HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

İslam’ın Ortaçağı Hilafetin ilgası ile kapandı

07.03.2021 00:00:00
'İslam’ın Ortaçağı Hilafetin ilgası ile kapandı' seslendirme dosyası:
Geçen hafta H.Rahmi Yananlı'nın "İslam'ın Ortaçağı Şeyh Bedreddin'in şehit edilmesi ile başlamıştır" diye yazdığını, bunun da olağanüstü bir tespit olduğunu söylemiştik.
Gelen ciddi sorular var… "İyi de İslam'ın Ortaçağı ne zaman bitiyor" diye? 
Sorunun muhatabı Yananlı… Bizimkisi elçiye zeval olmaz kabilinden!
 
Meraklandırmayalım… Yananlı'nın Ortaçağı kapatan tespiti de açılışı kadar orijinal ve ufuk açıcı!
Tarihi sadece galip-mağlup denklemine oturtarak okuyan tarihçilere Yananlı, tarihi sosyal bir hadise üzerinden çivileyerek ders veriyor:
"İslam'ın Ortaçağı Hilafetin ilgası ile son bulmuştur"!
"…Nihayet İslam coğrafyasında Hallac-ı Mansur'un katlinden tam 1000 yıl, Seyyid Nesimi'nin ve Bedreddin'in şehadetlerinden 500 yıl sonra, 1920 yılında Karia suresindeki büyük çarpışmanın bir örneği gerçekleşti. Dağ gibi benlik dalgaları, yalçın kayalara çarpıp çevresine gökkuşağı renginde manalar yayarak dağılıp gitti. İslam dünyasının 500 yıl devam eden Ortaçağ defteri büyük bir celali defteri ile kapandı…"
 
Peki Yananlı niçin Hilafetin ilgasını Müslümanların Ortaçağının kapatılması olarak görüyor?
"İlga Kanunu 1000 yıllık yanlışı düzelterek onu hanedanın kişisel mülkü olmaktan çıkararak, hükümet ve cumhuriyet kavramındaki asli yerine iade etmiştir!"
Nasıl?
Müthiş değil mi?
Bakınız Hocam Prof. Dr. Haydar Baş hilafetin ilgasını nasıl değerlendiriyor ve tarihi yalanı nasıl dümdüz ediyor:
"Gerek saltanat ve gerekse halifeliğin kaldırılması, tek kişide toplanan egemenliğin sona erdirilmesi maksadıyladır. Halifeliğin bir şahsın temsilinde bulunması, kaldırılmasıyla sona ermiştir. İlan edilen Cumhuriyet ile egemenlik millete geçmiş; hilafette, tek kişiye ait olmaktan çıkarılarak, cumhuriyetin ve hükümetin şahsında koruma altına alınmıştır."
Nokta!!!
 
Son noktayı ise Atatürk Nutkun'da hilafetin kaldırılmasına ilişkin şu sözleri ile yapalım:
"Efendiler, Hilâfet makamının korunmasında, dinî ve siyasî menfaat ve zaruret bulunduğu inancında olan bazı kimseler, arz ettiğim kararların alınmakta olduğu son dakikalarda, hilâfet görevini kendi üzerime almam teklifinde bulundular. Bu gibilere, hemen gereken ret cevabını vermiştim.
Yeri gelmişken başka bir noktayı da arz edeyim. Büyük Millet Meclisi hilâfet'i kaldırdığı zaman, din bilginlerinden Antalya Milletvekili Rasih Efendi, Kızılay adına, Hindistan'da bulunan bir heyetin başkanlığını yapıyordu. Rasih Efendi Mısır'a uğrayarak Ankara'ya döndü. Benimle görüşmek isteyerek şunları söyledi: 
«Gezdiği ülkelerde Müslüman halk benim halife olmamı istiyormuş… Yetkili İslâm heyetleri, bana bu durumu bildirmek üzere Rasih Efendi'yi vekil etmişler.» Rasih Efendi'ye verdiğim cevapta, Müslümanların bana olan bağlılık ve sevgilerine teşekkür ettikten sonra dedim ki : 
«Zâtıâlîniz din bilginlerindensiniz. Halifenin devlet başkanı demek olduğunu bilirsiniz. Başlarında kralları, imparatorları bulunan halkın bana ulaştırdığınız dilek ve tekliflerini ben nasıl kabul edebilirim. Kabul ettim desem, buna o halkların başında bulunanlar razı olur mu? Halifenin emir ve yasakları yerine getirilir. Beni halife yapmak isteyenler emirlerimi yerine getirebilecekler midir? Durum böyle olunca, anlamı ve fonksiyonu olmayan asılsız bir sıfatı takınmak gülünç olmaz mı?
….Buna inanmak için gerçekten kara cahil ve koyu bir gafil olmak gerekir. Müslümanları ve Türk milletini bu kerteye düşmüş sanmak ve İslâm dünyasının vicdan temizliğinden, ahlâk ve karakterindeki incelikten, alçakça ve canice maksatlar için yararlanma yolunu tutmak, artık o kadar kolay olmayacaktır. Küstahlığın da bir derecesi vardır."
 
Ahmet Erimhan / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.