logo
03 KASIM 2026

Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir

Beşiktaş taraftarları çok seviyor ancak Junior Olaitan, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun üzerinde durduğu dinamik 8 numara profilinin çok dışına çıkmaya başladı

03.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Gazetemiz birkaç gündür bu konunun üzerinde duruyor... Beşiktaş'ın Ocak ayında orta sahaya yapılması düşünülen Joe Willock ile Nicolas Raskin transferlerinin Junior Olaitan'ı nasıl yedek kulübesine sürüklediğini işliyor.






Ancak önceki akşam 2-2 biten Kasımpaşa maçı gösterdi ki, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun aklındaki 8 numara Olaitan değil.

Öyle ki, Italiano Olaitan'dan 6'ya yakın bir 8 oynamasını istiyor; ancak Beninli oyuncu bunun tam aksine 10'a yakın bir 8 gibi oynuyor. Raskin ve Willock'un tam aksine.






Italiano'nun, Olaitan'ı çıkarıp Oh'u oyuna almasını "Olaitan'ı çıkardım. Zaten bütün maç boyunca ikinci forvet gibi oynadı" diyerek açıklaması, adeta Beninli oyuncuya tepkisini de bir şekilde ortaya koydu.






Olaitan 63 dakikada sadece 36 dokunuş yaptı ve oyunun merkezinde kayboldu. Daha da çarpıcı olanı; savunma katkısı yani müdahale, blok, uzaklaştırma, pas arası ve kazanılan top istatistiklerinin tamamının sıfır (0) olmasıydı. Modern futbolda Italiano gibi dinamik, alan presine ve 8 numaradan iki yönlü katkıya dayalı bir sistem oynatan hocalar için bu kabul edilemez bir lüks.






Maçı 0 şut, 0 kilit pas ve 0.04 xA ile kapatması da bir başka sıkıntı oldu. 22/27 (%81) pas yüzdesi fena durmasa da, 7 pası ön alanda atabilmiş olması oldukça az.






3 kez top kaptırması ve 6 ikili mücadelenin sadece 2'sini kazanabilmesi, fiziksel ve taktiksel olarak 8 numara disiplininden ne kadar uzaklaştığını açıkça kanıtlıyor.






Talisca, Fenerbahçe'nin Kerem'i satmasına böyle engel oldu

Bir süredir kendisine takım arayan Kerem Aktürkoğlu, menajer C. Ç. üzerinden Al-Jazira'ya gitmek istiyordu. Ancak Fenerbahçe'deki eski takım arkadaşı Talisca araya girdi ve Dubai'ye transferi suya düştü

03.11.2026 12:54:00
Haber Merkezi
 
Talisca, Fenerbahçe'nin Kerem'i satmasına böyle engel oldu
Talisca, Fenerbahçe'nin Kerem'i satmasına böyle engel oldu
Kerem Aktürkoğlu ile Fenerbahçe taraftarı arasında ipler kopalı çok oldu... Adeta birbirini sevmeyen iki çiftin çocukları için aynı evde yaşamak zorunda kalması gibi "zehirli" bir ilişki yaşanıyor.






Önceki dönemlerde "Hiç kimse Fenerbahçe'nin oyuncusunu sahada sahipsiz bırakamaz, taraftar oyuncusuna küfür edemez" noktasında olan Başkan Aziz Yıldırım bile görünüşe göre Kerem'den sıkıldı.






Başkan, önce Slavia, sonra da Göztepe maçında taraftarlarla gerginlik yaşayan Kerem Aktürkoğlu ile ilgili önemli kararlar alma aşamasında. Kerem ise Fenerbahçe rüyasının bittiğinin çoktan farkında.






Bir süredir ayrılmak istiyor; ancak aldığı rakam o kadar yüksek ki Avrupa'dan bir takım bulması imkânsız. Zaten çok sevildiği Benfica'da bile yapamadı.






Gelen bilgilere göre Milli futbolcu, arkadaşı Merih Demiral'dan kendisine Suudi Arabistan'da kulüp bulması konusunda yardım istedi fakat şimdiye kadar oradan da bir teklif bulamadı.






