logo
03 KASIM 2026

İRAN BÜTÜN ADIMLARI ATTI

ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı görüşmelerde yeni açıklamalar geldi

03.11.2026 21:32:00
Haber Merkezi
 
İRAN BÜTÜN ADIMLARI ATTI
İRAN BÜTÜN ADIMLARI ATTI
ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı görüşmelerde yeni açıklamalar geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Tahran'ın ABD'nin tutumuna güçlü ve mantıklı bir cevap verdiğini belirterek, savaşı önleme sorumluluğunun artık Washington'da olduğunu söyledi. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ise görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

İRAN'DAN WASHINGTON'A AÇIK MESAJ

İran Meclis Başkanı Galibaf, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İran'ın ABD karşısında teslim olmayacağını vurguladı. İran'ın askeri hazırlıklarını sürdürdüğünü belirten Galibaf, Washington'un yeni bir stratejik hata yapması halinde çok daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

Galibaf, "İran, ABD'nin tutumuna güçlü ve mantıklı bir cevap verdi. Şimdi savaşı önlemek için top artık Washington'un sahasında" ifadelerini kullandı.

İran'ın olası bir saldırıya karşı hazırlıklı olduğunu belirten Galibaf, ABD'nin aşırı talepler döneminin sona erdiğini anlaması gerektiğini söyledi.

VANCE: İLERLEME KAYDETTİK

ABD Başkan Yardımcısı Vance de İran ile yürütülen dolaylı görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıkladı.

Vance, Başkan Donald Trump ile diplomatik çözüm ihtimali konusunda iyimser olduklarını belirterek, "Müzakere yoluyla bir anlaşmaya varılması ihtimali konusunda oldukça iyimseriz. Bunun için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

İran'ın nükleer programını yeniden inşa etmeyeceğine ilişkin kesin ve doğrulanabilir bir taahhüt vermesini istediklerini belirten Vance, saldırılara yeniden başlanması için herhangi bir süre belirlenmediğini de açıkladı.

BARIŞIN YA DA SAVAŞIN ANAHTARI WASHINGTON'DA

Trump'ın İran'ın anlaşma yapmak istediğini söylemesi ve Vance'in müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini açıklaması, diplomatik çözüm ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.

İran ise kendi tutumunu ortaya koyduğunu ve savaşı önlemek için gerekli adımları attığını savunuyor. Tahran'ın mesajı açık: Savaşın önlenmesi artık ABD'nin tercihine ve atacağı adımlara bağlı.

Washington'un diplomatik çözümü mü seçeceği, yoksa askeri seçeneği yeniden devreye mi sokacağı, önümüzdeki sürecin belirleyicisi olacak.

BİR SEN EKSİKTİN!

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor

03.11.2026 11:44:00
Haber Merkezi
 
BİR SEN EKSİKTİN!
BİR SEN EKSİKTİN!
İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya, yüz binlerce yatırımcının mağdur edildiği fon skandalının sorumluluğunu Kemalist sisteme yükledi. "Bu rejimin değişmesi gerekiyor, mevcut sistemle artık bir yere varılamaz" diyen Kaya'ya sormak gerekiyor: Fon vurgununu yapanlar Kemalistler miydi? Yoksa iktidarın siyasi ve bürokratik çevrelerinden çıkan isimler mi?

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor. Soruşturma kapsamında eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın adı gündeme geldi. Kaya görevlerinden ayrıldı. Eski bakan yardımcıları, bürokratlar ve iktidar çevreleriyle bağlantılı isimler de soruşturmanın farklı başlıklarında yer aldı.

Ancak bütün bu tartışmaların ortasında İMH Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya'nın açıklaması dikkat çekti.

Kaya, fon meselesini kişilerin eylemlerinden ziyade rejim tartışmasına taşıyarak şu ifadeleri kullandı:

"Fon meselesi yalnızca şahıslardan değil bu 100 yıllık laik-Kemalist sistemden kaynaklanıyor. Bu rejimin değişmesi gerekiyor. Mevcut sistemle artık bir yere varılamaz."

VURGUN MAHALLİNDEKİLER BİZİM ÇOCUKLARDI

Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar ise fon skandalına ilişkin yaptığı açıklamalarda, olayın AKP'ye yönelik bir seçim operasyonu veya dış güçlerin komplosu olarak gösterilmesine tepki gösterdi.

