere'yi ABD'nin Avrupa'da bir Truva atı olarak ifade etmektedir. Hatta İngiltere 1963 ve 1967 yıllarında iki kez AET'ye girmek istemiş, Fransa veto ettiği için girememiştir. İngiltere'nin AET'ye girişi ancak De Gaulle öldükten sonra gerçekleşmiştir.De Gaulle'nin ekonomi uygulamaları da oldukça farklıdır; kapitalizmin aksine, devletin güçlü olduğu bir ekonomi uygulamıştır. Bu dönemde Fransız GSMH'si 200 yıldan sonra ilk kez İngilizlerinkini geçmiştir.De Gaulle'ün tarihe geçen bir icraatı da para politikası ile alakalıdır. Malum, o dönemlerde 1 ABD doları 1 gram altına endeksliydi. De Gaulle, topladığı bütün dolarları gemilerle ABD'ye göndermiş ve "mademki 1 dolar bir gram altına eşit bana bu dolarların karşılığı olarak altın ver" demiştir.Hiç böyle bir tepkiyle karşılaşacağını tahmin edemeyen ABD ulusal tatil ilan etmiş ve ülkesinde herkesten altın toplamaya başlamıştır. Dolarların karşılığı altını veren ABD, sonra da "bundan böyle 1 dolar 1 gram altına eşit değildir, 1 dolar 1 dolara eşittir itirazı olan varsa Pentagon buradadır" açıklaması yapmıştır.De Gaulle'ün Ortadoğu politikası da önemli? Fransa De Gaulle gelmeden önce İsrail'le çok yakın bir müttefik durumunda? Hatta öyle ki 1956 yılında Süveyş Kanalı konusunda İsrail ile birlikte Mısır'a karşı savaştılar. De Gaulle başa geçince, İsrail'i oldukça şaşırtan politikalara imza atmış ve Altı Gün Savaşı başlatan İsrail'i sert bir şekilde kınamıştır.İsrail bu politika değişikliğini Fransa'nın ihaneti olarak görmüş ve bu tarihten sonra ABD'ye daha yakın olmuştur.ABD-İngiltere ve İsrail troykası, Fransa'nın bu özünde olan bağımsızlık karakterini iyi bildikleri için her ne kadar müttefik gibi davransalar da sürekli endişeli olmuşlar ve başta da bahsettiğimiz ekonomik, siyasi, illegal yöntemlerle Fransa'yı hizada tutmaya çalışmışlardır.Zaten Paris'te yaşanan son terör eylemini de bu kapsamda düşünmek gerekmektedir.Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu olayla ilgili yaptığı yorumlar son derece önemlidir.Fransa'nın son dönemde ABD çizgisinden Rusya çizgisine kayan bir politika izlediğini söyleyen BTP Lideri, Paris saldırısı ile Rusya'nın başını çektiği, milli paralarla ticareti öngören MEM Bloğu'na katılmak üzere olan Fransa'ya gözdağı verildiğini vurgulamıştır.Milli Ekonomi Modeli'ni tüm yönleriyle uygulayarak bağımsız bir karaktere bürünen ve dünya lideri olan Rusya, bugün ABD-İngiltere ve İsrail troykasının küresel boyunduruğundan kurtulmak isteyen tüm ülkeler için örnek olmuştur. Bağımsız ve örnek duruşuyla Rusya, tarih boyunca Avrupa'da bağımsızlığın öncüsü olarak en önde görünen Fransa için bir cazibe merkezi durumundadır.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
























































