logo
11 TEMMUZ 2026

Hastaneye kaldırılan KKTC Cumhurbaşkanı'nın son durumu


 
KKTC Sağlık Bakanı Dinçyürek, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın sağlık durumunun stabil olduğunu belirtti. 55 yaşındaki Erhürman, kalp rahatsızlığı şüphesiyle dün akşam saatlerinde hastaneye kaldırılmıştı. 

11.07.2026 00:29:00 / Güncelleme: 11.07.2026 00:56:23
HABER MERKEZİ/AA
 
 Hastaneye kaldırılan KKTC Cumhurbaşkanı'nın son durumu
 Hastaneye kaldırılan KKTC Cumhurbaşkanı'nın son durumu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın sağlık durumunun stabil olduğunu söyledi. Dinçyürek, Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Hasan Birtan ve kardiyoloji doktoru Eser Varış ile Erhürman'ın sağlık durumuna ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Bakan Dinçyürek, gazetecilere yaptığı açıklamada, Erhürman'ın akşam saatlerinde hastaneye geldiğini, şu ana kadar tüm kontrollerin yapıldığını belirtti.

Bulguya rastlanmadı

Cumhurbaşkanı Erhürman'ın sağlık durumunun stabil olduğunu ve herhangi bir bulguya rastlanmadığını ifade eden Dinçyürek, muhtemelen kontrol amaçlı bu geceyi hastanede gözetim altında geçireceğini aktardı. Erhürman, dün akşam saatlerinde göğüs ağrısı ve soğuk terleme şikayetiyle hastaneye kaldırılmıştı.

Anjiyosu da temiz çıktı
 
KKTC Başbakanı Ünal Üstel de, akşam saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi. Üstel, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'nde tedavi gören Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ı ziyaret etti. Başbakan Üstel, hastaneden ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Tufan Erhürman'ın sağlık durumu iyi. Tüm tetkikler ve kontroller yapılmış. Yapılan anjiyo işleminin sonucu da temiz çıkmış. Sayın Cumhurbaşkanımıza geçmiş olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti


Arnavutköy'de bir kişi, boşandığı eşini ve oğlunu öldürdükten sonra intihar etti.

11.07.2026 01:13:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti
İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti

Arnavutköy'de bir kişi, boşandığı eşini ve oğlunu öldürdükten sonra intihar etti.
Boğazköy İstiklal Mahallesi Filyos Sokak'taki bir evden silah sesleri duyulduğu ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İkamete giren ekipler, Davut G. (55) Türkan İ. (51) ve Mehmet Emin G'nin (18) hayatını kaybettiğini belirledi.
Olay yeri inceleme ekipleri yaptığı çalışmada, Davut G'nin bir süre önce boşandığı eşi Türkan İ. ve oğlu Mehmet Emin G'yi pompalı tüfekle öldürdükten sonra aynı silahla intihar ettiğini tespit etti.

Cenazeler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 

Toplumsal cinnet

Benzer bir olay hafta içinde Kırklareli'nde yaşanmıştı. Boşandığı eşi ile 4 yaşındaki kızını katleden şahıs, intihar etmişti. Türk toplumu resmen cinnet geçiriyor. 

Boşanmalar katlandı

Türkiye'de 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bu dönemde bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı ise binde 2.26 oldu. Kaba boşanma hızının binde 3.28 ile en yüksek olduğu il İzmir... Bu oranın binde 0.51 ile en düşük olduğu il ise Hakkari olarak kaydedildi.

Niğde'de düğünde maganda kurşunu can aldı


 
Niğde'de düğünde başına kurşun isabet eden kişi öldü.

11.07.2026 01:10:00
AA
 
Niğde'de düğünde maganda kurşunu can aldı
Niğde'de düğünde maganda kurşunu can aldı

Niğde'de düğünde başına kurşun isabet eden kişi hastanede hayatını kaybetti.
Merkeze bağlı Hacıbeyli köyünde yapılan düğünde İ.O. (43) tabancayla rastgele havaya ateş açtı.
Kurşunun isabet ettiği Nuh Öztürk (44), başından yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.

