Su bardağının, buzdolabının hatta tuvaletin bile olmadığı Eski (!) Türkiye'de (öyle diyorlar) en düşük emekli maaşı asgari ücretin bir buçuk katıydı.
AKP iktidara geldi. Bay Kemal'i 'SGK'yı batırmakla' suçlayanlar 2006'da hazırlayıp 2008'de yürürlüğe koydukları kanunla emeklileri bitirdi.
Diğer taraftan tek parti iktidarının en çok oy aldığı kesim emekliler. Sayın Erdoğan'a 2023 seçimlerini burun farkıyla kazandıran da emekliler. Emeklileri ekonomi için yük olarak gören de yine tek parti iktidarı. Emeklileri sefalet ücreti takdir eden de tek parti iktidarı. İşin ilginci bu vefasızlığı görmeyen de yine emeklilerin kendileridir.
2026 ile emeklilerin sefalet maaşı resmi olarak gündeme geldi. Üzerinde milyonlarca insanın kul hakkı olan TÜİK rakamları yine takla attırarak enflasyon oranını açıkladı. 16 bin 881 lira en düşüm emekli maaşı 18 bin 939 liraya yükseldi.
Muhalefet, medya özellikle sosyal medya 'AKP 2008'deki kanunu yapmasaydı en düşük maaşı 42 bin TL olacağını' öğrenen emekliler ses yükseltmeye başladı.
İktidar anında 'emeklilerimizin sorunlarının farkındayız, düzenleme yapacağız' dedi. Medyası gazı verdikçe verdi.
Sonuçta iyi bir düzenlediler ama!
Tamı tamına 1061 TL arttırarak en düşük emekli maaşını 20 bin TL olarak açıkladı. Üstüne bir de bu artış ile 'bütçeden 69 milyar lira fedakarlık yaptıklarını da' eklediler.
Halkın iktidarı! Daha ne olsun?
Ama sahifeyi çevirince Sayın iktidarımızın daha büyük fedakarlıkları ile karşılaşıyoruz.
Örneğin Sayın Erdoğan'ın 'hayalim' dediği şehir hastanelerini yapan 7 firmaya sadece geçen yıl 111.1 milyar lira ödemişler!
'Devletin cebinden beş kuruş çıkmadan yaptırdık' dedikleri, 'Yap-İşlet-Devret' modeline bu yıl bütçeden 263 milyar TL ödeyecekler.
Eleştiriden de hoşlanmıyorlar
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan: "Biz AK Parti olarak emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız."
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu: "Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik zorluklar bu Meclis'in tamamının ortak sorumluluğudur. Hiç kimse bu mesele üzerinde siyasi şov yapma, polemik üretme ya da hakaret dili ile gündem oluşturma hakkına da sahip değildir" dedi.
Hakkı, emeği, alın terini ve hakkı olanı istemeyi 'siyasi malzeme ve şov yapmak' olarak ne diyebilirsin ki?
Devlet Bahçeli'nin şovu
Sayın Işıkhan ve eski artist Sayın Yenişehirlioğlu cevap verir mi bilmem ama Devlet Bahçeli çıktı dedi ki:
"Bu vatan sahipsiz değildir, millet çaresiz değildir. Emeklilerin derdi derdimiz, beklentisi beklentimizdir.
En düşük emekli maaşları için gerekirse gövdemizi taşın altına koymalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız".
Komisyonda 'muhalefetin emekli maaşı asgari ücret kadar olsun' teklifine destek vermedi.
Gördünüz mü şovu? Gördünüz mü polemiği?
Bende şov yapayım
Hem 'kişi başı milli geliri 17 bin dolara çıkardık' diyorlar.
Hem 100 bin lirayı geçen fakirlik sınırı için 'yani bu ülkede 2 bin 500 doların altında geliri olanlar fakir, öyle mi' diye itiraz ediyorlar.
Hem de 'asgari ücret geçmişte şu kadar dolardı, 6 yüz küsür dolara çıkardık' diye övünüyorlar.
Üstüne birde 'Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin her zaman yanında olduk. Aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artışlar yaparak alım güçlerini destekledik' diyorlar.
Ortada bir destek olduğu kesin. Desteklenenin millet olmadığı da kesin. Kim o zaman?
Tek parti iktidarı yıllardır milletten aldığı destekle sermayeyi destekledi, yandaşlarını destekledi, faiz baronlarını destekledi.
Rakamlar ortada
'Verin yetkiyi görün etkiyi' denildiği günleri hatırlar mısınız? 8 yıl geçti. Etkiyi hepimiz görüyoruz.
İşte geçen bu 8 yılda faiz karşıtı AKP iktidarının ödediği faiz 275 milyar dolar, yani 11 trilyon 750 milyar TL.
Yıllarca bu köşede AKP'nin faize ödediği para ile bu ülke baştan imar edilir, deprem gündem olmaktan çıkar, işsizlik gündemden çıkar, tarım, sanayi hamleleri ile tam bağımsızlığımızı kazanırız, dedik, diyoruz. Vatandaşı ikna edemedik.
TBMM'de Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan '' AKP'nin 23 yıllık iktidarı boyunca yaklaşık 56 trilyon TL borç aldı ve bu borçlar için yaklaşık 61 trilyon TL faiz ödedi' dedi.
İsteyen rakamlara inanır isteyen de Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Halkın kaynakları, talan edilmediği takdirde bu ülkeye ziyadesiyle yeter. 23 yıldır iğne ucu kadar dahi olsa emanete leke bulaştırmamaya hassasiyet gösterdik' sözlerine.