Kerem bir süredir Dubai'de önemli bağlantıları olan ve son dönemde Al-Jazira'ya Ersin ve Talisca gibi isimleri götüren ünlü bir menajerle temas hâlinde. Ancak öyle bir iddia ortaya atıldı ki dağlara taşlara...






O iddiaya göre Al-Jazira, Kerem'e teklif yapacaktı; ancak Talisca hocası Cosmin Olăroiu ile görüşerek transferi engelledi.






Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor

Mason Greenwood iddia edilenlerin aksine mutsuz, isteksiz ya da küskün değil; "buz adam" olmak İngiliz oyuncunun temel mizacı. Antrenmana ilk gelen, çalışmasını yapıp doğrudan evine dönen bir karakter...
 

03.11.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Fenerbahçe'nin 39 milyon Euro bağladığı Mason Greenwood'un Göztepe maçına "başı ağrıdığı" için çıkmaması herkese dert oldu. "Acaba hasta mıydı" diyenlerden, "serumla oynayamaz mıydı" diyenlere kadar geniş bir yelpazede sorular var.






Sadece bu kadar da değil; hemen hemen hiç gülmeyen yüzü, içine kapanık halleri ve depresif görüntüsü yüzünden "Bu çocuğun bir derdi mi var?" soruları da gündemde.






Manchester United altyapısından A takıma kadar yükseldiği dönemde altyapı koçları onu her zaman "konuşmaktan ziyade topla konuşan", soyunma odasında en az sesi çıkan oyunculardan biri olarak tanımladı.






İngiliz medyasında da soğukkanlı yapısı, gol sevinçlerinde bile nadiren aşırı coşkulu olması ve mizaç olarak soğuk görünmesi nedeniyle kendisine "buz adam" deniyordu.






İspanya'ya gittiğinde hem dil bariyeri hem de yaşadığı zorlu süreç nedeniyle daha da içine kapandı.






Getafe'deki kulüp çalışanları ve takım arkadaşları, antrenmana ilk gelenlerden biri olduğunu, çalışmasını yapıp doğrudan evine döndüğünü aktarıyordu.






Marsilya dönemi ve genel kariyerine bakıldığında da mizaç hiç değişmedi. Dışarıdan "mutsuz, isteksiz veya küskün" gibi algılanabilecek bu ifade, aslında onun bireysel karakter modeli ve doğal ruh hali.

Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı

Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi

03.11.2026 10:02:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi. Sıra Dursun Özbek ve yönetimine gelmiş gibi duruyor.


Önce Asbaşkan Metin Öztürk'ün, ardından da Abdullah Kavukçu'nun istifasına kadar varan süreç, Galatasaray'ın en çok övündüğü "fikri hür, vicdanı hür" ilkesi ile gündelik kulüp siyasetini karşı karşıya getirdi.







Muhalif bir üyeye (Ayhan Özmızrak olduğu iddiası var) edilen küfrün Kavukçu tarafından "bizden değil" anlayışıyla cezasız bırakılmak istenmesi iddiaları, kulüp tüzüğü ve gelenekleri açısından ciddi bir aşınma olarak yorumlandı.






Öztürk'ün bu noktadaki duruşu tüzük odaklıyken, Kavukçu'nun yaklaşımı taraf odaklı bir siyaset algısı olarak kabul edildi. Suçlamaların hedefi haline gelen Kavukçu'nun kendisini savunmak için ilk anda yaptığı "operasyon" vurgusu, yönetimin kendi içinde zaten kırılgan bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı. Zaten sonrasında da istifa geldi.






FUTBOL TAKIMININ BAŞARISI

Sahada gelen sportif başarılara (Lille galibiyeti, ligdeki puan farkı) rağmen masada yaşanan bu kriz; güç alanlarını koruma, gelecekteki olası başkanlık hesapları ve grup içi çekişmelerin sahada kazanılan huzuru hızla yok edebilecek kadar ciddi boyutlara geldiği konuşuluyor.







