HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

İsrail’i kuran BM’den çözüm çıkar mı?

18.05.2021 00:00:00
'İsrail’i kuran BM’den çözüm çıkar mı?' seslendirme dosyası:

İsrail, Mescid-i Aksa'da ve Filistin topraklarında her türlü baskıya, zulme, saldırıya, cinayete devam ederken, İslam ülkelerinin temsilcileri önceki gün İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çatısı altında toplandı. Toplandılar da İsrail'i durduracak, işgal ettiği topraklardan çıkartacak çözüm odaklı net bir karar mı aldılar? Elbette ki hayır.

Yayımlanan sonuç bildirgesinde, "BM Güvenlik Konseyi, İsrail'in Filistin'e saldırılarını durdurma konusunda sorumluluk üstlenmediği takdirde, Filistin halkına koruma sağlanması için BM'ye başvurulacağı" açıklandı.

İslam ülkeleri, karar merciinde bir tane İslam ülkesinin bulunmadığı BM Güvenlik Konseyi'ni, yine hiçbir İslam ülkesinin etkisinin olmadığı BM ile tehdit ediyor, şu işe bakın!

Üstelik bu BM, 1948 yılında İsrail'in kurulmasını sağlayan ve sınırlarını belirleyen BM.

Hatırlayalım, İsrail'in ilk başbakanı David Ben Gurion, kuruluş töreninde yaptığı konuşmada, "İsrail'in şu anki sınırları BM'nin çizdiği sınırlardır, Tanrı'nın bize vaat ettiği topraklar ise Nil'den Fırat'a kadardır" demiştir. 

Sadece bu cümlesinde bile üç önemli nokta vardır.

Birincisi, İsrail'in yayılmacı bir politika izleyeceğini, hedefindeki toprakları işgal edeceğini ilan ediyor. İkincisi, İsrail'in bir din devleti olduğunu, batıl inançları doğrultusunda hareket edeceğini vurguluyor. Üçüncüsü ise, bizim İslam ülkelerinin çözüm için peşinde koştukları BM'nin İsrail'i kurduğunu, ilk sınırlarını çizdiğini itiraf ediyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı 1969 yılında kuruldu ve 57 üyesi var.

Yani toplamda 1,5 milyarı aşkın Müslüman'ı temsil eden 57 tane İslam ülkesi bir araya geliyor ve 9 milyon nüfusa sahip İsrail için pratik bir adım atamıyor, topu Müslümanları asla temsil etmeyen BM'ye bırakıyor. Bu topu taca atmak değil, kendi kalene gol atmaktır.

Peki, toplanan BM Genel Konseyi hangi kararları alıyor?

Konsey, İsrail ve Filistin arasındaki yükselen tansiyonu, Gazze'ye yönelik hava saldırılarını ve hızla artan sivil kayıplarını görüşmek için bu hafta üçüncü kez toplandı ancak hala somut bir adım atamadı.

On kez, hatta yüz kez aynı konuda toplansa bir adım atabilir mi? Elbette ki hayır. 

Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz. BM 1948'den bu yana Filistin için ne yaptı ki, bundan sonra yapabilsin.

Toplantıda İsrail ve Filistinli tarafların temsilcileri de yer aldı. 

Her iki taraf görüşlerini ve tekliflerini belirtti. 

Sonuçta, Konseye başkanlık eden BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail ve Filistin'e "anlamsız kan dökme, terör ve yıkıma" derhal son verme ve iki devletli çözüm için müzakerelere dönme çağrısı yaptı. Yine İsrail lehine kısırdöngü, yine çıkmaz sokak.

İki devletli çözüm, İsrail'in 1948 yılındaki sınırlarında olsa, tamam, ama bugünkü Filistin coğrafyasına baktığımızda, her yer İsrail tarafından işgal edilmiş, Filistin diye bir coğrafya kalmamış, şimdi iki devletli çözümden bahsediliyor. Toprağı kalmamış, tamamına yakını işgal edilmiş bir devlet, resmen tanınsa bile nasıl bir devlet olabilir?

Anladığım kadarıyla, bu coğrafyada bir tane Filistinli ve bir karış Filistin toprağı kalmayınca, BM iki devletli çözümü neticelendirecek ve Filistin devletini tanıyacak!

BM'de karar mecii 5 daimi üyedir, yani ABD, Çin, Rusya, Fransa ve İngiltere.

BM'de veto hakkı olan ülkeler bunlar; bunlardan bir tanesi veto ettiğinde karar alınamıyor. Diyelim ki Rusya ve Çin, ABD'ye ve Batılı ülkelere tavırlı oldukları için Filistin lehine oy verdiler, ABD, Fransa ve İngilere'nin Filistin lehine oy vermeleri asla mümkün değil, onlar büyük İsrail devleti projesinin en büyük destekçileri ve aynı zamanda İsrail'i kuran ülkeler.

Şimdi bizim Müslümanlar bu BM'den medet bekliyor, çözüm geleceğini zannediyor.

Daha çoook beklersiniz.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Mescid-i Aksa, Filistin ve genel anlamda Ortadoğu ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. BTP Kadın Kolları'nın Youtube kanalına konuk olan BTP Lideri şu önemli tespitleri yaptı:

"Bizler hem hükümet olarak hem millet olarak ne yapıyoruz, sadece kınıyoruz, lanet okuyoruz. İsrail ile ilişkilerimizi hükümet olarak devlet olarak çok sıkı noktalarda ilerletmeye devam ediyoruz, ticaretlerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Sokakta İsrail'i kınıyoruz ama masada İsrail'le işbirliği yapıyoruz. Bu samimiyete de sığmaz. Müslümanlığa da sığmaz."

"İsrail'in, kendi inanışları çerçevesinde Süleyman Mabedini inşa etmek ve bölgede bir büyük İsrail oluşturmak hedefi var. Şimdi buna topyekün olarak Büyük Ortadoğu Projesi diyoruz. Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eş Başkanlığı'nı yürütenler bu konuda bir çözüm üretecekler! Bu olmaz. Böyle bir çözüm zaten ortaya çıkmaz."

"Bu konuda İslam dünyasının çok net ve keskin adımlar atması gerekiyor. Bunu da merhum Genel Başkanımız Sayın Haydar Baş ortaya koymuştu. Babam ne demişti: Mescid-i Aksa'yı İslam'ın başkenti ilan edin."

"Şimdi bizim burada Filistin'i desteklememiz ve 'İsrail'i ticari olarak, siyasi olarak politik olarak, sosyolojik olarak tanımıyoruz' dememiz lazım. İsrail'e 'Ben, seni tanımıyorum' dediğin zaman zaten devlet olarak hiçbir hükmü kalmıyor. Bunu dünyada 30 tane devlet yapsın, bakın ne hale geliyor İsrail."

Evet, yapılması gereken belli; İslam ülkeleri üzerine düşenleri BTP Lideri Hüseyin Baş'ın vurguladığı şekilde yapmadığı müddetçe hiçbir çözüm çıkmaz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, doğru, Lozan'da büyük bir diplomatik zafer elde etti ama bu, büyük fedakârlıklarla gerçekleşen bir İstiklal Mücadelesi'nin neticesidir. Sahadaki zafer, masadaki zaferi getirir.

Siz, Prof. Dr. Baş'ın ifade ettiği gibi Mescid-i Aksa'yı İslam âleminin başkenti ilan edersiniz, Sayın Hüseyin Baş'ın dediği gibi İsrail ile ilişkileri sonlandırırsınız, o zaman merak etmeyin, bu sefer peşinde koştuklarınız, sizin peşinizde koşmaya başlar.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.