HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 MAYIS 2022, ÇARŞAMBA

Hem laik, hem müslüman

15.02.2012 00:00:00
Başbakan dindar bir gençlik yetiştireceğiz dedi tartışmalar başladı. CHP başta olmak üzere din kelimesini duyunca alerji duyan herkes konuşmaya, yazıp çizmeye başladı. AKP “Din” dedi mi karşısına geçmeye hazır onlarca hazır kıta var. Bu bilindiği için sık sık bu kavram üzerinden tartışmaları görüyoruz. Başbakan, grup konuşmasında konuyla ilgili aleyhe yazı yazanlara verdi veriştirdi. Gençler dindar olmasında tinerci mi olsun dedi. Ve bir şey daha söyledi başbakan; “bir insan hem dindar hem çağdaş olamaz mı?” Bu tartışma ile ilgili çok şey söylenebilir ancak ben son cümle ile ilgili birkaç noktayı açmak istiyorum.
Aslında, başbakanın, “bir insan hem çağdaş hem dindar olmaz mı?” sorusunu, “bir insan hem laik hem Müslüman olamaz mı?” şeklinde de sorabiliriz.
Bu sorunun iki cevabı var: Doğru cevap ve Milli Görüşçü cevabı.
Önce doğru cevabı söyleyelim; dindarlık kişinin yaratıcısına olan kalbi yakınlığıdır. Rabbini sevmesi, O’ndan korkması, O’nun emir ve yasaklarına uyması diye konuyu uzatabiliriz ama işin özü kişinin rabbi ile olan bağıdır.
Laiklik ise kişi ile ilgili bir kavram değil, devlet ile ilgili bir kavramdır. Birbirinden farklı bu iki kavramın karşılaştırılması, birbirine muadil iki kavrammış gibi gösterilmesi saçma bir şeydir. Dolayısı ile bir insan hem devlet sisteminde laikliğin gerekliliğini savunabilir, hem de dindar olabilir. Ya da bir insan hem dindar hem cumhuriyetçi olabilir.
Ancak Milli Görüşçü cevabına göre; bir insan hem laik hem Müslüman olamaz. Hem dindar hem cumhuriyetçi olamaz. Laiklik dinsizliktir. Bu cümlelerin bizzat başbakanın da ağzından çıktığını hepimiz hatırlıyoruz. Milli Görüş, yıllardır “dinsiz devlet yıkılacak elbet” diye sloganlarla siyasi çalışmalar yürütüldüğünü de hatırlıyoruz.
Milli Görüş zihniyeti yıllar içerisinde bu fikirleri savunarak kendine taraftar bulurken, diğer taraftan da cumhuriyeti seven dini hassasiyetleri yoğun olmayan insanları da ötekileştirmiştir. “Siz madem cumhuriyetçisiziniz, laiklikten yanasınız, dindar olamazsınız hatta Müslüman dahi olmazsınız. Patates dinindensiniz” diyerek diğer cepheyi oluşturdular. Bu şekilde hem toplumu ikiye böldüler, hem de devlet ile milleti kavgalı hale getirdiler. Ve AKP bu gerilim ve kavga zemininde doğup büyüdü. AKP’yi üç dönemdir iktidarda tutan da bu kavga ve gerilim değil mi? AKP iktidarda olduğu süre içerisinde yaptığı Ergenekon operasyonlarını, Yargıya müdahale adımlarını ve benzer alanda atılan daha birçok adımı hep ötekiyi göstererek atmadı mı?
Yıllardır yaptıkları çalışmalarla toplum içinde ve devlet millet arasında derin fayların oluşmasına zemin hazırlayanlar ve siyasetlerini bu fayları derinleştirmek üzere bina edenler ve de aynı zeminde tartışma açarak siyaset yaptıkları bir dönemde başbakan sıkışınca, “bir insan hem çağdaş, hem dindar olamaz mı?” diye soruyor.
Olur sayın başbakan! Bir insan sonuna kadar samimi bir Müslüman, inancını dört dörtlük yaşayan bir dindar ve aynı zamanda cumhuriyeti, devleti yürekten seven cumhuriyetçi, çağı yakalamış bir çağdaş olabilir. Ama bu sizin kitabınızda yazmaz.
Geçmişte sizin propagandalarınıza karşı çıkıp “bir insan hem dindar, hem cumhuriyetçi, çağdaş olabilir. Ben inancımı sonuna kadar yaşayan samimi bir dindarım ve devletimi, askerimi seven, cumhuriyet ilkelerini savunan bir cumhuriyetçiyim” diyen Prof. Dr. Haydar Baş’ı derin devletin ajanı, askerin adamı olmakla itham ediyordunuz. Size, “cumhuriyetin kuruluş yıllarında, saltanat ile cumhuriyet rejimi arasındaki kavgayı dindarlar ile dinsizlerin kavgası imiş gibi algılatıyorlar, saltanatı dinle özdeşleştirip cumhuriyeti dinsizlikle suçluyorlar, bunlara kanmayın” denildiğinde, bu sözlerin sahiplerine layt Müslüman diyor, pasiflikle suçluyordunuz.
Şimdi ise, Türkiye’deki laiklik bir tarafa Arap ülkelerine laiklik ihraç etmeye çalışıyor, ötekileştirdiğiniz insanlara “hem dindar, hem cumhuriyetçi olunabilir” diyorsunuz. Sizdeki değişimi fark etmemek mümkün değil. Ama sizde değişmeyen bir şey var; her zaman yanlış yerde duruyorsunuz. Hakkınızı yemeyelim bu konuda istikrarlısınız.
 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomik kurtuluş savaşı -5- / 10.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı -3- / 08.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı / 06.01.2022
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.02.2011, 15.02.2010, 15.02.2009, 15.02.2008, 15.02.2007, 15.02.2006, 15.02.2005, 15.02.2004, 15.02.2003, 15.02.2002, 15.02.2001, 15.02.2000, 15.02.1999, 15.02.1998, 15.02.1997, 15.02.1996, 15.02.1995, 15.02.1994, 15.02.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.