Tayyar, 2 Ekim'deki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Her şey gözümüzün önünde oldu, vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Sözüm ona finans dehasıydılar, yerli ve milliydiler. Güçlüydüler. Dokunulmazlardı. Yağma coşkusuyla kendi finansal iktidarlarını kuruyorlardı."

Tayyar, bu çevrelerin zamanla siyasi ve toplumsal bir mahalleyi kuşattığını belirterek, "Yozlaşa yozlaşa, göz göre göre, zehirli sarmaşık gibi mahalleyi kuşattılar" dedi.

DENETİM KURUMLARINA DA HESAP SORDU

Tayyar'ın eleştirileri yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmadı. Piyasayı denetlemek ve düzenlemekle görevli kamu kurumlarını da hedef aldı.

"Bu olup bitenleri denetlemek ve düzenlemekle sorumlu kamu görevlileri görmezlikten mi gelinecek? Hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam mı edecekler? Beceriksizliğin, sorumsuzluğun veya ihmalin bir faturası olmayacak mı?" diye soran Tayyar, denetleyici ve düzenleyici kurumların sil baştan ele alınması gerektiğini savundu.

VURGUNUN ADRESİ KEMALİZM Mİ?

İyi de Muhammed Fesih Kaya, fon skandalında adı geçenler kimler? Soruşturmanın gündemine gelen siyasi isimler hangi dönemde, hangi siyasi kadrolarda görev yaptı?

Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eski bakan yardımcıları, kamu bürokrasisinde görev almış isimler ve iktidar çevreleriyle bağlantılı kişiler hakkındaki iddialar ortadayken faturayı 100 yıllık Cumhuriyet'e, laikliğe ve Kemalizm'e kesmek nasıl bir siyasi ve ahlaki muhasebedir?

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu (82) bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

03.11.2026 00:30:00
AA
 
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding'in sosyal medya hesaplarında yer alan açıklamada, Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu'nun akciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği bildirildi.

Açıklamada, Ahmet Nazif Zorlu'nun, 1953 yılında Denizli'nin Babadağ ilçesinde temelleri atılan Zorlu Grubu'nu vizyonu ve liderliğiyle Türkiye'nin önde gelen sanayi gruplarından biri haline getirdiği, grubun uluslararası ölçekte büyümesine öncülük ettiği ve yaşamı boyunca ülkesi için çalıştığı ifade edildi.

Zorlu'nun gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin sanayileşmesine, ihracatına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu, eğitim ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla toplumsal gelişimi desteklediği belirtildi.

Açıklamada, Zorlu'nun "Önce ülkem, sonra kurumum, sonra ailem" sözleriyle ortaya koyduğu anlayışın, ülkesine ve insanına duyduğu inancın, çalışmaya ve üretmeye verdiği değerin Zorlu Grubu'na bıraktığı en kıymetli miraslardan biri olarak yaşamaya devam edeceği kaydedildi.

Ahmet Nazif Zorlu'nun cenazesinin 4 Kasım Çarşamba günü Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde öğle vaktinde kılınacak cenaze namazı sonrasında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedileceği bildirildi.

Açıklamada, merhumun isteği doğrultusunda cenaze törenine çelenk gönderilmemesi, bunun yerine arzu edenlerin diledikleri bir sivil toplum kuruluşuna bağışta bulunmaları rica edildi.

Ahmet Nazif Zorlu kimdir?

Denizli'de 1944 yılında doğan Ahmet Nazif Zorlu, çalışma hayatına erken yaşlarda baba mesleği olan tekstille başladı.

İş hayatının ilk yıllarında Trabzon'da açtığı mağazayla tekstil ticareti yapan Zorlu, 1970 yılında şirketin merkezini İstanbul'a taşıyarak Zorlu Holding'in temellerini atmıştır.

İlk üretim şirketi Korteks'i 1976 yılında kuran Zorlu, 1990'da tüm şirketleri Zorlu Holding çatısı altında topladı. 1994'te Vestel'i Zorlu Holding bünyesine katan Ahmet Nazif Zorlu, yeni iş alanlarının da yolunu açtı.

Zorlu'nun tekstil sektörüyle başladığı girişimciliği beyaz eşya, elektronik, gayrimenkul, enerji, metalurji, savunma ve e-mobilite gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketlerle devam etti. Ahmet Nazif Zorlu, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra Zorlu Grubu bünyesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirkette yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olarak görev yapıyordu.

Sivil toplum kuruluşlarıyla da yakından ilgilenen Ahmet Zorlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Denizlililer Birliği Eğitim ve Kültür Vakfı (DENBİR), Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) üyesiydi.

Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan, taraflardan birine yapılan saldırıyı hepsine yapılmış sayan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması", muhalefetin sert eleştirilerine rağmen AK Parti'nin öncelikli gündem maddesi olarak bu çarşamba meclis genel kurulunda oylanacak

02.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Türkiye'nin yakın dönemdeki en kritik askeri ve diplomatik adımlarından biri olmaya aday "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" kanun teklifi, meclis koridorlarını hareketlendiriyor.

AK Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 27 Ekim Salı günü TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen anlaşmanın, diğer tüm gündem maddelerinin önüne alınarak 5 Kasım Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanması planlanıyor.


"Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır"


7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan ve üç ülkeyi askeri anlamda birbirine bağlayan anlaşma, adeta bölgesel bir NATO paktı niteliği taşıyor.

Anlaşmanın en çok dikkat çeken maddesi, imzacı ülkelerden herhangi birine dışarıdan yapılacak bir silahlı saldırının, diğer tüm taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor. Bu durumda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, askeri imkanlar da dahil olmak üzere birbirlerine karşılıklı yardım sağlamakla yükümlü olacak.

Anlaşmanın istikrarını korumak adına, imzacı ülkelerin ilk 10 yıl boyunca ittifaktan ayrılamayacağına dair bağlayıcı bir hüküm de metinde yer alıyor.


Muhalefet bölgesel risklerden endişeli


Komisyon aşamasından bu yana teklife sert muhalefet eden muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla uyuşmadığını savunuyor. Muhalefet temsilcileri, bu ortaklığın Türkiye'yi özellikle Yemen'deki kronikleşmiş savaşa ve Orta Doğu'daki diğer sıcak çatışma bölgelerine doğrudan dahil edebileceği uyarısında bulunuyor.

Anlaşmanın Türkiye'nin geleneksel dış politika çizgisinden büyük bir sapma olduğunu iddia eden muhalefet, Genel Kurul görüşmelerinde de güçlü bir direnç göstermeye hazırlanıyor.


Hakan Fidan sunum yapmayacak


Tartışmaların odağındaki bir diğer konu ise meclisteki bilgilendirme süreci oldu. Muhalefetin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bizzat meclise gelerek sunum yapması yönündeki talepleri iktidar kanadında karşılık bulmadı. AK Partili yetkililer, konunun komisyon sürecinde ve diplomasi trafiğinde zaten çok boyutlu olarak tartışıldığını, bu nedenle Bakan Fidan'ın Genel Kurul'da ekstra bir sunum yapmasına gerek görülmediğini belirtti.


Sırada ne var?


Çarşamba günü Genel Kurul'da yapılacak oylamada AK Parti ve Cumhur İttifakı ortaklarının oylarıyla teklifin kabul edilmesi bekleniyor. Meclisten geçerek yasalaşacak olan kanun teklifi, ardından Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Anlaşma, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından resmen yürürlüğe girecek.

İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkan seçilen Ümit Kocasakal, Beyoğlu'ndaki baro binasında düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu'ndan devraldı

02.11.2026 15:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurul Kapsamında düzenlenen başkanlık seçimini Ümit Kocasakal kazanmıştı. Seçimlerin ardından Beyoğlu'nda bulunan İstanbul Barosu binasında devir teslim töreni düzenlendi.

Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu, başkanlık görevini Ümit Kocasakal'a devretti. Devir töreninde konuşan Kocasakal, "Bu süreçte biz bu seçime iştirak eden bütün avukat meslektaşlarımızla bir araya geleceğiz, arayışlarda bulunacağız, gerekiyorsa büyük bir çalıştay, hatta belki de sadece meslek sorunlarının konuşulacağı olağanüstü genel kurultay gibi de düşüncelerimiz var. Dolayısıyla bunları da hayata geçirmek için elimizden geleni yapacağız.

Bu bir görev değişimidir ve değişimin de bu şekilde avukatlara yaraşır bir biçimde olması çok değerlidir. Dediğiniz gibi İstanbul Barosu'nun kurumsal kimliği ve itibarı, avukatlık itibarı her şeyin üstündedir. Avukatın kavgası bile avukata yaraşır biçimde olmalıdır. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama bunlar bir araya gelmemizi, bu anlamda mesleki sorunlar bakımından hiçbir biçimde engellemiyor.