GALATASARAY CAMİASI BU DURUMA ALIŞIK

Galatasaray tarihine bakıldığında, en başarılı olunan dönemlerde bile idari krizlerin patlak vermesi sıkça yaşanan bir durum. Sportif avantajın bu kadar güçlü olduğu bir dönemde seçimin ve sandığın konuşulmaya başlanması, kulüp içi dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve bir istifanın kelebek etkisi yaratarak tüm yönetimi riske atabildiğine kanıt gibi.







FARUN SÜREN'İ UEFA KUPASI DA KURTARAMADI

Hatırlanacağı üzere 2000'lerin başında Türk futbolunun zirvesi olan UEFA ve Süper Kupa zaferleri sonrasında kulüp içinde ağır ekonomik yük ve muhalefet baskısı tırmandı. Tarihi kupaların coşkusu henüz tazeyken yönetim içi fikir ayrılıkları derinleşti; sonuçta Faruk Süren dönemi sona erdi ve kulüp uzun sürecek bir idari çalkantı dönemine girdi.







ÖZHAN CANAYDIN DA AYNI KADERİ YAŞADI

2006'da son hafta gelen unutulmaz şampiyonluğun coşkusu yaşanırken, Özhan Canaydın yönetimi derin bir mali kriz ve borç batağıyla boğuşuyordu. Şampiyonluk kutlamalarının hemen ardından yapılan genel kurullarda Canaydın yönetimi sert eleştirilerle karşılaştı. Camia içi mahkemeler ve muhalefet dalgaları yönetimi sandığa sürükledi, kulüp uzun süre sallandı.

Aziz Yıldırım kaş yapayım derken göz çıkardı

Fenerbahçe önceki gece Göztepe’ye yenildi

02.11.2026 11:33:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım kaş yapayım derken göz çıkardı
Aziz Yıldırım kaş yapayım derken göz çıkardı
Galatasaray derbisinden sonra Mason Greenwood'u motive etmek için yaptığı konuşmada sarf ettiği sözler yüzünden Aziz Yıldırım, İngiliz oyuncunun Göztepe maçında sahaya çıkmasının önüne set çekti.






Fenerbahçe önceki gece Göztepe'ye yenildi... Mason Greenwood'un neden oynamadığı ile ilgili "grip" açıklamaları gece boyunca tartışılmaya devam etti.

İşin ilginci ise cuma günü idmana çıkan, maç gününü de takımla beraber geçiren İngiliz oyuncunun, maça 2 saat kala nasıl olup da kadro dışı kaldığı netleşmedi.







Dirk Kuyt'ın sürekli olarak üzerinde durduğu açıklama, İngiliz oyuncunun "grip" olmasıyla ilgili. Ancak Greenwood'un oynamaması hakkında birden fazla iddia bulunuyor:

* Parasını almadığı ya da kendisine verilen sözler tutulmadığı için oynamak istemediği,
* Kuyt'ın kendisine dayattığı sistemi beğenmediği.







Asıl bomba iddia ise bambaşka... Galatasaray derbisinden sonra Başkan Aziz Yıldırım'la yaptığı görüşmede yaşananlar, İngiliz oyuncuyu çok sarstı. İddiaya göre Başkan Yıldırım, derbi hezimeti sonrasında Greenwood'la bir araya geldi; kendisine "daha iyisini yapabilirsin" gibisinden sözler söyleyerek motive etmek istedi ve daha önceki dönemlerde yaşadıklarını anlattı.






Ancak bunları anlatırken, İngiliz oyuncunun unutmak istediği eski günlerine döndü: "Seni Premier Lig'de kimse istemezken ben aldım. Başka takımların verdiği paraların yanında bizim verdiğimiz para ortada" anlamına gelen sözler sarf etti.






Motivasyon konuşması bir anda kaos halini aldı. Greenwood bunun üzerine babasını arayarak kendisine takım bulunmasını istedi. Diğer yöneticiler araya girerek yanlış anlaşılma olduğunu ve bunun bir çeviri hatasından kaynaklandığını belirtti. Ortamı yumuşatmaya çalıştı.