Kaçan zanlı enselendi

Sağlık ekibince Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Öztürk, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Jandarma, olay yerinden kaçan İ.O'yu kısa sürede evinde gözaltına aldı.

Mehmet Akif Ersoy dosyasında yeni iddianame mahkemede!

Habertürk TV eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy hakkında hazırlanan ve daha önce mahkemece iade edilen iddianame, savcılık tarafından eksiklikleri giderilerek İstanbul 19. Ağır ceza mahkemesine  yeniden sunuldu

10.07.2026 22:38:00
Haber Merkezi
 
Mehmet Akif Ersoy dosyasında yeni iddianame mahkemede!
Mehmet Akif Ersoy dosyasında yeni iddianame mahkemede!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı uyuşturucu ve suç örgütü soruşturması kapsamında 11 Aralık 2025'te tutuklanan Habertürk TV eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy hakkında hazırlanan ve daha önce mahkemece iade edilen iddianame, savcılık tarafından eksiklikleri giderilerek İstanbul 19. Ağır ceza mahkemesine  yeniden sunuldu.

Savcılığın revize ettiği 88 sayfalık yeni iddianamede, eski medya yöneticisi hakkında 286 yıl 2 aya kadar ağır hapis cezası talep ediliyor.

Şok suçlamalar: Suç örgütü, uyuşturucu ticareti ve 11 kez cinsel saldırı



Hazırlanan yeni iddianamede tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy'a; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama", "Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" ve tam 11 kez "Nitelikli cinsel saldırı" suçlamaları yöneltiliyor.,

İddianame detaylarına göre, Ersoy'un liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün, mağdur kadınları uyuşturucu maddeye alıştırdığı, lüks ikametlerde iradeleri sakatlanan bu kadınlara yönelik sistematik ve çoklu nitelikli cinsel saldırı eylemleri gerçekleştirildiği belirtiliyor.

Soruşturma aşamasında Ersoy'dan alınan saç ve biyolojik örneklerin incelenmesi sonucu Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, sanığın kokain testinin pozitif çıktığı bilgisi de deliller arasında yer aldı.

Sanık Hâkim Karşısına Çıkacak

Soruşturma kapsamında Mehmet Akif Ersoy ile birlikte hareket ettikleri ve suç organizasyonunun içinde yer aldıkları iddia edilen Mustafa Manaz, Ufuk Tetik, Ahmet Göçmez, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı ve Tolga Aykut da şüpheli sıfatıyla mahkemede yargılanacak.

İlk iddianamenin mahkeme tarafından usul ve eksiklik yönünden reddedilmesinin ardından revize edilen bu ikinci iddianamede, olaylarla doğrudan illiyeti bulunmayan ve sadece ifadelerde isimleri geçen bazı bürokrat ve siyasilerin isimlerinin dosyadan tamamen temizlendiği görüldü

Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’

İBB Davası’nın 64. duruşmasında savunma süresinin kısıtlanmasına itiraz ettiği için salondan çıkarılan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamada, "Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor" diyerek tepki gösterdi

10.07.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı İBB Davası'nın 64. gününde mahkeme salonunda tansiyon yükseldi. Savunma yapması beklenen İmamoğlu, kendisine tanınan sürenin yetersiz olduğunu belirterek mahkeme heyetine itiraz etti.

Yaşanan sert diyalogların ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılması, siyaset gündemine bomba gibi düştü. Olayın ardından İmamoğlu adına açılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından çok sert bir açıklama yayımlandı.

Mahkeme salonunda süre gerginliği

Duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınacağını kararlaştırdı. Ancak İmamoğlu'na savunmasını tamamlaması için kısıtlı bir süre tanındı. Bu duruma sert tepki gösteren İmamoğlu, davanın büyüklüğüne ve suçlamaların ağırlığına dikkat çekerek sürenin yetersiz olduğunu vurguladı.

