HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 MAYIS 2022, PAZAR

Hacı Murro ve Tofaş

08.01.2022 00:00:00

Türkiye'de bazı işlere imza atan insanlar vardır. 

Bir de onların yaptıkları işlerden ötürü toplumda iz bırakan ürünleri…

Türk İnsanının en büyük hayali bir otomobil sahibi olmaktı.  1960'lı yıllar yabancı araçların pahalılığı nedeni ile buna pek izin vermeyen yıllardı. 

İtalyan otomotiv devi Fiat ile Türkiye'nin yatırım devi Koç Holding'in bir araya gelmesi ile yapılan işbirliği sonucu Bursa'nın Demirtaş'ındaki geniş bir arazi satın alınarak Tofaş'ın açılımı olan "Türk Otomobil Fabrikası'nın temelleri atılmıştı.  Tarih 13 Nisan 1969 idi… 

Türk insanı, uzun yıllar binek araç olarak kullanacağı, kuş serisinden Murat 124'ün bu fabrikada üretileceğini ve o zamanki para ile 30 bin liralık bir halk aracı olması için planlandığını bilmiyorlardı. 1970 yılında doların 15 liraya çıkması ile aracın fiyatı yaklaşık 60 bin lira olmuştu ve ayda 5 bin lira ayıran bir insan bir yıl para biriktirdiğinde otomobil sahibi olabiliyordu. 

Büyük bir özlemle beklenen, Türk insanının emeği olan, tam yerli sayılmasa da yerli olma yolunda ilerleyen Murat 124 bir Bursa markası olarak 1971 yılının Şubat ayında üretime girdi ve üretimine son verilen 1976 yılına kadar 135 bine yakın bir rakama ulaştı. Bu süreçte Murad-ı Hüdavendigar'dan adını alan beş kişilik otomobil, birçok ralli'ye katıldı, ailece hacca gidip geldi, Hacı Murro veya Hacı Murat adı ile anılmaya başladı. Kısacası Türkiye'nin her yerinde hizmet veren başarılı bir sürece imza attı. 

* * *

Peki, bizi ilgilendiren yönü neydi? Elbette bu başarı önemliydi. Ardından farklı araç firmaları Türkiye'nin iyi bir otomotiv endüstrisine doğru gittiğini görerek pastadan pay almak üzere kendi ürünleri için ucuz işçiliğin söz konusu olduğu Türkiye pazarına girdiler. Tofaş da yeni modellere yöneldi. Daha yüksek rakamlara mal olan, halk arabası olmaktan çıkan lüks araçlar üretmeye başladı. 

Bugün Hüseyin Baş'ın işaret ettiği Türkiye'de ki bir otomobil fabrikasında çalışan işçi ile Almanya'da ki bir fabrikada çalışan işçi maaşı arasında yine büyük uçurumlar vardı. Yabancı sermayenin Türkiye'de ucuza mal edip, yurt dışı piyasalarda yüksek kâr ile satması o yıllarda gündemde idi. Murat 124 gibi bir halk aracının yerini alan diğer kuş serileri, bugün bile kullanılan araçlar dar gelirli aracı olma özelliğini taşıyarak yollardalar. 

Şahin, Doğan ve Kartalların döneminde fabrikanın eğitim departmanında görev yaparken güzel işlere, güzel imzalar atan insanlarla beraber olduk. Pek çok anıyı paylaştık. Mesela personel müdürlüğü görevini üstlenmiş olan Yalçın İpbüken aynı zamanda Tofaş SAS spor kulübünün başkanı idi. Onun döneminde basketbol takımı Türkiye'de fırtınalar yaratırken, yine aynı kulübün bünyesinde Muharrem Atik Hoca'nın seçip oluşturduğu takım Avrupa güreş şampiyonasında şampiyon oluyor, yıllar sonra Türk sporuna önemli bir soluk getiriyordu. Atletler birinciliklere koşarken biz de ilk kez bir fabrikada "işçi çocukları ile izcilik" projesini gerçekleştiriyor, Kirazlıyayla ve Yılanlıkaya'da Tofaş personeli çocukları ile kamplar açıyorduk. 

Tofaş, Bursa'nın yaşamında 4 bin aileye iş imkânı sağlamış, pek çok yapı kooperatifinin kurularak insanların ev sahibi olmasına katkı vermişti. Bünyesinde oluşturduğu tüketim kooperatifi sayesinde yine pek çok ev buzdolabı ve çamaşır makinesi ile tanışmış, o yıllar için lüks sayılan ev aletlerine kavuşmuştu. Dışarıya göre uygun fiyatlı yemeklik ürünler insanların mutfağına aş olarak girmişti. Bayram paketleri, yılbaşı paketleri, kuruluş şenlikleri sosyal hayatı renklendirmişti. 

Kültürpark'ta oluşturulan lokal, pek çok personelin düğün ve kutlamalarına şahit olmuştu. 

O yıllarda herkesin yakından tanıdığı itfaiye amiri Ömer Komutanı, 4 bin kişinin yemeğini hazırlayan ekibin Naim Ustasını, her yere koşturan Hüseyin'i,  gazeteci  Cemal'i, eğitim birimindeki Bursasporlu Küçük İbrahim'i, Sosyal İşler Şefi Cemal'i, personelci Ersin'i saygı ile yad etmek isterim. Çünkü onlar en az atölye şefleri kadar canla başla çalışan, Tofaş'ı var eden insanlardı. 

Ama bu işte en büyük teşekkürü Tofaş'ı kuran Vehbi Koç ve arkadaşlarına borçluyuz. Bir konuşmasında Türk insanı için arabanın ayakkabı kadar bir ihtiyaç olduğunu, insanların işine gitmek için kendi arabasına sahip olmaları gerektiğine dikkat çeken halkın alabileceği bir bütçede araç üretmek de onların talebi idi. Bu düşünce sayesinde pek çok aile yeni boya ve deri koltukların kokusu ile tanıştı. Uzun yıllar Türk insanına hizmet etti…

Toprakları bol olsun…

Öyle de oldu. Bugün pek çoğumuz ülkemizde üretilen araçlara biniyorsak bu unuttuğumuz o insanlar sayesindedir. 

77'li yıllardan sonra Tofaş'ın işçi sayısı 7 bini geçti. Bugün ürettiği araçları ile Türk insanına hizmet vermeye devam ediyor. 

Ancak halkın dar gelirli kesimi için araç üretiyor mu? 

Doğrusu onu sorgulamak lazım. 

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.01.2021, 08.01.2020, 08.01.2019, 08.01.2018, 08.01.2017, 08.01.2016, 08.01.2015, 08.01.2014, 08.01.2013, 08.01.2012, 08.01.2011, 08.01.2010, 08.01.2009, 08.01.2008, 08.01.2007, 08.01.2006, 08.01.2005, 08.01.2004, 08.01.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.