Ancak Yıldırım, Göztepe maçından 2 saat önce tesislere gelerek "Bu maçı ya kazanırsınız..." şeklinde başlayan sert bir maç önü konuşması yapınca, Greenwood oynamayı reddetti.

Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor

Şampiyonlar Ligi'nde Lille zaferi geldi, umutlar arttı

02.11.2026 11:26:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor
Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor
Her şey tam da güllük gülistanlık denirken, yüz kızartan bir kavga sonrasında gelen Asbaşkan Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu'nun istifaları Galatasaray'da bir anda seçim ve sandık gündemi yarattı.






Şampiyonlar Ligi'nde Lille zaferi geldi, umutlar arttı. Fenerbahçe yenildi, aradaki fark 9 oldu ve 5. şampiyonluk yolunda güçlü bir engel kalktı. Ancak Galatasaray'a tüm bunlara rağmen rahat yok. 






27 Ekim'de yapılan yönetim kurulu toplantısında ortalık savaş alanına döndü. Metin Öztürk'ün ifadesine göre annesine küfür edildi, hatta iddialara göre olay fiziki saldırıya dönüşmek üzereydi ama son anda engellendi.






Öztürk istifa etti. Küfür eden ve fiziki saldırıyı yapanın Galatasaray'da transferlerden sorumlu yönetici Abdullah Kavukçu olduğu iddiası camiada yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Bununla da kalmadı; yaşananlarla ilgili olarak Öztürk, Divan Kurulu'na bir dilekçe vererek Kavukçu'nun kulüpten ihraç edilmesini istedi. Gün içinde beklenen oldu Kavukçu'nun da istifası geldi.






Sadece bu kadar da değil; Öztürk, Dursun Özbek yönetiminin harçlarından birisi. İlk seçimde Özbek'in asbaşkanı olup birleşmeyi savunmasaydı belki de Özbek, Eşref Hamamcıoğlu'na kaybedecekti. Her dönem, Özbek'in el çekmesinden sonra Öztürk'ün birinci adam olacağına inanılıyordu; çünkü GSİAD'dan gelen ve para getiren isimlerin başında Öztürk geliyordu.

Beşiktaş'a transferi annesine kaldı

Beşiktaş her ne kadar menajeri Daniel Campbell'ı ikna etmiş olsa da Joe Willock'un siyah-beyazlı formayı giymesi; model sevgilisinden yıldız oyuncuyu ayıracak kadar oğlu üzerinde güçlü bir etkisi olan annesi Sarah'ya bağlı

31.10.2026 16:59:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'a transferi annesine kaldı
Beşiktaş'a transferi annesine kaldı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano'nun ısrarla istediği bir isim var: Joe Willock. İşin ilginci, Willock'un oynayabileceği bölgelerde siyah-beyazlıların elinde Salih Özcan ve Ndidi ile Olaitan ve Miretti ile beraber Orkun Kökçü var.






Willock'un gelmesi durumunda muhtemelen orta saha Salih, Willock ve Orkun'dan oluşacak. Bu ise sanki Başkan Serdal Adalı transferde "hedef şaşırtıyor" gibi bir hava yaratıyor. Çünkü Olaitan'ın yedek kalması şu an için düşünülemez gibi görülüyor. Tek düşünülen, Olaitan'ın satılacak olmasına hazırlık yapılıyor gibi bir hava var.






Bu arada bir iddiaya göre Willock'un menajeri ile anlaşma sağlandı. Ancak Karayip asıllı (Montserrat) İngiliz oyuncunun direkt bağlı olduğu bir menajeri yok; haklarını babası Charles ve annesi Sarah koordine ediyor.






Yaz aylarında Beşiktaş; Charles ve Sarah Willock'u İstanbul'da ağırladı, Boğaz'ı gezdirdi, ellerini sıcak soğuk suya sokmadı, olabilecek en şaşalı evleri bile gösterdi. Ancak ne Charles'ı ne de Sarah'ı ikna edebildi.






