logo
10 TEMMUZ 2026

Kader gerçeği

Cenab-ı Hakk’ın zatını idrak insan için mümkün değildir. İnsan aklı ve takati bu yükü taşıyamayacağından, zat-ı ilahi üzerinde tefekkür men edilmiştir

10.07.2026 00:39:00
Haber Merkezi
 
Kader gerçeği
Kader gerçeği
 "Cenab-ı Hakk'ın zatını idrak insan için mümkün değildir. İnsan aklı ve takati bu yükü taşıyamayacağından, zat-ı ilahi üzerinde tefekkür men edilmiştir.

Ancak, Allah-u Teâlâ'nın eserleri ve insan fıtratındaki temayülleri O'nun varlığını bütün şiddetiyle haykırır. Bu hal insanda –kara sevda- denecek nitelikte büyük bir arayışa sebep olmuştur." (Veda Hut. İnsan Hak. sh:31)

"Marifetullah kulun, Allah'ı (c.c) bilmesi ve Allah'a (c.c) kendini bildirmesi ilmidir. Bu yolda nefis tezkiyesi, ruhu yüceltme, mücahade ve mücadele vardır. "İlim, ilim bilmektir; İlim, kendin bilmektir. Sen, kendini bilmezsen; Ya nice okumaktır" der Yunus."  (Prof. Dr. Haydar Baş Makalat sh:67)







"İnsan, ne sadece bağımsız ve ne de sebepler önünde esirdir. O, külli irade hudutlarını zorlama gücünü kendinde bulamayan ama cüzi iradesiyle müspet ve menfi olaylar karşısında tercih hakkı olan bir varlıktır. Ve insanın Allah'a (c.c) itaati ihtiyaridir." (Veda Hut. İnsan Hak. sh:59)

Esasen kader, Cenab-ı Hakk'ın ilmini, kudretini ifade eden ve bütün mahlûkatı kuşatan bir sır, hikmettir. İnsan, kaderi imanıyla yaşar, ahlakıyla tasdik eder ancak mahiyetini çözemez.

Bir şeyin gerçek olması başka şeydir, o şeyin hakikatine ermek ise başka şey. Kader sırrı yaşanır ancak izah edilemez. Bu sebeple kaderin mahiyeti hakkında düşünmek men edilmiştir ki, bu tam bir isabet, tam bir hikmettir…







Kader gerçeği insanın yerini tayin eder, ona haddini bildirir. Ve ihtar ederek der ki; 'Ey insan, sen her istediğini yapabilecek muhtar, bağımsız, nev'i şahsına münhasır bir varlık değilsin.

Her şeyi ezeli ilminde planlayan ve seni de her an kontrol ve murakabe eden ilahi kudreti düşün. O'na teslim ol, tevekkül et. Tedbirini al, takdire rıza göster. Bunu yaparsan lüzumsuz gam ve kederden kurtulursun. Anlamsız yüklerin hamalı olmazsın. Onlar seni etki altına alamaz. Her şeyin bir hesabı, bir perde arkası olduğuna inanırsın…" (Veda Hut. İnsan Hak. sh:57–58)







"Olabilir ki, bir şey sizin hoşunuza gitmezde, Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur."  (Nisa Suresi 20)

"Hoşlanmadığınız bir şey hakkınızda hayırlı olabileceği gibi, sevdiğiniz bir şeyde hakkınızda fena olabilir.(her şeyin iç yüzünü) Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi 216)

Siber savaşlar ve klavyelerin silaha dönüşmesi

Geleneksel savaş konsepti kabuk değiştiriyor. Artık orduların gücü sadece tanklar, füzeler ya da savaş uçaklarıyla ölçülmüyor

08.07.2026 00:20:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Siber savaşlar ve klavyelerin silaha dönüşmesi
Siber savaşlar ve klavyelerin silaha dönüşmesi
Geleneksel savaş konsepti kabuk değiştiriyor. Artık orduların gücü sadece tanklar, füzeler ya da savaş uçaklarıyla ölçülmüyor.

Günümüz dünyasında tek bir satır kod, bir ülkenin elektrik şebekesini çökertebiliyor, su kaynaklarını zehirleyebiliyor ya da nükleer tesisleri işlemez hale getirebiliyor. "Siber Savaş" olarak adlandırılan bu yeni nesil tehdit, ulus devletlerin en büyük güvenlik açığı haline gelen kritik altyapıları hedef alıyor. Klavyeler, sessiz ama yıkıcı birer kitle imha silahına dönüşmüş durumda.







