Rahmetli Demirel'in meşhur sözünü bugünlerde çok daha fazla hatırlıyoruz.
"24 saat siyasette çok uzun bir süredir" demişti Sayın Demirel…
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Geldiğimiz noktada İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya mecbur bırakılmış, tıpkı yıllardır Türk milletine yapıldığı gibi ölümle sıtma arasında bir tercihe zorlanmıştır ve elbette buna boyun eğmeyecektir" sözleriyle Altılı Masa'dan kalktı.
Akşener, halkın tercihinin Mansur Yavaş ya da Ekrem İmamoğlu'nun adaylığı olduğunu ifade ediyor ve cumhurbaşkanı adayının yapılan bir anketle belirlenmesi gerektiğini belirtiyordu. Akşener'in masadan kalkmasından sonra, iki taraftan da karşılıklı açıklamalar devam etti, gözler dün yapılan Millet İttifakı toplantısına ve İYİ Parti'nin açıklamasına yönelmişti.
Akşener, parti yöneticileriyle bir araya geldi. Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dikbayır, "İyi olacak" derken İYİ Parti İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray, ''Demokrasilerde çare tükenmez'' ifadesini kullandı.
Millet İttifakı'nın İYİ Parti dışında kalan 5 siyasi partisinin, Cumartesi günü 4,5 saat süren toplantının ardından yaptıkları ortak açıklamada, "Hiç kimsenin kalbini kırmadan, güvenini boşa çıkarmadan yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz kaybedeni olmayan bir zaferdir" denildi.
İYİ Parti'yi Altılı Masa'ya döndürmek için formül arayışları devreye sokuldu.
Dün bu noktada oldukça hareketli anlar yaşandı. Önce İBB Başkanı İmamoğlu ile ABB Başkanı Yavaş, Meral Akşener'e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi.
Ziyarete ilişkin açıklama yapan İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, iki başkana icra yetkisi olan cumhurbaşkanı yardımcısı olma önerisinin iletildiğini duyurdu.
Görüşmenin Kılıçdaroğlu'nun bilgisi dahilinde yapıldığını söyleyen İmamoğlu, "Biz Türkiye'mizin depremle birlikte zor günler geçirdiğini ve milletimizin geleceği için de altılı masanın önemli olduğunun bilincindeyiz, bu yüzden de bugün buradayız'' dedi. Yavaş ise, ''Bizler Millet İttifakı'nın belediye başkanlarıyız. Önümüzde seçim var ve milletimizin ayrılığa tahammülü yok. Tekrar bir araya gelinmesi arzusu milletimizin arzusudur. Biz de bugün bunun için bir araya geldik'' ifadelerini kullandı.
Bu gelişme üzerine saat 14.00'da yapılacağı açıklanan Millet İttifakı toplantısının saat 16.00'a ertelendiği duyuruldu. Bu toplantı öncesi Akşener, Kılıçdaroğlu, Yavaş ve İmamoğlu 4'lü bir görüşme gerçekleştirdiler. Bu görüşmenin neticesinde Akşener, Millet İttifakı toplantısına katılma kararı aldı.
Yazımı yazdığım zamana kadar yaşanan gelişmeler bu şekildeydi.
En başta Sayın Demirel'in sözünü hatırlattık, aynen ifade ettiği gibi Türkiye siyasetinde her an her şey olabilir. Ama görünen o ki, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aday olacak ve Sayın Akşener de belirli koşullarla bu adaylığı kabul edecek.
Ülkemiz, 20 yıldır süregelen AKP iktidarıyla yönetiliyor ve geldiğimiz nokta itibarıyla 2002 yılı ve öncesini arar vaziyetteyiz.
O kadar büyük kayıplar yaşandı ki, saymakla bitmez.
Devletin de, vatandaşların da borçları arttı, icra dosyaları kabardı, kârlı kamu kuruluşları ve madenlerimiz elimizden çıktı, vatandaşların alım gücü eridi, millete hizmet konusunda devletin eli zayıflatıldı, ülkemizin dört bir yanındaki tehditler arttı, komşu ülkelerin dostluklarını kaybettik, iç ve dış güvenlik endişesi arttı…
Kısaca hemen hemen her konuda olumsuzluklar artarak yaşandı.
Ülkemizdeki en büyük sorun esasen bütün bu sorunların sebebi olan siyaset anlayışıdır. Bu siyaset anlayışı devam ettikçe, değişmedikçe elbette ki ülke ve millet yararına bir çözüme ulaşılamaz.
Çözüme ulaşabilmek için çözüm sahiplerinin asla dışlanmaması lazım.
Parti programında gerçek ve milli bir çözüme sahip olan tek siyasi hareket Bağımsız Türkiye Partisi (BTP)'dir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli yeni dünyanın tek çözüm modelidir. BTP eğer Altılı Masa'dan dışlanmasaydı, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın çağrısı dikkate alınarak genişleme süreci gerçekleşseydi bu karmaşık süreç hiç yaşanmayacaktı.
Diğer taraftan, sadece mevcut iktidarı değiştirmek ülkemiz ve milletimiz için çare olmayacak, ülkemizi bu zifiri karanlık noktaya taşıyan ekonomik anlayıştan da kurtulmak gerekecek. BTP lideri Hüseyin Baş'ın ifade ettiği gibi, "Ekonomik sistem değişmeden, sorunlar asla çözülemez."
Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan tüm ülkeler, ekonomik sıkıntılarından kurtuldular, şimdi sıra Türkiye'de. Esasen bu eşsiz model, Türkiye için yazılmıştır.
Bu modeli uygulayıp, ülkeyi düzlüğe çıkaracak, sonra da bölgesinde ve dünyada güçlü bir hale getirecek BTP'ye fırsat vermediğimiz müddetçe iktidarın değişmesi de bir sonuç getirmeyecektir.
Umarız, Altılı Masa'ya katılım konusunda çözüm sahibi BTP'ye yapılan yanlışlar, bundan sonraki süreçte yaşanmaz.
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Ülkemizde çürümüşlük kurumsallaştı! / 20.12.2025

































































































