HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 MAYIS 2022, ÇARŞAMBA

İmam Hüseyin’in safında olabilmek…

29.11.2012 00:00:00
10 Muahrrem matem gününü geride bıraktık. Kerbela’da İmam Hüseyin ve Peygamber neslinin uğradığı zulmü hatırlayıp ağladık. Bu emri veren Emevi halifesi Yezid’e, Ehl-i Beyt’e duyduğu kin ile zulmeden Kûfe valisi Ubeydullah İbni Ziyad’a ve 30 bin kişilik ordu ile 72 kişilik Ehl-i Beyt kafilesine ilk oku atan komutan Ömer bin Sa’d’a lanet okuduk. Pak Ehl-i Beyt’in yolunu Kevser havuzu başına kadar takip etme isteğimizi bir kez daha Cenab-ı Hakka bildirdik, niyazda bulunduk.
Bu olaya ağlamak, üzülmek, matem tutmak elbette ki sevap ancak bu olaydan bir ders çıkarıp ölçü sahibi olamazsak kazanç elde edemeyiz. İçki içen, hayvanlarla oynaşan, Ehl-i Beyt’e bu zulmü yapabilecek anlayışta ve karakterde olan Yezid’in, Peygamber makamı olan halifelik makamına getirilmesi, bu olayı kabul etmeyip kıyam eden İmam Hüseyin ve Kerbela’da yaşananlar o dönemde yaşayan tüm insanlar için bir imtihandı.
O dönemde yaşayan İslam toplumunun bu olay karşısındaki tutumu ve belirlediği saf açısından sınıflandıracak olursak;
1- Yezid’le menfaat ilişkisi içine girip Yezid’in safında yer alan, Yezid ile omuz omuza hareket edenler,
2- Yezid’in yanlışlarını bildidiği halde gücün Emevilerin elinde olduğunu görüp Yezid’e biat edenler,
3- İmam Hüseyin’i Kûfe’ye davet edip sonra da sahip çıkmayıp onu Kerbela’da yalnız bırakanlar, satanlar,
4- Tüm bu gelişmeler karşısında kendi işi-gücüyle meşgul olup zulme zımnen rıza göstereler,
5- Kerbela tepelerinden Ehl-i Beyt’e yapılan katliamı izleyenler,
6- Ehl-i Beyt’i yok etmek üzere kurulmuş 30 bin kişilik ordunun içinde bulunanlar,
7- İmam Hüseyin’in yanında olup, son günlerde İmam’ın, “Benimle olanlar yarın Allah için ölecek, gitmek isteyenler gidebilir, gidenlere darılmam” sözü üzerine gecenin karanlığında ayrılıp gidenler,
8- 10 Muahrrem günü, İmam Hüseyin ile beraber olan kutlu kişiler.
“Kabaca yaptığımız bu tasnif içinde olanlardan imtihanı kimler kazandı? Allah hangi guruptan razıdır?” sorusunu sorsak; Şiası ile Sünnisi ile müslümanım diyen herkes hiç düşünmeden, “8. grup” der. Ve diğerleri için de, “Hemen hepsi kaybetti, yanlış yaptı Hz. Hüseyin’in yanında yer almalıydılar” der.  
İmtihan bugün de devam ediyor. Kerbela olayı, Asr-ı Saadet’ten 30-40 yıl sonra olmuş bir olaydır. O dönemde daha bir çok sahabe hayatta iken Müslümanların kahır ekseriyeti yanlış safta yer alabiliyorsa, 1400 yıl sonra, ahir zaman fitnesinin kol gezdiği günümüz insanının durumunu varın siz düşünün.
Bu olayda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, Ehl-i Beyt’e bu zulmü yapanlar, kendilerini Müslüman görüyor ve hatta İslam adına bu adımları attıklarını iddia etmeleridir. Ehl-i Beyt, İslam’ın özü, kendisi. Bu insanların Ehl-i Beyt ile yaptıkları açı aslında İslam’la yaptıkları açıdır. Yani aslında bu insanlar her ne kadar kendilerine Müslüman deseler de, zahiren Müslüman gibi yaşasalar da aslından İslam’la ilgileri kalmamıştır. Allah aşkına, söyler misiniz, İslam ile bir bağı kalan kişi, 2 yaşındaki kundaktaki Peygamber torununa ok atıp şehit edebilir mi!
Peygamber Efendimiz; “Mü’minin ferasetinden korkun. O  Allah’ın bakışı ile bakar” buyuruyor.    Feraset, olayları okuyabilme, hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı ayırt edebilme gücüdür. Manevi bir görmedir. Baş gözü ile görmek için nasıl ki; sağlam bir göz ve ışığa ihtiyaç var, feraset için de; sağlam bir kalp ve imana ihtiyaç var. Işıksız görmek mümkün olmadığı gibi imansız feraset sahibi olmak da mümkün değildir.
İmam Hüseyin ile aynı dönemde yaşayan ve özellikle Kerbela zulmünü yapanlar, aslında ferasetlerini kaybettikleri için, bu kadar vahim bir olayı gerçekleştirirken dahi İslam adına iş yaptıklarına inanmaktaydılar.
Günümüzde de, İslam adına yola çıkıp, Zahiren Müslüman gibi yaşayıp İslam’a zarar veren, İslam alemine ihanet içeren vahim yanlışlar yapan liderler ve kadrolar görüyoruz. Milletimiz başta olmak üzere İslam toplumu bu yanlışları yapan kişiler için, “Bunar Müslüman insanlar, yaptıklarını tam anlayamazsak da doğru yapıyorlardır, vardır bir bildikleri” dediklerine her gün şahit oluyoruz. Aslında bu şekilde düşünüp saf tutan insanlar da hiç masum değil. Her ne kadar izhar etmeseler de gücün ve paranın yanında olmak iç güdüsüyle hareket etmekte, yanlışlarına kılıf bularak kendilerini kandırmaktadırlar.   
Ve aslında Kerbela olayından günümüze değişen fazla bir şeyin olmadığını görüyoruz. Ne imtihan sırrı ne de insanların olaylara bakışı ve duruşu değişmiş.
Ne mutlu kendi yaşadığı dönemde İmam Hüseyin’in safında yer tutmayı başaranlara….  
 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomik kurtuluş savaşı -5- / 10.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı -3- / 08.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı / 06.01.2022
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

29.11.2011, 29.11.2010, 29.11.2009, 29.11.2008, 29.11.2007, 29.11.2006, 29.11.2005, 29.11.2004, 29.11.2003, 29.11.2002, 29.11.2001, 29.11.2000, 29.11.1999, 29.11.1998, 29.11.1997, 29.11.1996, 29.11.1995, 29.11.1994, 29.11.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.