Hayret ki ne hayret?
Hayret edilecek yerde taş duvar kesiliyorsunuz ama hayret edilmeyecek yerde ağzınız kulaklarınıza varacak kadar "hayret" diyorsunuz.
Hayret ki ne hayret?
Bir insan sohbetlerinin ana merkezine Ehl-i Beyt muhabbetini koydu diye, kızlarına Fatma, oğullarına Ali, Hasan ve Hüseyin isimlerini verdi diye "falanca Şii oldu" diye hayret ediyorsunuz ama peşine takıldığınız ekibin Amerikan hayranlığına hayret etmiyorsunuz.
Hayret ki ne hayret?
Arkalarına takılıp sözcülüğüne soyunduğunuz, savunmak için çırpındığınız kadronun boynundaki cesaret ödülüne hayret etmiyorsunuz, haçlı işgal ordularının sağ salim evlerine dönmeleri için yapılan duaya ve yapana hayret etmiyorsunuz.
Hayret ki ne hayret?
Sizin hayret algınız mı değişmiş, duygularınız dumura mı uğramış, bir ayağınız mihrapta diğer ayağınız başka limanlarda mı dolaşıyor?
Kur'an'ın sırtından geçindiğiniz halde siz doğru-dürüst Kur'an da okumuyorsunuz, belki de Ehl-i Beyt ile ilgili ayetlerden de haberiniz yok.
Oğullarına Ali, Hasan ve Hüseyin isimlerini, kızlarına da Fatma, Zeynep isimlerini koydu diye, sohbetlerinde ağırlıklı olarak Beyt'in sahibi olan Hz. Muhammed aleyhisselamı, Hz. Ali'yi, onun sevgili eşini ve Cennet çiçekleri olan Hasan ve Hüseyin'i işliyor diye "aa, falanca Şii oldu" diyerek hayret ediyorsunuz da, sözcülüğüne soyunduğunuz ekibin BOP eş başkanlığına hayret etmiyorsunuz.
Siz neye, kime talipsiniz, siz neyin kimin talibisiniz?
Peşine takıldığınız ekibin on iki yıllık icraatlarından net olarak anlaşılmıştır ki bunlar Anadolu coğrafyasında haçlı-siyonist ittifakının taşeronlarıdırlar, bu coğrafyanın kaynaklarını küresel tefecilere aktarmak için çırpınıp durmaktadırlar, buna bir hayret yok mu dağarcığınızda?
Amerikalı sözcünün; "Türkiye bize Irak işgalinde yeterli desteği vermedi" sitemine karşılık günün savunma Bakanının, "daha ne yapalım, İncirlik'ten dört bin dokuz yüz uçağın kalkmasını sağladık" şeklindeki cevabına da hayret etmiyorsunuz.
"Ankara'nın şerrinden Brüksel'in şefaatine sığındık" diyen ekibin sözcüsü, savunucusu olmanıza da bir hayretiniz yok.
Sizin hayret algınızı bir hayli tebdil eylemişler.
Hayret edilecek an ve zamanlarda taş duvar kesiliyorsunuz ama hiç de hayret edilmeyecek yerlerde hayretlere düşüyorsunuz.
Siz kime, neye talipsiniz?
Hayret edilecek yerde taş duvar kesiliyorsunuz ama hayret edilmeyecek yerde ağzınız kulaklarınıza varacak kadar "hayret" diyorsunuz.
Hayret ki ne hayret?
Bir insan sohbetlerinin ana merkezine Ehl-i Beyt muhabbetini koydu diye, kızlarına Fatma, oğullarına Ali, Hasan ve Hüseyin isimlerini verdi diye "falanca Şii oldu" diye hayret ediyorsunuz ama peşine takıldığınız ekibin Amerikan hayranlığına hayret etmiyorsunuz.
Hayret ki ne hayret?
Arkalarına takılıp sözcülüğüne soyunduğunuz, savunmak için çırpındığınız kadronun boynundaki cesaret ödülüne hayret etmiyorsunuz, haçlı işgal ordularının sağ salim evlerine dönmeleri için yapılan duaya ve yapana hayret etmiyorsunuz.
Hayret ki ne hayret?
Sizin hayret algınız mı değişmiş, duygularınız dumura mı uğramış, bir ayağınız mihrapta diğer ayağınız başka limanlarda mı dolaşıyor?
Kur'an'ın sırtından geçindiğiniz halde siz doğru-dürüst Kur'an da okumuyorsunuz, belki de Ehl-i Beyt ile ilgili ayetlerden de haberiniz yok.
Oğullarına Ali, Hasan ve Hüseyin isimlerini, kızlarına da Fatma, Zeynep isimlerini koydu diye, sohbetlerinde ağırlıklı olarak Beyt'in sahibi olan Hz. Muhammed aleyhisselamı, Hz. Ali'yi, onun sevgili eşini ve Cennet çiçekleri olan Hasan ve Hüseyin'i işliyor diye "aa, falanca Şii oldu" diyerek hayret ediyorsunuz da, sözcülüğüne soyunduğunuz ekibin BOP eş başkanlığına hayret etmiyorsunuz.
Siz neye, kime talipsiniz, siz neyin kimin talibisiniz?
Peşine takıldığınız ekibin on iki yıllık icraatlarından net olarak anlaşılmıştır ki bunlar Anadolu coğrafyasında haçlı-siyonist ittifakının taşeronlarıdırlar, bu coğrafyanın kaynaklarını küresel tefecilere aktarmak için çırpınıp durmaktadırlar, buna bir hayret yok mu dağarcığınızda?
Amerikalı sözcünün; "Türkiye bize Irak işgalinde yeterli desteği vermedi" sitemine karşılık günün savunma Bakanının, "daha ne yapalım, İncirlik'ten dört bin dokuz yüz uçağın kalkmasını sağladık" şeklindeki cevabına da hayret etmiyorsunuz.
"Ankara'nın şerrinden Brüksel'in şefaatine sığındık" diyen ekibin sözcüsü, savunucusu olmanıza da bir hayretiniz yok.
Sizin hayret algınızı bir hayli tebdil eylemişler.
Hayret edilecek an ve zamanlarda taş duvar kesiliyorsunuz ama hiç de hayret edilmeyecek yerlerde hayretlere düşüyorsunuz.
Siz kime, neye talipsiniz?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026






























