O yüzden içtenlikle size iki yıllık mesainizde bu baroya katkılarınız için, emekleriniz için, size ve yönetiminize ve kurullarınıza ve delegasyonunuza bir kere daha teşekkür ediyorum. Biz de şu anda bayrağı sizden devralıyoruz. Biz de elimizden geldiğince hizmet etmeye gayret edeceğiz ve umuyorum ki en azından yapabildiğiniz kadarını yapıp üzerine bir şeyler ekleyip biz de zamanı gelince bu bayrağı bizden sonra gelecek değerli meslektaşlarımıza teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen 5 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.11.2026 06:00:00
AA
 
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt içerisinde "Baron" lakabını kullanan Yusuf Can Güngör'ün talimatıyla Cem Gölbaşı'na yönelik eylem gerçekleştirmek üzere Adana'dan İstanbul'a geldiği belirlenen İbrahim Çiftçi'nin, 31 Ekim'de Beyoğlu'nda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin üzerinde yapılan aramada, 1 ruhsatsız tabanca, 2 uzatılmış şarjör ve 1 utaş marka otomatik tabanca ele geçirildiği bilgisi verildi.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Çiftçi'nin Gaziantep'ten İstanbul'a eylem gerçekleştirmek amacıyla gelen 3 şüpheliyle Esenyurt'taki bir hücre evinde kaldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için düzenlenen operasyonda, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir ve Orhan Bozan'ın da gözaltına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerin eylemde kullanmayı planladıkları silahları Çınar Aksoy'dan temin ettiklerinin belirlenmesi üzerine düzenlenen operasyonda söz konusu şüphelinin de yakalandığı, ikamette yapılan aramada 1 uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildiği ifade edildi.

Başsavcılığın açıklamasında, şüphelilerin alınan ilk beyanlarından, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları, ancak uygun koşulların oluşmaması üzerine eylemden vazgeçtikleri kanaatine varıldığı bildirildi.

Suç örgütünün tüm eylemlerinin ortaya çıkarılması, yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının deşifre edilmesi amacıyla soruşturma işlemlerinin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
 

Türkiye'de sosyal medya platformlarında yaş sınırlamasını öngören ve yaş doğrulama zorunluluğu getiren yönetmelik 1 Kasım'da yürürlüğe girdi

Türkiye'de sosyal medya platformlarında yaş sınırlamasını öngören ve yaş doğrulama zorunluluğu getiren yönetmelik 1 Kasım'da yürürlüğe girdi

01.11.2026 23:27:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye'de sosyal medya platformlarında yaş sınırlamasını öngören ve yaş doğrulama zorunluluğu getiren yönetmelik 1 Kasım'da yürürlüğe girdi
 Türkiye'de sosyal medya platformlarında yaş sınırlamasını öngören ve yaş doğrulama zorunluluğu getiren yönetmelik 1 Kasım'da yürürlüğe girdi
Türkiye'de sosyal medya platformlarında yaş sınırlamasını öngören ve yaş doğrulama zorunluluğu getiren yönetmelik 1 Kasım'da yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, 15 yaş altındaki çocukların sosyal ağ hizmetlerine erişiminin önlenmesini, 15-18 yaş grubundaki çocuklara ise yaş doğrulama ve kullanım kısıtlamaları getirilmesini hedefliyor.

Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, sosyal medya platformlarına, çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmetler sunma, gizlilik ve güvenlik standartları uygulama ve ebeveyn kontrol araçlarını kullanıma sunma yükümlülükleri getiriyor.

Düzenleme Nisan ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilmişti.

Dünyada çocuklara sosyal medya yasağı uygulayan ilk ülke Avustralya oldu. İngiltere'de de 16 yaşından küçük çocuklara önümüzdeki yıl benzer bir yasağın getirilmesi planlanıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, konuyla ilgili paylaşımında "Yürürlüğe giren yeni yönetmelik doğrultusunda, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulamayacak" dedi ve ekledi:

"Yalnızca 15-18 yaş arasındaki çocuklar hesap açabilecek. 15-18 yaş aralığında çocuklara ayrıştırılmış hizmet verilecek. Platformlar, kullanışlı ebeveyn kontrol araçları sunacak."

Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığından yapılan açıklamada, yaş doğrulama işlemleri için yalnızca "turkiye.gov.tr" adresinin veya resmi e-Devlet mobil uygulamasının kullanılması gerektiği belirtildi.

Yaş doğrulama sürecinde yalnızca sosyal medya platformlarının resmi uygulamaları üzerinden yapılan bildirimlerin ve yetkili kurumların duyurularının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Üçüncü kişilerden gelen mesajlardaki bağlantılara tıklanmaması gerektiği belirtilen açıklamada, e-Devlet şifresi, SMS doğrulama kodları ile banka ve kredi kartı bilgilerinin hiçbir kişi, kurum veya platformla paylaşılmaması uyarısı yapıldı.

