HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

'Kasîde'i Bürde'yi Türkçe Söyleyiş'

19.06.2001 00:00:00
Selam olsun aziz şair,

Dilin her an tatlı olsun.

"Bürde'yi Türkçe söyleyiş"

Aşıklara kutlu olsun!

Sanırım otuz yıl öncesiydi. İstanbul'a yaptığım yolculuklardan birinde İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'ne (şimdiki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) uğramıştım. Bir vesile oldu, Mahmut Kaya Bey'le tanıştım. O zaman asistan idi. Bir süre sohbetten sonra birlikte çıktık. Beraberce yürürken konuşmaya devam ediyorduk. Nereden açılmıştı hatırlamıyorum, söz İmam Busîrî'nin Kasîde-i Bürde'si üzerineydi. Hz. Peygamber (sav) sevgisinin bu edebi ve ebedi ürünü yaşayan, sade ve akıcı bir Türkçe ile çevrilerek tercüme kültürümüze henüz kazandırılmamıştı. Muhterem Kaya kendisinin bir manzum tercüme yapmaya başladığını söyledi ve baştan bir kaç beytin Türkçe söyleyişini okudu. O sıralar ben de Kasîde-i Bürde ile zaman zaman meşgul olduğumdan bu haberi sevinçle karşıladım.

Burcu burcu Resulullah (sav) aşkı kokan el-Kevâkibu'd-Durriyye fi Medhi Hayri'l-Beriyye (Yaratılmışların en hayırlısını övmede parıl parıl parıldayan yıldızlar) özgün adından çok Kaside-i Bürde ismiyle tanınan o güzelim kasideyi Ankara Ün. İlahiyat Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi iken rahmetli hocam edip ve Kemal Edip Kürkçüoğlu'nun İslam Dini Esasları dersinde öğrendim. Rahmetlinin eski tabirle "kemal-i belağat" içinde söylediklerini not etmediğime hala pişmanlık duyuyorum. Ders sonunda Kasîde-i Bürde'yi görmeden sevmiş, merak etmeye başlamıştım.

Fakülteden mezun olunca atandığım Balıkesir'de metnini temin edip okumaya başladım. Ancak, bana göre "sehl-i mümteni" bazı yerlerini anlamakta güçlük çekiyordum. Buna, zaman ayrılması gereken başka uğraşlar da eklenince uzun bir süre ara vermek zorunda kaldım. Vatani görevimi yaptığım Polatlı'da tekrar başladım. Takıldığım yerleri rahmetli hocam Hasan Basri Çantay'a mektupla soruyordum. Allah'ın izniyle bir süre sonra tamamlamak nasip oldu.

Yıllar sonra eski notlarımı gözden geçirerek Kasîde-i Bürde'nin tercümesini yaptım. Gerekli açıklamalar ekledim. T. Diyanet Vakfı Yayın Kurulu Başkanı değerli bilim ve kültür adamı Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay, ayrı bir manzum çeviri yapmamı teklif etti. Bu benim için zevkli bir çalışma olurdu. Fakat, takatimi aşardı. Bununla birlikte denemeye değerdi. Bereket versin, Mahmut Bey Hocamızın sözünü ettiğim çalışması, metin, düz yazı, çeviri ve Türkçe söyleyiş halinde yayınlanmaya başladı. Bu başlangıç beni de kaldıramayacağım bir yükün altına girmekten kurtarmış oldu.

Bugünlerde Muhterem Kaya'nın çalışması, T. Diyanet Vakfı Fatih Şubesi'nce nefis bir biçimde bastırılmış. Hocamız nüsha imzalayarak göndermek lütfundan bulunmuşlar. Kendilerini kutluyor, teşekkürler ediyorum.

Kasîde-i Bürde'yi Türkçe Söyleyiş kitabı, orta boyda. Kuşe kağıda basılmış. Önsözün her sayfası yaldız baskılı çerçeveye alınmış. Metin, düz yazı, tercüme ve Türkçe söyleyiş kısımları ayrıca nefis bir şekilde tezhip edilmiş. Metinler Hattat Abdulhadi Erol Dönmez'in kaleminden çıkmış. İcazet, Sülüs ve Nesih hatlarıyla "mülemmâ". Eser bütünüyle adeta geleneksel hat ve tezhip sanatlarının klasik güzelliklerini sergileyen bir albüm niteliği almış. Ecdadımızın Kaside-i Bürde'ye gösterdiği ilginin yansıdığı bir sanat eseri haline geldiğini söylemek ise gerçeği ifade etmek olur.

Kasîde-i Bürde'yi Türkçe Söyleyiş'in en ziyade üzerinde durulması gereken yönü bence dili. Eski tercümelerin aksine son derece sade. Günün kullanılan dili ve gayet akıcı. Okunduğunda berrak üslubuyla şiir hazzını da tattırıyor. Şairin deyişiyle "terennüm" denilmeye layık. Sayın Kaya ön sözünde buna işaret ederek şöyle diyor: "Hedef, insanımız olduğu için onların rahatlıkla okuyup zevk alacakları bir üslup kullanmaya ve bu arada güzel Türkçemizin ses ve ifade gücünü ortaya koymaya özen gösterdik." Bu sözlere eklenecek bir şey yoktur. Örnek vermek üzere çeşitli dilekler için okunan 36. beytin çevirisini ve Türkçe söyleyişini görelim: "O öyle sevgili bir Peygamberdir ki (Kıyamet Günü) dehşetli korkulardan herhangi biri hücum ettiği zaman onun şefaati umulur."

"Hakk'ın Habibidir dertlere derman / Şefaat yetkisi elinde ferman / İmdada yetişir dilediği an."

"Mahşeri andıkça sarar bir sızı / Kurban olayım, unutma bizi" (sh. 50).

İslam Türk kültürüne, öteki deyişiyle İslami Edebiyata böylesine güzel bir eser armağan eden aziz kardeşim Prof. Dr. Mahmut Kaya'yı tekrar candan kutluyorum. Son olarak Kainatın Efendisi (sav)'e salat ve selam hediyesi sunmuş olmak maksadıyla, kaside okunurken her beyitten sonra tekrar edilmesi öngörülmüş, Kaside'de olmayan "Salavat Beyti"nin tarafımdan yapılan nazmen çevirisini takdim ediyorum: "Allah'ım, selâm eyle / Habibin Muhammed'e. Salâtını da yağdır / Yağmur gibi, Ahmed'e. / Sonsuz zamanlara dek. / Aşıklar da katılsın / Gözyaşları dökerek."

"Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş."
 
Mücteba Uğur / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.