logo
18 TEMMUZ 2026

İstanbul'a belediye başkanı olduğumda kentte ağaç yoktu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Başta Marmara olmak üzere, bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız

05.06.2021 17:06:00
 
İstanbul'a belediye başkanı olduğumda kentte ağaç yoktu
İstanbul'a belediye başkanı olduğumda kentte ağaç yoktu
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Başta Marmara olmak üzere, bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız. Biz bunu yapar mıyız' Yaparız. Biz bunu Haliç'te yaptık mı' Yaptık. Haliç'i nasıl temizlediysek ki daha büyük bela idi, inşallah müsilaj belasından da denizlerimizi kurtaracağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapımı tamamlanan Pendik Millet Bahçesi'nde düzenlenen "5 Haziran Dünya Çevre Günü Toplu Açılış Töreni"ndeki konuşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için görevi devraldığında kentte ağaç olmadığını, bütün yolların kenarlarını, orta refüjleri ağaçlandırdıklarını anlattı.

Erdoğan, "Fidan dikmedik ağaç diktik. Fidanlar zaman alırdı, onun için tüm bizim için ağaçlandırma merkezlerinden tutun ithale varıncaya kadar ağaç ithal ederek bu noktada 10-15 yaş grubundan ağaçlarla İstanbul'umuzun orta şevleri, yol kenarlarını bu ağaçlarla tamamen döşedik ve bir anda İstanbul'umuz ağaçlandırılmış oldu." dedi.

Bu anlayışla geçmişte şehir merkezlerindeki alanları, vatandaşlarına kapatan zihniyetin bıraktığı kötü izlerin tamamını silmekle kalmadıklarını, 81 ilin tamamında şehirleri çok daha fazla yeşil alanla buluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, "Çevre bizim işimiz. Yeşil bizim işimiz. Biz bundan sonra da bunu yapmakla kalmayacak, bu noktada özellikle ağaçlandırmadaki faaliyetlerimizi daha da hızlandıracağız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, bisiklet yollarını da şehirlerdeki insanların hayat kalitesini artıran hizmetler arasında gördüğünü ifade ederek, bilhassa büyükşehirlerde fiziki hareketleri giderek azalan insanların sağlıklarını korumak ve trafik yükünü azaltmak için bisiklet kullanımını teşvik ettiklerini söyledi.

Konya'nın bu noktada bir örnek olduğunu dile getiren Erdoğan, giderek yaygınlaştırdıkları bisiklet yolları sayesinde bu aracı tercih eden insanlara kesintisiz ulaşım imkanı sağladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazırlıklarını sürdürdüğümüz Türkiye Bisiklet Yolu Master Planı'nı tamamladığımızda Avrupa bisiklet ağı ile ülkemizi bütünleştirmiş olacağız. Planın tamamlanan güzergahlarıyla ilgili uygulama projelerinin önemli bir kısmını bu yaz aylarına yetiştirmeye gayret edeceğiz. Proje tamamlandığında Edirne'den bisiklete binen bir vatandaşımız Hakkari'ye kadar güvenli ve kolay bir şekilde gidebilecektir." diye konuştu.

İnsan ve çevre sağlığının korunmasında kritik öneme sahip katı atık toplama tesislerini de ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kuraklığın giderek daha büyük bir tehdit halini aldığı şu dönemde yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı korumanın önemi artıyor. Küresel ısınmanın en önemli sebeplerinden biri olan çöplerden yayılan metan gazı ve karbondioksit emisyonlarını inşa ettiğimiz katı atık toplama tesisleriyle kontrol altına almayı başardık. Aynı şekilde biliyorsunuz Kartal, Pendik burada da yine metan gazı çöp depolama alanlarıyla bir tehdit vardı ve bu tehditten de Pendik'imizi, Kartal'ımızı yine biz kurtardık. Şimdi oralarda konutlar var. Yaptığımız yatırımlarla sayısını 15'ten 90'a yükselttiğimiz katı atık toplama tesislerimiz nüfusumuzun 70 milyonuna hizmet veriyor. İnsan sağlığını koruma ve suyun kirlenmesini önlemede bir diğer önemli yatırımımız atık su arıtma tesisleridir. Ülkemizdeki atık su arıtma tesislerinin sayısını 145'ten 1170'e çıkartarak belediye nüfusunun yüzde 90'ına hizmet verebilir hale getirdik. Gelişen teknoloji sayesinde artık atık suyun pek çok farklı alanda kullanılma imkanı doğmuştur. Bu yöndeki yatırımları ve çalışmaları da destekliyoruz."