Çocuklara yönelik düzenlemeye destek olsa da kapsamı ve uygulanmasına dair kaygılar da dile getiriliyor.

Siber haklar ve ifade özgürlüğü alanında çalışan hukukçu ve akademisyen Yaman Akdeniz daha önce yaptığı değerlendirmede, uygulamanın kapsamı ve etkilerine dair ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi.

Yaman Akdeniz'e göre düzenleme, kamuoyuna "çocukları koruma" amacıyla sunulsa da pratikte çok daha geniş bir kontrol mekanizmasının önünü açabilir.

Akdeniz, yaş doğrulamanın e-Devlet üzerinden yapılmasının tüm kullanıcıların kimlik bilgileriyle sosyal medya hesaplarının eşleştirilmesi anlamına gelebileceğini belirtti.

"Bugün sosyal medya için kurulan bir sistem, yarın başka dijital hizmetler için de kullanılabilir" dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

01.11.2026 18:57:00
AA
 
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabındaki paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Lee Jae Myung'un davetine icabetle, 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde Seul'ü ziyaret edeceklerdir. Ziyaret çerçevesinde 3 Kasım Salı günü yapılacak resmi görüşmelerde, iki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacak; güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirecek muhtelif belgeler de akdedilecektir."

Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı

Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Emir Sarıgül'ün ek ifadesi ortaya çıktı. Sarıgül, babası Mustafa Sarıgül'ün Yeni Parti'nin kuruluş sürecinde Özgür Özel'e farklı tarihlerde elden para verdiğini söyledi. Sarıgül, annesinden kalan miras nedeniyle babasıyla yaptığı sözleşmenin ayrıntılarını da anlattı

01.11.2026 17:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Emir Sarıgül, ilk ifadesinde anlatmadığı bazı hususları paylaşmak istediğini belirtti. Mustafa Sarıgül'ün kendisine devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar ile Yeni Parti'ye verildiğini öne sürdüğü paralar hakkında beyanda bulunan Sarıgül, suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.

"Özgür Özel'e 250 bin dolar bıraktığını biliyorum"

Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında parti genel merkez binasının eşyaları için para verildiğini iddia eden Emir Sarıgül, "Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı" dedi.

"Otobüsün ses sistemi için de 250 bin dolar ya da euro verdiğini söyledi"

Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de babasının para verdiğini öne süren Sarıgül, "Yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özgür Özel'e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri'de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece'de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

"100 bin doları atkı paketinin içine koydu"

Emir Sarıgül, son olarak yaklaşık bir ay önce Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia ederek, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özgür Özel'e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana Mustafa Sarıgül söyledi. O tarihte babam Özgür Özel'in Ankara'daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana Vakko'dan 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de İstinye Park'taki Vakko'dan 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu. Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi" diye konuştu.

"Bana 5 taşınmazı devretmeyi taahhüt etti"

İfadesinde annesinden kalan mirasa ilişkin süreci de anlatan Emir Sarıgül, dedesi Abdurrahman Köksaloğlu'nun 1980 yılında öldürülmesinin ardından annesine büyük bir mal varlığı kaldığını, annesinin 1984 yılında vefat etmesi üzerine bu mal varlığının bir bölümünün kendisine bırakıldığını söyledi.

Sarıgül, 18 yaşına geldiğinde annesinden kalan mal varlığının kendi üzerine geçirilmesini istediğini ancak babasının bunu kabul etmediğini belirterek, "Kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama katedemeden böyle devam etti" dedi.

Son yıllarda maddi zorluk yaşadığını ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Sarıgül, "Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi" ifadelerini kullandı.

"Taşınmazlar devredilmezse 50 milyon dolar verilecekti"

Sözleşmede yer alan taşınmazların Nişantaşı, Marmaris, Mecidiyeköy ve Ankara'da bulunduğunu belirten Sarıgül, taşınmazların kendisine devredilmemesi ihtimaline karşı ayrıca bir senet imzalandığını söyledi. Sarıgül, "Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık. Bu sözleşme ve senedin aslı şu anda avukatım Emrah Cengiz'in kasasında bulunmaktadır" dedi.