İmamoğlu, mahkeme heyetine yönelik itirazında, "Asrın iftirasının yüklü olduğu iddianameye karşı 6-7 saat savunma yapmam yetersizdir" ifadelerini kullandı. Savunma hakkının kısıtlandığını belirten İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında sözlü tartışma yaşandı. Diyalogların ardından Mahkeme Başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

"Benimle yarışmaktan korkuyor"

Mahkeme salonunda yaşanan bu krizin ardından Ekrem İmamoğlu adına faaliyet gösteren Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama paylaşıldı. Karara ve engellemelere çok sert tepki gösterilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor. O yüzden sesim yasak, görüntüm yasak, fotoğrafım yasak, X hesabım yasak, mahkemeye gelmem yasak, savunma yapmam yasak."

Siyasi kulisleri hareketlendiren bu gelişme sonrası, İmamoğlu'nun avukatlarının ve parti kurmaylarının davadaki adil yargılanma ihlallerine karşı nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu. Davanın bir sonraki duruşmasının tarihi ve savunma hakkına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde de gündemi meşgul etmesi bekleniyor.

LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?

LGS kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan Türkiye Petrolleri Ortaokulu öğrencisi Kerem Polat, "Teknolojik aletlerden uzak durmak gerekiyor. Sınava girecek arkadaşlara bunu tavsiye edebilirim" dedi

10.07.2026 16:20:00
Anadolu Ajansı
 
LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?
LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?
Adıyaman'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan Türkiye Petrolleri Ortaokulu öğrencisi Kerem Polat, 2023 yılında aynı sınavda 500 tam puan alan ağabeyi Ahmet Yiğit Polat'la aynı başarıya imza attı.

Anne ve babası eğitimci olan Polat, eğitim hayatına İstanbul Erkek Lisesi'nde devam etmek istiyor.

Başarısını düzenli çalışmaya borçlu olduğunu belirten Kerem Polat, sınav sürecinde teknolojik cihazlardan uzak durduğunu söyledi.

Ağabeyi gibi İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim görmek istediğini ifade eden Polat, "Düzenli ders çalışmanın çok ders çalışmaktan daha önemli olduğunu söylemek istiyorum. Girdiğim MEB'in deneme sınavlarında bunu fark ettim. Özellikle düzenli ders çalışmanın daha çok faydasını gördüm. Teknolojik aletlerden uzak durmak gerekiyor. Sınava girecek arkadaşlara da bunu tavsiye edebilirim. Hedefim, ağabeyim gibi İstanbul Erkek Lisesi'ne gitmek. Galatasaray Lisesi'ni de düşünebilirim" dedi.

Baba Coşkun Polat da büyük oğlunun elde ettiği başarının ardından bu yıl da aynı gururu yaşadıklarını belirterek, "2023 yılında Ahmet oğlumuz 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olmuştu. Bu yıl da Kerem aynı başarıyı gösterdi. Çok mutluyuz ve gururluyuz" diye konuştu.

Türkiye Petrolleri Ortaokulu Müdürü Mehmet Ateş ise öğrenciyi bilgisayarla ödüllendirdiklerini belirterek, "Okulumuza bu gururu yaşatan Kerem'i tebrik ediyorum. Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı deneme sınavlarını çözerek, kitapları baştan sona okuyarak ve disiplinli çalışarak bu başarıyı elde etti" ifadelerini kullandı.

Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'

İstanbul'da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 62 sanığın yargılandığı davada, bebeklerin ölüm nedenlerine ilişkin Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporlar dava dosyasında yer aldı

10.07.2026 15:20:00
Anadolu Ajansı
 
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin talebinin ardından Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından 10 maktul bebek için ölüm sebepleri, tanı ve teşhisler ile uygulanan işlemlerin doğruluğu, tıbbi uygulama hataları ve dosyadaki sanıkların ölümlerde kusurlarının olup olmadığına ilişkin rapor hazırlandı.