- "Müsilaj belasından da denizlerimizi kurtaracağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Marmara Denizi'nde görülen müsilaj sorununa ilişkin de şunları kaydetti:

"Son dönemde Marmara'da karşımıza çıkan müsilaj gibi sorunların kaynağı arıtılmadan denizlere bırakılan atık sulardır. Bu konuda Çevre Şehircilik Bakanıma talimatı verdim. Hiç gecikmeden 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi niye bunu yapmıyor, İzmir niye yapmıyor, Konya bunu niye yapmıyor, şu niye yapmıyor, bu niye yapmıyor'' demeyeceğiz. Çevre Şehircilik Bakanlığı olarak bu işi koordinasyonuna alacaksınız, üniversitelerle beraber el ele verip bütün başta Marmara olmak üzere, bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız. Biz bunu yapar mıyız' Yaparız. Biz bunu Haliç'te yaptık mı' Yaptık. Haliç'i nasıl temizlediysek ki daha büyük bela idi, inşallah müsilaj belasından da denizlerimizi kurtaracağız. Tabii benim korkum şimdi bu Karadeniz'e yayılır, Karadeniz'den bir de Marmara'ya bunun bir girdisi olursa bela büyüktür. Hiç gecikmeden bu adımı atmamız lazım. Tabii iklim değişikliği sebebiyle deniz suyu sıcaklığındaki artışın da bu tabloda önemli bir payı var. Bakanlığımız 300 kişilik bir ekiple Marmara'nın 91 ayrı noktasında, karada da tüm atık su arıtma, katı atık tesisleriyle kirlilik kaynağı olabilecek her yerde şu anda denetimlerini sürdürüyor. Müsilaj istilası ancak belediyelerden üniversitelere ve özel sektörümüze kadar tüm kurumlarımızın ortak gayretiyle çözülebilecek bir sorundur. Hazırladığımız eylem planıyla tüm kurumlarımızın katkısını alarak bu meselenin üstesinden geleceğimize inanıyorum."

Çevre başlığı altındaki her alanda nüfusu yoğun yerleşim yerlerinde kritik öneme sahip hizmetleri geçmişle karşılaştırılamayacak kadar ileriye taşıdıklarını dile getiren Erdoğan, sonraki nesillerin kendilerini hayırla yad edeceği bu hizmetleri her geçen yıl artırarak sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

- "Çevreye saygısı ve üretimiyle değer katan insan hayatını nerede sürdürürse sürdürsün medenidir"

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Eşref-i mahlukat sıfatıyla insanın en başta gelen görevi de Allah'ın emanetleri olan tabiata, hayvanlara, canlı, cansız diğer tüm varlıklara müşfik davranmak, onlarla uyum içerisinde hayatını sürdürmektir. İnsanla çevre arasındaki bu ilahi ölçü şehirleşme anlayışımızın da özünü oluşturur. Şehirde yaşayanın 'medeni', şehir dışında yaşayanın 'vahşi' olduğu anlayışı bize ait değildir. Tam tersine bizde vahşi, nerede yaşarsa yaşasın vahşidir. Medeni de aynı şekilde nerede yaşarsa yaşasın medenidir. Bir başka deyişle yaşadığı çevreye saygısı ve üretimiyle değer katan insan hayatını nerede sürdürürse sürdürsün medenidir. Buna karşılık yaşadığı çevreyi tüketen, kirleten, çirkinleştiren, sadece alan ama ona hiçbir şey vermeyen kişi de nerede yaşarsa yaşasın medeniyet dairesinin dışında demektir. Köylerde nice medeni insana rastlarken, şehirlerde de nice vahşinin kol gezdiğini görebiliyoruz. İçtiği sudan soluduğu havaya, kopardığı bitkiden tükettiği yiyeceğe kadar her konuda emanet bilinciyle, kul hakkı şuuruyla hareket eden insanlardan oluşan bir toplumda diğer pek çok araz gibi, çevre sorunu da olamaz. Rahmetli bir hocam şöyle derdi; 'Arabasında giderken içtiği sigarayı kalkıp da arabasının penceresinden dışarı atıyorsa o bir çevre katliamı yapıyor demektir.' İnceliği görüyor musunuz' 'Sigarasının paketini atıyorsa o bir çevre katliamı yapıyor demektir.' Affınıza sığınıyorum, 'Eğer giderken yolun kenarına tükürse bile o bir çevre katliamı yapıyor demektir.' İşte biz böyle bir medeniyetten geliyoruz. Şehirlerimize de bu anlayışla bakmamız şarttır."

(Sürecek) AA

Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı

Yunan yönetimi, 2026-2027 eğitim yılı öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 8 Türk azınlık ilkokulunun kapısına kilit vurdu. Bölgedeki Türk okullarının sayısı 76’ya gerilerken, Türk azınlık temsilcileri Lozan Antlaşması’na aykırı uygulamalara tepki gösteriyor

17.07.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarını sistematik olarak kısıtlamaya devam ediyor. TRT Avaz'ın aktardığına göre, Yunan Eğitim Bakanlığı'nın kararıyla Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulu kapatıldı.

