HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

İyiler ile kötülerin savaşı

19.02.2022 00:00:00

Dünya'da iyilik hareketleri birer, birer yok oluyor veya amacından uzaklaşıyor, uzaklaştırılıyor. Kişilerin çıkar örgütleri haline geliyor. Tabii, bir de yandaşlarının…

Bu ne zamana kadar sürecek? Yasaların gücü kötü insanlar karşısında pek etkili olmuyor. Etkili olan tek şey güç… Eğer güç sahibi iseniz kendinizi savunup koruyabiliyorsunuz. Bütün dünyada dengeler maalesef değişti. Yeni dünya düzeni insanlar arasındaki yaşam standartlarını sınıflaştırırken, gelir adaletsizliğini de körüklüyor. 

Bu durum bana göre üçüncü dünya savaşına kadar böyle sürecek. Çünkü insanlar ancak ölüm denilen, esaret denilen, açlık denilen, hasret denilen, evsiz-yersiz yurtsuz kalma denilen duygu cambazları ile tanıştıkları zaman akıllanıyorlar. Bakın Japonya ve Almanya'ya… İkinci dünya savaşının mutlak mağlupları olmalarına rağmen bugün dünya ekonomisinin ve yaşam biçiminin patronları oldular.  Bizler galipleri veya tarafsızları olduğumuz halde ekonomik krizlerle, yokluk ve yoksulluk ile savaşmaya devam ediyoruz. 

* * *

Bundan böyle bir dünya savaşı göze alınır mı?

Elbette… Geçmişteki savaşların ortaya çıkma nedenleri bugün aynısı ile mevcut. Konu sadece güç gösterisi değil.  Dünyaya hâkim olma, kıtalar bazında karar veren ve yöneten olmak önemli. Bugün sadece bir ülkenin yönetilmesi dünya politikasında bir anlam ifade etmiyor. Kıta Avrupa'sındaki savaşların tümü, ülkeler üzerindeki baskıyı arttırmak ve onların ellerinde bulunan değerlerin sözde adil bir biçimde zapt edilmesi için yapıldı. 

Giderek azalan tarım üretimi açlığın habercisi. 

Su kaynaklarının kuruması susuzluğun habercisi.

Küresel iklim değişiklikleri ise yaşama alanlarının değişmesinin bir habercisi. 

Tüm bunları alt alta sıraladığınızda müreffeh ülkelerin kaybettikleri şeyleri komşu ülkelerden temin etmeleri kaçınılmaz oluyor. Bunun da iki yolu var. Ya satın alır ve komşunuzu zengin edersiniz, ya da onun sahibi olduğu kaynakları ele geçirir; kendi yaşamınızı idame ettirirsiniz. 

Bugün pek çok ülke tarım ürünlerine muhtaç. Suya muhtaç. Sağlıklı yaşam alanlarına muhtaç… 

Bütün bunların temininde güçlük çekiliyor. Türkiye elindeki bu değerlerin farkında mı? Bilemem… Ancak bizim tarımımız henüz istenilen düzeyde makineli tarıma geçmiş değil. İnsan emeği yoğun bir biçimde üretim yapılıyor. Tek yatırımı tohum, gübre, gündelikçi parası… Sulama ise doğal yollar ile yapılıyor. Yağmurların yardımcı gücü sulama maliyetlerini düşürüyor. Ancak tarım ürünlerini satmaya geldiği zaman, satın alanın sınırlayıcı hükümleri devreye giriyor. Üreticinin masraflarını karşılayıp çok az bir pay bırakarak gelecek yıl için borçlandırmak yaygın. Sonuçta ülkenin ürünleri dış pazarda ucuz fiyatla satılırken, iç pazarda ya hiç bulunmuyor, ya da pahalı fiyatlar ile satılıyor. Peki neden dış pazarda ucuz? Çünkü siz borcunuz olanlara ürününüzü pahalı bir fiyata satamazsınız.

Eğer Uludağ'ın suyunu İngiltere'de, Mısırda, Afrika'da şişe suyu olarak buluyorsanız, fiyatı da mineralli su ile aynı ise bu sizin gurur duyacağınız bir şey değildir. Kâr ettiğinizden değil, suyunuzun diğer sulardan ucuza verdiğinizdendir. Gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı tüketimleri nedeni ile Uludağ'ın fauna ve florası değişmektedir. Çünkü normalde akan pınarlar, dereler, su kaynakları zapt edilmiş, doğanın su akışına kilit vurulmuştur. 

Yeni yaşam yerleri arayan Arapların ve Avrupalıların kıyılarımızı işgal etmelerine, oralardan ev ve toprak alımı yapmalarına fazla takılmayın. Çünkü onların paraları var. Biz arsalarımızı pahalıya verdiğimizi, kar ettiğimizi zannederek vatan toprağını satıyorsak bu bizim tercihimizdir. Unutmayalım ki Filistin'de İsrail devleti de önce topraklar satın alınarak kuruldu, şimdi işgal altında. 

İyilerle kötülerin savaşı hep devam edecek. Umarız bazı gerçekleri üçüncü dünya savaşı çıkmadan fark eder ve kendimize çeki düzen veririz…

Kalın sağlıcakla…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

19.02.2021, 19.02.2020, 19.02.2019, 19.02.2018, 19.02.2017, 19.02.2016, 19.02.2015, 19.02.2014, 19.02.2013, 19.02.2012, 19.02.2011, 19.02.2010, 19.02.2009, 19.02.2008, 19.02.2007, 19.02.2006, 19.02.2005, 19.02.2004, 19.02.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.