Bu yüzden Beşiktaş şu anda Willock'un FIFA düzeyindeki haklarını düzenleyen menajeri Daniel Ricky Campbell'ı ikna etmiş gibi görünse de ve dışarı bu şekilde haberler servis edilse de, özellikle Willock'un zamanında model Chloe Wealleans-Watts ile ilişkisini bitiren annesi Sarah'yı ikna etmeden bu transfer bitmeyecek.

Aziz Yıldırım hocasını buldu

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'yi Ronald Koeman'a teslim etme konusunda oldukça istekli. Başkana göre Hollandalı teknik adam hem Romelu Lukaku'yu hem de Mason Greenwood'u ayağa kaldırabilir.
 

31.10.2026 15:50:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım hocasını buldu
Aziz Yıldırım hocasını buldu
Fenerbahçe'de adı diğer teknik direktör adaylarına göre bir adım öne çıkan isim Ronald Koeman… Son olarak Hollanda Millî Takımı'nı çalıştıran Koeman, millî arada takımın başına geçmeye "evet" dedi. O döneme kadar da takımın başında Dirk Kuyt olacak.






Koeman, modern futbolun temposunu ve fizik kalitesini ön planda tutan; ancak tam da Aziz Yıldırım'ın istediği gibi oyuncularla mesafeli ama otoriter bir teknik direktör. Mevcut kadronun yaş ortalaması ve tecrübe seviyesi (Lukaku, Kanté, Škriniar); genç entelektüel proje hocalara değil, anında başarıya ve sonuca odaklı bir teknik adamı istiyor.






Koeman da eldeki kadroyu kısa sürede disipline edip direkt sonuca dayalı, fiziksel olarak ezici bir sistem yaratabilir. En azından Koeman'ı öneren Başkan Yıldırım'ın güvendiği futbol akıllarına göre durum bu. Bu yüzden Yıldırım, önüne getirilen teknik adamlar arasında Hollandalı çalıştırıcıyı öncelikli olarak takımın başında görmek istiyor.






Koeman, Everton döneminde Romelu Lukaku'yu çok verimli kullandı. Yıldırım şampiyonluğun Belçikalı golcüyle geleceğine inandığı için onu en iyi kullanacak teknik direktörü takımın başında görmek istiyor.






Trabzonspor'un "Reis"i getirip Salah'ı uçurması gibi, Yıldırım da Koeman'ın Lukaku'yu ve yanında da Greenwood'u uçurmasını bekliyor.

Ayrıca gelen bilgilere göre Hollandalı teknik adamı Yıldırım'a öneren futbol aklı, "Koeman, Greenwood'u şımartacak veya saha içi eksilerini alttan alacak bir hoca değil... Ancak potansiyelini ortaya çıkarma konusunda sert ama doğru hoca" uyarısını da yaptı.

Fenerbahçe'nin hoca adaylarında son durum

Başkan Aziz Yıldırım ve yönetimi, yalnızca bu dönemde değil, sezon başından bu yana üst düzey teknik direktörlerle masaya oturdu. Kimi isimler Fenerbahçe'yi beğenmezken, kimi isimleri de Fenerbahçe yönetimi onaylamadı.

31.10.2026 14:44:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'nin hoca adaylarında son durum
Fenerbahçe'nin hoca adaylarında son durum
Fenerbahçe'de teknik direktör arayışları yeni değil… Sezon başında Aykut Kocaman ismi konuşulurken de, İsmail Kartal göreve geldiğinde de yabancı teknik direktörlerle görüşülmüştü.






Son dönemde ise İsmail Kartal'ın, AS Roma maçında istifa ettiği gün "Sezon bu hocayla bitmez" denilmesiyle teknik direktör arayışı yeniden başladı. Bu süreç Aston Villa faciasından sonra arttı, Slavia maçından sonra zirve yaptı, Galatasaray derbisinden sonra ise resmiyet kazandı.






Şimdiye kadar Fenerbahçe'nin gündemine gelen ancak çeşitli nedenlerle anlaşma sağlanamayan 10 teknik adam ve masadan kalkış gerekçeleri şu şekilde oluştu:






Didier Deschamps: Fransa Milli Takımı sonrası kulüp futboluna dönmek için astronomik mali şartlar ve tam yetkili, uzun vadeli bir proje istedi.