Tahliyesini talep etti

İfadesinin sonunda iki kızının bakımından sorumlu olduğunu belirten Emir Sarıgül, "Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır. Ben tahliyemi talep ediyorum. Ev hapsi seçeneği de dahil değerlendirilmesini talep ediyorum. Böyle bir takdirde bulunulursa başıma bir şey gelme ihtimaline binaen devletimizden koruma talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum" ifadelerini kullandı.

SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığına, Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı atandı

01.11.2026 07:00:00
AA
 
SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı
SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3 ve 7. maddeleri gereğince SPK Başkanlığına Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Başkan Vekilliğine Ersin Başar Ekmekci ve üyeliğine Yasemin Girici atandı.

SPK Başkanı Muhsin Atcı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra, 2014 yılında ABD'deki Duke Üniversitesinde Kalkınma Politikası alanında yüksek lisans yaptı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Maliye Bölümünde doktora eğitimine devam eden Atcı, 2003'te Vergi Denetmen Yardımcısı olarak başladığı meslek hayatında 2005 yılında Stajyer Gelirler Kontrolörü, 2008 yılında Gelirler Kontrolörü, 2010 yılında ise İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış, 2011 yılında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının kurulmasıyla Vergi Müfettişi olarak atanmıştır.

Atcı, 15 Eylül 2014-7 Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanı, 31 Temmuz 2017-18 Nisan 2019 tarihleri arasında Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olup 7 Ekim 2023 tarihinde ise Vergi Denetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı.

 

Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak


 
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 5-6 Kasım’da düzenlenecek 17. Boğaziçi Zirvesi, “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla yaklaşık 70 ülkeden temsilciyi bir araya getirecek. 32 ülkeden üst düzey siyasiler, bürokratlar ve iş insanlarının konuşmacı olarak katılacağı 20'den fazla B2B görüşmesi de gerçekleştirilmesi planlanıyor. 
 

31.10.2026 15:18:00
Yaşar Cebesoy
 
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin 17'ncisi, 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla düzenlenecek zirve, farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, diplomatları ve iş insanlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında küresel gelişmelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği fırsatlarının oluşturulması da gündeme gelecek. UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede, şu ana kadar 63 ülkeden katılım teyidi alındığını, ancak sayının 70'in üzerine çıkmasını beklediklerini belirtti. Nijerya, Suriye ve Lübnan'dan bakanların yanı sıra Karadağ'dan Parlamento Başkan Yardımcısı'nın da aralarında bulunduğu üst düzey temsilcilerin katılacağı zirvede, Endonezya, Libya ve Karadağ gibi ülkelerden heyetler de yer alacak. Zirve, Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan iş insanları ve siyasileri bir araya getirecek.

Ülkeler rota arayışında

Zirvenin bu yılki temasının, küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümden hareketle belirlendiğini söyleyen Özgencil, savaşların, bölgesel gerilimlerin ve değişen uluslararası ilişkilerin ülkelerin konumlarını yeniden değerlendirmelerine yol açtığını dile getirdi. Özgencil, farklı güç merkezlerinin öne çıktığı bu dönemde ülkelerin yeni dengeler içinde kendilerine nasıl bir yer belirleyeceği sorusunun zirvenin ana gündemini oluşturacağını kaydetti. Zirvede iki gün boyunca 20'den fazla panel düzenlenmesi, konuşmacıların ise 32 farklı ülkeden katılması bekleniyor. Özgencil, uluslararası iş dünyasının temsilcilerini buluşturacak etkinlikte en az 70 iş insanının yer alacağını ve 20'den fazla B2B görüşmesinin gerçekleştirileceğini bildirdi.

Siyasi tartışma ortamı sunmuyor

Boğaziçi Zirvesi'nin kuruluşundan bu yana siyasi tartışmalardan uzak durarak ekonomik ilişkileri geliştirmeye odaklandığını belirten Özgencil, platformun farklı ülkelerden iş insanlarını aynı zeminde buluşturmayı amaçladığını söyledi. Özgencil, "Biz hiçbir zaman siyasete girmedik. Ülkeler arasında ekonomik bir zemin oluşturmaya çalıştık. İlk 16 yılda gerçekleştirdiğimiz B2B görüşmeleri ve bu görüşmelerin ardından yapılan iş anlaşmaları, bu konuda başarılı olduğumuzu gösteriyor" dedi. Boğaziçi Zirvesi'nin hazırlıklarının 2009 yılında başladığını, ilk organizasyonun ise 2010'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Özgencil, ilk yıl 33 ülkeden temsilcinin katıldığı zirvenin zaman içinde uluslararası ölçekte daha geniş bir katılıma ulaştığını söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.