"Roua Kadan", "Ayaz Karaduman", "Melek Süleymanoğlu", "Michelle Nwando Opara", "Halime Alkari", "Kerem Muhammet  Tokluoğlu", "Havvanur Karakoç", "Öykü Helvacı" ve "Serdarova" ile henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için hazırlanan raporlar Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Raporlarda bebekler Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet  Tokluoğlu ve henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için, yapılan ihmallerle bebeklerin ölümleri arasında illiyet bağı bulunduğu, bebeklere zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmalarının kesin olmadığı kaydedildi.

Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda, bebeğin uygun bakım, takip ve tedavisinin sağlanmamış olması nedeniyle primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz ile yapılan sözleşmeyle yenidoğan yoğun bakım sorumluluğunu üstlenen ancak bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vererek takip ve tedavi sürecini yöneten Dr. İlker Gönen'in, bebeğin yakın takibini yapmaması ve arrest durumunu zamanında tespit edememesi nedeniyle sorumlu hemşire Çağla Durmuş'un eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı ifade edildi.

Söz konusu eylemlerle ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilen raporda, ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu vurgulandı.

Öykü Helvacı bebeğe ilişkin raporda, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan primer bakımından sorumlu Dr. Dursun Eryılmaz'ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi nedeniyle Dr. İlker Gönen'in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş'un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı kaydedilen raporda, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin olduğu aktarıldı.

Bebek Serdarova'ya ilişkin raporda, bebeğin ölümünün tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip, tedavi süreci ve resüsitasyon ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun olarak yürütülmesi halinde doğum sonrasında kalp anomalisi tespit edilen bebeğin kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi.

Ayrıca raporda, tape kayıtları, iddianame ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Raporu dikkate alındığında, bebeklerin 112 sevk sistemini baypas ederek uygun olmayan koşullarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi/kişiler ile hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredilmesinin, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklerin orderlarının hemşireler tarafından düzenlenmesinin, doktorların günlük hastanelere gelerek vizit yapmamasının, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazılmasının, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirilmesinin, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmasının, laboratuvar değerleriyle oynanmasının, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırılmasının, yoğun bakım şartlarının 3. düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde 3. düzey yoğun bakım gibi gösterilerek yenidoğan bebeklerin yatırılmasını sağlayıp uygun olmayan koşullarda yürütülen takip ve tedavi sürecini organize eden Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın da tıbben sorumlu olduğu belirtildi.

Davanın geçmişi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor.

İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Gıyasettin Mert Özdemir'in ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya'da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat'ta intihar etmişti.

Yeğeni tarafından pala ile öldürülen adam toprağa verildi

Kocaeli'de psikolojik sorunları olduğu iddia edilen yeğeni tarafından pala ile defalarca bıçaklanarak öldürülen adam, kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi

10.07.2026 14:36:00 / Güncelleme: 10.07.2026 14:38:37
İhlas Haber Ajansı
 
Yeğeni tarafından pala ile öldürülen adam toprağa verildi
Yeğeni tarafından pala ile öldürülen adam toprağa verildi
Olay, dün Gölcük ilçesi Kavaklı Mahallesi Namık Kemal Caddesi'nde bulunan yeşillik alanda meydana geldi. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen E.K. (33) ile amcası İbrahim K. (56) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine E.K, elindeki palayla amcasına saldırdı. Arbede sırasında incir ağaçlarının bulunduğu yeşillik alana düşen amca İbrahim K., yeğeninin palalı darbeleri sonucu ağır yaralandı. Yaşanan arbede sırasında şüpheli E.K. de yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan polis ekipleri şüpheli E.K.'yi etkisiz hale getirerek suç aletiyle birlikte yakaladı. Sağlık personelinin yaptığı kontrolde ise amca İbrahim K.'nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olayda yaralanan E.K., ilk müdahalesinin ardından polis gözetiminde hastaneye kaldırıldı.

Toprağa verildi

Hastane morguna alınan İbrahim K'nin cenazesi bugün ailesi tarafından teslim alınarak Kavaklı Cami'ne getirildi. Cenaze namazına Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, İbrahim K'nin akraba ve sevenleri katıldı. Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından İbrahim K., Gölcük 17 Ağustos Mezarlığı'na defnedildi.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

10.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı.