Julian Nagelsmann: Avrupa'nın en yüksek potansiyelli ve talep gören genç teknik adamlarından biri. Avrupa devlerinin radarında olduğu için Süper Lig opsiyonunu önceliklendirmedi.






Arne Slot: Avrupalı devlerin kıskacında olduğu için bütçe ve ligin cazibesi yetersiz kaldı.

Antonio Conte: Yüksek maliyeti ve kulübün mevcut kadro yapısını tamamen baştan değiştirmeyi şart koşması nedeniyle sürdürülebilir olmadığına karar verildi.

Vincenzo Montella: Ligi ve Türk futbolcuları yakından tanıması artı puan olsa da, camiadaki dominant oyun beklentisiyle çeliştiğine kanaat getirildi.






Stefano Pioli: Kadro yönetimi ve baskıyı kaldırma konusunda ideal aday olarak öne çıkıyordu... Ancak Lukaku ve Greenwood aleyhine verdiği rapor, görüşmelerin başlamadan bitmesine neden oldu.

Sérgio Conceição: Taraftarın istediği hırs ve tutkuya sahip olsa da, sert karakteri nedeniyle kriz dönemlerinde Başkan Aziz Yıldırım'la ters düşeceğine karar verildi.

Rudi Garcia: Bütçe olarak daha ulaşılabilir bir isimdi; ancak taraftar ve camiayı arkasında toplama gücünün olmadığı düşünüldü.






Laurent Blanc: Son yıllardaki performansı ve uzun süre üst seviye futboldan uzak kalması, güncel futbolun temposuna uyumu konusunda şüphe yarattı.

José Luis Mendilibar: Oyun felsefesinin, İsmail Kartal'ı bitiren direkt ve uzun top odaklı anlayışa sahip olması, Fenerbahçe'nin iç sahadaki dominant oyun beklentisiyle örtüşmedi.

Trabzonspor yeni Oulai'sini buldu

Sezon başında Fiorentina'ya gönderilen Christ Inao Oulai'nin boşluğunu doldurmak isteyen Trabzonspor; Gervinho ve Zokora'nın da el atmasıyla Abdoulaye Doumbia için gaza bastı

31.10.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor yeni Oulai'sini buldu
Trabzonspor yeni Oulai'sini buldu
Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, orta sahaya rakibi ısıran piranha gibi bir 6 numara istiyor... Geçen sezon Oulai'yi bulup çıkaran ve Fiorentina'ya iyi bir rakama satılıp kulübe para kazandıran scout ekibinin yeni gözdesi, İsveç ekiplerinden BK Häcken forması giyen Abdoulaye Doumbia.






Karadeniz ekibinin 18'lik oyuncu için 5 milyon euro seviyesinde bir bonservis teklifi hazırladığı, yaz aylarında bitirilemeyen transferin ocakta bitirilmesinin düşünüldüğü iddia ediliyor.






İsveç Ligi'nde bu sezon 23 karşılaşmada görev yapan genç oyuncu, bu maçların 22'sine ilk 11'de başladı. 2 gol ve 3 asistlik hücum katkısının yanı sıra yüksek ikili mücadele kazanma oranı, savunma direnci ve geriden oyun kurma becerisiyle takdir topladı.






İsveç basınındaki haberlere göre İsviçre'den FC Basel'in yanı sıra Fransız Nice, Strasbourg ve Rennes gibi kulüpler de Doumbia'yı yakın takibe aldı.






Doumbia, Fildişi Sahili'nin dünyaca ünlü akademisi ASEC Mimosas çıkışlı. Bu akademi, geçmişte Trabzonspor forması da giymiş olan Didier Zokora ve Gervinho gibi isimleri yetiştirdi. Bu iki oyuncunun, geçen sezon Oulai'nin ikna edilme sürecinde olduğu gibi Doumbia işine de el attığı belirtiliyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.