Karar, Yunan Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının toplam sayısı 76'ya düştü. Yunanistan makamları, okulların "öğrenci yetersizliği" nedeniyle kapatıldığını savunurken, azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor.

Uzun yıllardır devam eden politika

Batı Trakya Türk azınlığı, Lozan Antlaşması ile eğitim ve kültürel hakları uluslararası güvence altına alınmış bir topluluk. Ancak son 20 yılda Türk okullarının sayısı dramatik biçimde azaldı. 2000'li yılların başında 200'ün üzerinde olan azınlık ilkokulu sayısı, ardışık kapatma kararlarıyla hızla eridi.

Önceki yıllarda da benzer gerekçelerle okullar kapatılmıştı. Azınlık dernekleri ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, kararların azınlıkla istişare edilmeden alındığını ve asimilasyon politikası taşıdığını belirtiyor. Düşük öğrenci sayısının gerekçe gösterilmesi, ebeveynlerin çocuklarını Yunan okullarına yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Azınlığın tepkisi ve uluslararası boyut

Federation of Western Thrace Turks in Europe (ABTTF) gibi kuruluşlar, kararın Lozan Antlaşması'na aykırı olduğunu vurgulayarak Yunanistan'ı eleştirdi. Azınlık temsilcileri, okulların kapatılmasının Türk dilinde eğitimin ve kültürel kimliğin korunmasını tehdit ettiğini ifade ediyor.

Türkiye tarafı ise konuyu yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, geçmişteki benzer gelişmelerde Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Konunun Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları platformlarında da gündeme getirilmesi bekleniyor.

Bu son kapatma kararının, Batı Trakya'daki yaklaşık 150 bin kişilik Türk azınlığın geleceğini olumsuz etkileyeceği endişesi hakim. Türk okulların yeniden açılması ve yeni okulların kurulması için mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.

Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı


 
Kuralsız araç kullanmaları nedeniyle sürücülerin korkulu rüyasına dönüşen hafriyat kamyonları bu kez Ankara'da dehşet saçtı. Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.
 

17.07.2026 19:33:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.

Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde'de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik'in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı.

İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik'in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü.

Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik'in cenazeleri Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Nasuh Mahruki tutuklandı

Eski AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki tutuklandı
Nasuh Mahruki tutuklandı
AKUT'un kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımları nedeniyle tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan re'sen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahruki, sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin X hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin gerçekleştirdiği paylaşımlardaki ifadeler nedeniyle re'sen soruşturma başlattı. Başsavcılık, bu paylaşımların "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçunun unsurlarını taşıdığını değerlendirdi.

Uçaktan iner inmez gözaltına alınmıştı

Güney Afrika seyahatinden dönen Nasuh Mahruki, İstanbul'daki evinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Mahruki, gözaltına alınma sürecini sosyal medya hesabından "Güney Afrika'dan sabaha karşı geldik. Şimdi de polis arkadaşlarla Vatan Emniyet'e gidiyoruz" sözleriyle duyurdu.

Mahruki'nin ifadesi: 'Suç işleme kastım yoktu'

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen Mahruki'nin tutuklanma talebine ilişkin sevk yazısında, paylaşımların "eleştiri sınırlarının ötesinde" olduğu ve "toplum içinde infial oluşturacak nitelikte" bulunduğu belirtildi.

Sulh Ceza Hakimliği'nde savunma yapan Nasuh Mahruki, paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul etti, ancak suç işleme kastı taşımadığını belirterek suçlamaları reddetti. Mahruki'nin savunmasına rağmen mahkeme, delil durumu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak tutuklama kararı verdi.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 19 kişi tutuklandı

 

17.07.2026 10:27:00 / Güncelleme: 17.07.2026 14:55:37
Anadolu Ajansı
 
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."

Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis, bahis şikesi ve sporda şiddet soruşturması kapsamında İstanbul merkezli eş zamanlı operasyonda 19 şüpheli hakkında işlem yapıldığını duyurdu

17.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içerisinde çalışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, futbolun adalet, emek ve alın teriyle anılması, sahada verilen mücadelenin hiçbir şaibe gölgesinde kalmamasının temel ilke olarak benimsendiğini vurguladı.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli tespitlere ulaşıldığını kaydetti.

Paylaşımında, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Gürlek, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edildiğini, bu kapsamda 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.

Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve emeği geçen kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, temiz futbolun tesisi, sporun güvenilirliğinin korunması ve kamu vicdanını yaralayan olayların aydınlatılması amacıyla adli süreçlerin hassasiyetle sürdürüldüğünü ifade etti.