Görünmez Cephe: Kritik Altyapılar Neden Hedefte?

Kritik altyapılar; enerji, ulaşım, sağlık, finans ve haberleşme gibi bir ülkenin toplumsal düzenini ve ekonomik bekasını sürdürebilmesi için hayati önem taşıyan sistemlerdir. Bu sistemlerin büyük oranda dijitalleşmesi ve endüstriyel kontrol sistemlerinin (ICS/SCADA) internete bağlı hale gelmesi, siber saldırganlar için devasa bir oyun alanı yarattı.

Uzmanlar, siber savaşların konvansiyonel savaşlardan daha tehlikeli olabileceği konusunda hemfikir. Çünkü bu savaşta:

Maliyet Düşük, Yıkım Büyük: Bir füzeyi üretmek ve fırlatmak milyonlarca dolar gerektirirken, gelişmiş bir zararlı yazılım (malware) çok daha düşük maliyetle benzer bir kaosu tetikleyebiliyor.







Faili Meçhul Saldırılar: Siber alanda saldırının arkasında kimin olduğunu kesin olarak kanıtlamak (attribution sorunu) oldukça zor. Devletler, paravan hacker gruplarını kullanarak sorumluluktan kaçabiliyor.

Fiziki Sınırların Yok Olması: Bir ülkenin kalbine saldırmak için binlerce kilometre yol kat etmek gerekmiyor; bir tıkla kıtalararası yıkım başlatılabiliyor.







Tarihten Dersler: Dijital Silahların İlk Ayak İzleri

Klavyelerin nasıl birer silaha dönüştüğünü anlamak için geçmişteki dönüm noktalarına bakmak yeterli:

Stuxnet (2010): Siber savaşın "Miladı" kabul edilen bu zararlı yazılım, İran'ın Natanz nükleer tesisindeki santrifüjleri sabote etti. İlk kez dijital bir kod, fiziki bir yıkıma yol açtı.

Ukrayna Elektrik Şebekesi Saldırısı (2015): Rus yanlısı bilgisayar korsanları, "Sandworm" saldırısıyla Ukrayna'da yüz binlerce insanı kış ortasında karanlıkta bıraktı.

Colonial Pipeline (2021): ABD'nin en büyük akaryakıt boru hattına yapılan fidye yazılımı (ransomware) saldırısı, ülkede lojistik krize ve pompalarda uzun kuyruklara neden oldu.







Türkiye Siber Savunmanın Neresinde?

Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle siber saldırıların en yoğun hedefi olan ülkelerden biri. Bu durum, savunma stratejilerinde radikal adımların atılmasını zorunlu kıldı.

Siber Güvenlik Başkanlığı: Türkiye, siber siber savunma ekosistemini tek bir çatı altında toplamak amacıyla adımlarını hızlandırdı.

USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi): BTK bünyesinde faaliyet gösteren USOM ve kurumlardaki SOME'ler (Siber Olaylara Müdahale Ekipleri), kritik altyapılara yönelik tehditleri 7/24 izliyor ve yerli siber istihbarat araçlarıyla engelliyor.

Yerli Yazılım Hamlesi: Savunma sanayiindeki yerlilik oranı, siber güvenlik yazılımlarına da yansıtılıyor. Kritik altyapılarda yabancı yazılımlara olan bağımlılığı azaltmak, en öncelikli milli güvenlik politikası haline gelmiş durumda.







Uzmanlar Uyarıyor: "Dijital Kıyamet" Uzak Değil

Siber güvenlik stratejistleri, gelecekteki olası bir büyük savaşın ilk olarak siber alanda başlayacağını öngörüyor. Bir ülkenin finans sisteminin kilitlenmesi, hastanelerdeki cihazların durdurulması ve sinyalizasyon sistemlerinin sabote edilmesi, konvansiyonel bir ordunun işgalini kolaylaştıracak en önemli unsurlar.

Sonuç olarak; siber güvenlik artık sadece bilgi işlem departmanlarının bir sorunu değil; bir ülkenin ulusal egemenlik ve beka meselesidir. Klavyelerin arkasındaki güçler, modern dünyanın yeni orduları olarak mevzi almaya devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.