Her acı veya tatlı olayı kendine yontan, kendine pay çıkaran veya alakasız kişi ve kurumları hedef göstererek sorumluluktan kaçan bir zihniyet, devletimizi idare ediyor.Bu nasıl bir siyaset mantığıdır? Bu nasıl bir makam duruşudur? Bu nasıl bir devlet adamlığı gösterisidir? Ben anlamadım. Böyle bir şey olmaz, olamaz. Düşünün bir kere! Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir vatan parçasını terk ediliyor. Türbe kaçırılıyor. Cumhurbaşkanı çıkıp diyor ki, "Askerimiz çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdi. Operasyonu ben yönettim" Sonradan öğreniyoruz ki, bu gece kaçışında 9 tankımız, Suriye topraklarında kalmış.Daha birkaç gün önce Çağlayan Adliyesine teröristler ellerini sallayarak giriyor ve kritik bir davaya bakan savcımızı rehin alıyorlar. 8 saat sonra operasyon yapılıyor. Savcımız şehit edilmiş. İki terörist öldürülmüş. Herkesin öldüğü bir operasyonu Sayın Cumhurbaşkanı, "Başarılı bir operasyon yapıldı. Polisimizi tebrik ediyorum." Olarak yorumluyor.Öğreniyoruz ki, polisle, iki terörist arasında 10 dakikalık bir çatışma gerçekleşmiş. Bir ofis, iki terörist, ellerinde yedi 65 tabanca, bir rehine, alanında uzman polisler, ellerinde en gelişmiş silahlar. 10 dakika nasıl sürer? Ülke gündemi seçimler yaklaştıkça ağırlaşıyor daha doğrusu ağırlaştırılıyor. Hükümet bu gündemi kaldıracak güce sahip değil. Aynı ağırlığı Saray'da hissetmiş vaziyette. Haliyle her zaman ki çıkışa koşuyorlar. Nasıl mı? Kırk yıldır ortaya koydukları siyaset mantığını yani hedef saptırma ve mağduruz sıfıtanı devreye koymaya çalışıyorlar. Başbakan, Çağlayan'daki terör eylemi ile muhalefet arasında bağlantı kurmaya çalışıyor. Bir kısım medyaya posta koyuyor. Cumhurbaşkanı, avukatları zan altında bırakacak açıklamalar yapıyor. Başbakan, muhalefeti suçlayıp, hedef haline getirdikten sonra "bu tip olayları siyasi malzeme yapmayın" diye ekliyor ve başlıyor sihirli cümleleri kurmaya."Aylardır biz yüz kapatarak eylem yapmayı demokratik hak gibi göstermek isteyenlerin gizli bir terörizm eylemi içinde olduğunu anlatmaya çalışmıştık ama anlatamadık."Sayın Başbakan! Neden siyaset yapıyorsun? Neden meclisteki o kişiyi koruma kollama paketinizi aklamaya çalışıyorsun? O teröristler adliyeye yüz kapatarak mı girmişler? Diğer taraftan Reyhanlı'da 52 vatandaşımızı kaybettiğimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük terör saldırısı gerçekleşmişti. Zamanın başbakanı bölgeye 10 gün sonra binlerle anılan korumalarla gitmişti. Ve o gün Reyhanlı'daki bütün mobese kameraları neden bozuktu, sorularının cevabı hala verilmemiştir. Aynı zihniyetin bugünkü başbakanı, muhalefeti şehit savcının cenaze törenine, taziyesine katılmamakla suçluyor. Aynı başbakan, Türkiye'de bir anda kesilen elektriklerin neden kesildiği, sorusunun cevabını vermeden, bu terör eylemi ile elektrik kesintisi arasında bağ var mı, sorusunun sorulmasına içerliyor. Bu acziyetin itirafıdır. Daha geçtiğimiz ay şehit olan iki pilotumuzu cenazesine katılmayanlar, Soma'daki faciadan günler sonra bölgeye giden, artı vatandaşı tekmeleyip, tokatlayanların, Ermenekte'ki acıyı değil de düğünlerde eğlenmeyi yeğleyenlerin aynaya iyi bakması lazımdır.
Akın Aydın / diğer yazıları
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026

























