Gürlek, sporun ruhunu zedeleyen ve futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı, ilişki ve eylemle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı

Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı

17.07.2026 08:23:00
Haber Merkezi
 
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında, emniyet güçlerinin Uğur'un evinde de arama gerçekleştirdiği öğrenildi.

Sağlık kontrolünden geçirilen Oğuzhan Uğur, ifadesi alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine sevk edildi.

Soruşturmanın gerekçesi ve genişleyen operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremleri döneminde Ahbap Derneği adına toplanan milyarlarca liralık bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı ve amaç dışı kullanıldığı iddiaları üzerine kapsamlı bir inceleme başlatmıştı.

Soruşturmanın ilk dalgasında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 14 kişi "usulsüzlük" ve "kamu kaynaklarını suistimal" suçlamalarıyla tutuklanmış, derneğin mal varlıklarına el konulmuştu.

Jandarma ve emniyet birimlerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından operasyon genişletildi. Deprem döneminde Babala TV ekibiyle sahada aktif olan ve topladığı yardımları Ahbap Derneği üzerinden koordine ettiğini açıklayan Oğuzhan Uğur, bu para transferleri ve ortak faaliyetlerin incelenmesi amacıyla gözaltına alındı.

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında aralarında şarkıcı İlyas Yalçıntaş'ın da bulunduğu 4 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 00:49:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi.

Şüphelilerin yakalanmasına yönelik yapılan operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan ve aralarında ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu ve İlyas Yalçıntaş gibi ünlü isimlerin de bulunduğu 12 şüpheli, kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edilmişti. 12 şüpheli, test işlemleri sonrası savcılık ifadeleri alınmak üzere adliyeye sevk edilmişti.


İlyas Yalçıntaş ile 4 şüpheli hakkında tutuklama talebi



Şüphelilerden Mehmet Fatih Aksoy ve Hazal Eylem İpek Şafak, jandarma ve Adli Tıp Tıp Kurumundaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ayşenur Balcı, Ömer Faruk Işık, Şefik Ömer Dolma, Orhan Yıldız ile evinde hassa terazi bulunan ünlü şarkıcı İlyas Yalçıntaş, 'tutuklama' talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Hakimlik sorguları tamamlanan şüpheliler İlyas Yalçıntaş, Ayşe Nur Balcı, Orhan Yıldız ile Şefik Ömer Dolman tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Öner Faruk Işık ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan, bir kısım şüphelilerin hakimlik işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

MSB'den S-400 açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı, S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi

16.07.2026 13:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
MSB'den S-400 açıklaması
MSB'den S-400 açıklaması
Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN'ın Ankara Teknoloji Kampüsü'nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN'ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi.

"Son bir haftada 3 PKK'lı terörist teslim oldu"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu.

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19'a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830'a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.

"20 Temmuz'da KKTC'de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak"

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz'da Girne'de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa'da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi.

"İsrail'in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail'in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu.

Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı'na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı'nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti.

MSB'den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'nı kabul ettiğini ve "Türkiye'nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı'nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas'ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi'ne Amfibi Kolordu Komutanı'nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz'da Doğu Akdeniz'de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi.

Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.

"TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır"

Bakanlık, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada'daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi.

Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi.

"Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak"

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye'ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi.

"Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı"

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı


 
AB, obezite tedavisinde ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına onay verdi.

16.07.2026 13:50:00
AA
 
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, obezite tedavisinde kullanılmak üzere Novo Nordisk'in geliştirdiği ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına pazarlama izni verdiği bildirildi.
Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'ten AB onayına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, AB Komisyonu'nun günde 1 kez kullanılan, semaglutid içeren hapın obezite veya kiloya bağlı en az 1 ek hastalığı bulunan fazla kilolu yetişkinlerin tedavisinde kullanılmasını onayladığı belirtildi.

Türkiye henüz onaylamadı

Hapın, AB'de kilo yönetimi amacıyla onaylanan, ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacı olduğu belirtilen açıklamada, ilacın daha önce ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de de ruhsat aldığı anımsatıldı. Söz konusu ilaç Türkiye'de ruhsat almadı.

Pazarlama izninin Avrupa İlaç Ajansının (EMA) Mayıs 2026'da verdiği olumlu görüşün ardından çıktığı belirtilen açıklamada, AB Komisyonu'nun ayrıca obezite tedavisinde kullanılmak üzere tek doz kalem şeklindeki enjeksiyonuna da onay verdiği aktarıldı.

Novo Nordisk Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Doustdar, "Obezite ciddi ve kronik bir hastalıktır. Tedavi seçeneklerinin artması gerçek bir fark yaratabilir" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.