logo
11 HAZİRAN 2026

Kabe'yi ilk yıkmak isteyen IŞİD değil

03.07.2014 00:00:00
Malum, Irak'ı kana bulayan IŞİD'in yetkilileri "El-Bağdadi önderliğinde Mekke'de taşlara ibadet edenleri (Hacıları) öldürecek ve Kâbe'yi yıkacağız" dediler.Kendilerini "İslam" diye tanımlayanlar, bu taş dedikleri yapıyı önce Hz. Âdem'in Allah'ın emriyle inşa etmesini, sonra yine Allah'ın emriyle Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail ile yeniden inşa etmesini, sonra Hz. İbrahim'in tüm Müslümanların Kâbe'yi tavaf etmesi için Allah'ın emriyle çağrıda bulunmasını, Peygamberimizin Hac farizasını, tavafı bizzat uygulamalı olarak göstermesini nasıl değerlendiriyorlar?Bütün bu Kur'an'da anlatılanlara ve Allah'ın emirlerine rağmen, İslam'ın beş farzından olan Hac ibadetinin üç farzından biri olan Kâbe'yi tavaf etmeyi "taşlara ibadet" olarak algılayan bir zihniyetin sizce İslam'la uzaktan yakından en ufak bir alakası olabilir mi?Kabe'yi yıkma düşüncesi, sadece IŞİD'in aklına gelen bir düşünce değildir. Cenab-ı Hakk'ın ayeti kerime ile namaz kılarken dönülmesini emrettiği bu kıblegahı, bu kutsal mekanı, tarihin karanlık sayfalarında da yıkmak isteyenler elbette olmuştur. Ve Kabe'nin Sahibi beytine sahip çıkmış ve onlara hadlerini en ağır bir şekilde bildirmiştir.Kur'an-ı Kerim'de Fil Suresi, Kabe'yi yıkmak isteyenlerin başlarına neler geldiğini görmemiz açısında ibretlik bir süredir. Tabi, bir Müslüman'ın başını kesmenin dinimizde ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar cahil olanların Fil Suresi'nden ders alması elbette ki beklenemez. Hadiseyi şöyle özetleyelim:Habeşli Yemen hükümdarı Ebrehe, Mekke'ye giden kervan ve Kabe ziyaretçilerini çekmek ve Sana şehrini ticaret merkezi haline getirmek için burada büyük bir tapınak (kilise) yaptırdı. Ancak tapınak beklenen ilgiyi görmedi. Ayrıca bir Arap ya da Arap grubu tapınağa gelerek pislediler. Bunu duyan Ebrehe çok kızdı ve Kabe'yi yıkacağına yemin etti.60 bin kişilik büyük bir ordu, 9 fil ve önde gayet iri cüsseli Mamud denilen büyük bir fille Mekke'ye doğru yola çıktı. Ebrehe yol boyunca birçok orduyu mağlup etti. Kureyşliler bu gelişe bakarak Kâbe'nin yıkılacağına kesin olarak inanmaya başladılar.Ebrehe ordusu Mekke yakınlarına çadırlarını kurdu ve çevredeki develeri yağmaladı. Bu develerin içinde Abdulmuttalib'in 200 devesi de vardı. Ebrehe elçisini gönderdi ve elçi Mekkelilere sadece Kâbe'yi yıkmak için geldiklerini, kendileri ile savaşmayacaklarını bildirdi.Abdülmuttalib, "Biz onunla savaşmak istemiyoruz, buna gücümüz de yetmez. Orası Beytullah'tır, eğer korursa O (Allah) Harem'i korur" dedi.Abdulmuttalib, Erehe'nin yanına vardı. Abdülmuttalib'e iyi davranan ve önce onu takdirle karşılayan Ebrehe, Abdülmuttalib develerini isteyince şöyle dedi: "Seni ilk gördüğümde gözüme büyük bir şahsiyet olarak görünmüştün. Ama sen Kâbe'nin korunmasını isteyeceğin yerde develerinin peşine düşünce gözümden düştün." Abdülmuttalib, "Ben develerin sahibiyim. Kâbe'nin de sahibi var, O onu korur" dedi. Abdülmuttalib develerini alıp Kureyşlilerin yanına döndü, onlara olup biteni anlattı ve hepsi, muhtemel bir katliama karşı Mekke'den ayrılıp dağlara çekildiler.Sabaha karşı Ebrehe, Mekke'ye ilerledi. Mamud denilen büyük fil, şehre yaklaşınca yere çöküverdi; kalkması için çok uğraştıkları halde kalkmadı. Öteki fillerin de, Kâbe yönünde sürüldüklerinde yere çöktükleri, başka bir yöne yöneltildiklerinde koşarak kaçmaya çalıştıkları görüldü. Daha sonra "Ebabil" denilen kırlangıca benzeyen kuşlar Ebrehe ordusuna saldırdı, gagalarında bulunan taşları askerlerin üzerine attılar. Askerler kuş saldırısında telef olup feci şekilde öldüler; yolda kalanlar, geriye dönenler de helâk oldular. Ebrehe, bu saldırıda etleri parçalanmış, çürümüş halde Sana'ya dönerken, Hasm kabilesinin yaşadığı bölgede göğsü ikiye yarılarak acıklı şekilde öldü.Kur'an'da olay şöyle anlatılmaktadır: "Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı? Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? Üstlerine sürü sürü kuşlar gönderdi. Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı." (Fil Suresi, 105/1-5).Ne demişler, "tarih tekerrürden ibarettir"; eğer ders alınsaydı hiç tarihin karanlık yüzü tekerrür eder miydi?
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.