AKP iktidara geldi. Bay Kemal'i 'SGK'yı batırmakla' suçlayanlar 2006'da hazırlayıp 2008'de yürürlüğe koydukları kanunla emeklileri bitirdi.
Diğer taraftan tek parti iktidarının en çok oy aldığı kesim emekliler. Sayın Erdoğan'a 2023 seçimlerini burun farkıyla kazandıran da emekliler. Emeklileri ekonomi için yük olarak gören de yine tek parti iktidarı. Emeklileri sefalet ücreti takdir eden de tek parti iktidarı. İşin ilginci bu vefasızlığı görmeyen de yine emeklilerin kendileridir.
2026 ile emeklilerin sefalet maaşı resmi olarak gündeme geldi. Üzerinde milyonlarca insanın kul hakkı olan TÜİK rakamları yine takla attırarak enflasyon oranını açıkladı. 16 bin 881 lira en düşüm emekli maaşı 18 bin 939 liraya yükseldi.
Muhalefet, medya özellikle sosyal medya 'AKP 2008'deki kanunu yapmasaydı en düşük maaşı 42 bin TL olacağını' öğrenen emekliler ses yükseltmeye başladı.
İktidar anında 'emeklilerimizin sorunlarının farkındayız, düzenleme yapacağız' dedi. Medyası gazı verdikçe verdi.
Sonuçta iyi bir düzenlediler ama!
Tamı tamına 1061 TL arttırarak en düşük emekli maaşını 20 bin TL olarak açıkladı. Üstüne bir de bu artış ile 'bütçeden 69 milyar lira fedakarlık yaptıklarını da' eklediler.
Halkın iktidarı! Daha ne olsun?
Ama sahifeyi çevirince Sayın iktidarımızın daha büyük fedakarlıkları ile karşılaşıyoruz.
Örneğin Sayın Erdoğan'ın 'hayalim' dediği şehir hastanelerini yapan 7 firmaya sadece geçen yıl 111.1 milyar lira ödemişler!
'Devletin cebinden beş kuruş çıkmadan yaptırdık' dedikleri, 'Yap-İşlet-Devret' modeline bu yıl bütçeden 263 milyar TL ödeyecekler.
Eleştiriden de hoşlanmıyorlar
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan: "Biz AK Parti olarak emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız."
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu: "Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik zorluklar bu Meclis'in tamamının ortak sorumluluğudur. Hiç kimse bu mesele üzerinde siyasi şov yapma, polemik üretme ya da hakaret dili ile gündem oluşturma hakkına da sahip değildir" dedi.
Hakkı, emeği, alın terini ve hakkı olanı istemeyi 'siyasi malzeme ve şov yapmak' olarak ne diyebilirsin ki?
Devlet Bahçeli'nin şovu
Sayın Işıkhan ve eski artist Sayın Yenişehirlioğlu cevap verir mi bilmem ama Devlet Bahçeli çıktı dedi ki:
"Bu vatan sahipsiz değildir, millet çaresiz değildir. Emeklilerin derdi derdimiz, beklentisi beklentimizdir.
En düşük emekli maaşları için gerekirse gövdemizi taşın altına koymalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız".
Komisyonda 'muhalefetin emekli maaşı asgari ücret kadar olsun' teklifine destek vermedi.
Gördünüz mü şovu? Gördünüz mü polemiği?
Bende şov yapayım
Hem 'kişi başı milli geliri 17 bin dolara çıkardık' diyorlar.
Hem 100 bin lirayı geçen fakirlik sınırı için 'yani bu ülkede 2 bin 500 doların altında geliri olanlar fakir, öyle mi' diye itiraz ediyorlar.
Hem de 'asgari ücret geçmişte şu kadar dolardı, 6 yüz küsür dolara çıkardık' diye övünüyorlar.
Üstüne birde 'Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin her zaman yanında olduk. Aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artışlar yaparak alım güçlerini destekledik' diyorlar.
Ortada bir destek olduğu kesin. Desteklenenin millet olmadığı da kesin. Kim o zaman?
Tek parti iktidarı yıllardır milletten aldığı destekle sermayeyi destekledi, yandaşlarını destekledi, faiz baronlarını destekledi.
Rakamlar ortada
'Verin yetkiyi görün etkiyi' denildiği günleri hatırlar mısınız? 8 yıl geçti. Etkiyi hepimiz görüyoruz.
İşte geçen bu 8 yılda faiz karşıtı AKP iktidarının ödediği faiz 275 milyar dolar, yani 11 trilyon 750 milyar TL.
Yıllarca bu köşede AKP'nin faize ödediği para ile bu ülke baştan imar edilir, deprem gündem olmaktan çıkar, işsizlik gündemden çıkar, tarım, sanayi hamleleri ile tam bağımsızlığımızı kazanırız, dedik, diyoruz. Vatandaşı ikna edemedik.
TBMM'de Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan '' AKP'nin 23 yıllık iktidarı boyunca yaklaşık 56 trilyon TL borç aldı ve bu borçlar için yaklaşık 61 trilyon TL faiz ödedi' dedi.
İsteyen rakamlara inanır isteyen de Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Halkın kaynakları, talan edilmediği takdirde bu ülkeye ziyadesiyle yeter. 23 yıldır iğne ucu kadar dahi olsa emanete leke bulaştırmamaya hassasiyet gösterdik' sözlerine.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Fener Rum Patriği durmadı, durmuyor / 31.01.2026
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026




























































