Peskov, düzenlediği basın toplantısında, konunun iki ülke ilişkileri açısından "son derece hassas" başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

Sözcü "Bu konuyla ilgili Türk tarafıyla temaslarımız oldu ve bu mesele hakkında  görüşmelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.

Peskov, söz konusu iddiaların içeriğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmede bulunmazken, Rusya ile Türkiye arasında bu hassas konuya ilişkin diplomatik temasların sürdüğünü vurgulamakla yetindi.

Türkiye'den bir hükümet kaynağı, Ankara'nın envanterindeki Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini üçüncü bir ülkeye devredebileceği yönündeki iddiaları Rus devlet haber ajansı RIA'ya yalanladı.

Habere göre kaynak, Ankara ile Washington'un S-400'lerin Körfez ülkelerinden birine gönderilmesi seçeneğini görüştüğü yönündeki iddialara ilişkin, "Böyle bir durum yok, Rus S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devri konusunda görüşme yürütülmüyor" dedi.

Türkiye, 2017 yılında Rusya ile S-400 hava savunma sistemi alımı için anlaşma imzalamış ve sistemleri 2019 yılında teslim almıştı. ABD ise Ankara'dan Rus sistemlerinden vazgeçerek Patriot tercih etmesini istemiş, ancak Türkiye bu talebi kabul etmemişti. Bunun üzerine Washington, Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmış ve CAATSA yasası kapsamında Türk savunma sanayii yetkililerine yaptırım uygulamıştı.

Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi

10.07.2026 14:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi. Karslı, karar doğrultusunda yeniden gözaltına alındı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 7 Temmuz 2026 tarihli duruşmasında Papara'nın sahibi sanık Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine karar verildi. Tahliye kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

İtirazı değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Faruk Karslı hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Karar doğrultusunda Ahmet Faruk Karslı, yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliyle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı

BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, İran İslam Cumhuriyeti'nin daveti üzerine Genel Başkan Hüseyin Baş'ı temsilen Meşhed'deki Hamaney cenazesine katıldı. Terzi, "Türk milleti ve BTP teşkilatının başsağlığı mesajını iletiyorum. Şehit Ali Hamaney ve tüm şehitlere rahmet diliyorum" dedi

10.07.2026 13:03:00 / Güncelleme: 10.07.2026 13:09:24
Eyüp Kabil
 
BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı
BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, Şubat 2026'da ABD-İsrail ortak askeri operasyonunda hayatını kaybeden İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Meşhed'deki cenaze törenine katıldı. Meltem TV'nin yayınladığı görüntülerde Terzi, yas töreninin yapıldığı alanda açıklamalarda bulundu.

28 Şubat 2026'da İran'a düzenlenen saldırılarda şehit edilen Hamaney'in cenazesi, 9 Temmuz 2026 tarihinde Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde büyük bir katılım ile kaldırıldı. Törene yüz binlerce İranlı'nın katıldığı, ülke genelinde ve Irak gibi komşu bölgelerde de yas etkinlikleri düzenlendiği belirtildi.

Sabri Terzi siyah takım elbise ve kravatıyla törende yer aldı. Terzi yaptığı açıklamada, İran halkının yaşadığı acıyı paylaştığını ve Hamaney'in şehadetine saygı duyduğunu ifade etti. Tören alanında konuşan Terzi, katılımın önemine vurgu yaptı ve olayın bölgesel ve uluslararası boyutlarına değindi.

Terzi şunları söyledi: "Ben İran İslam Cumhuriyeti'nin BTP Genel Başkanı'nı davet etmesi üzerine Sayın Hüseyin Baş'ı temsilen burada bulunuyorum. İki gün önce geldim. Akşam namazına müteakip cenaze namazı kılınacak, biz de hazır bulunacağız. Genel Başkanı temsilen burada bulunuyoruz. Onun şahsında tüm BTP teşkilatının ve Türk milletinin baş sağlığı mesajını İran halkına iletiyorum. İslam milletinin başı sağolsun. Allah'tan şehit Ali Hamaney ve tüm şehitlere gani gani rahmet diliyorum."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.