HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 21 MAYIS 2022, CUMARTESİ

Kleptokrasi

04.05.2021 00:00:00
'Kleptokrasi' seslendirme dosyası:

Kleptomani, çalma hastalığı, kleptokrat ise bu hastalığa yakalanmış devlet yöneticilerine dendiğini dünkü yazımızda izah etmiştik.  

Bu kavramı 1968 yılında ilk kez kullanan Polonyalı sosyolog Stanislav Andreski'dir. "Afrika çıkmazı" adlı eserinde kleptokrasiyi şöyle izah eder. 

"Yolsuzluk piramit biçiminde organize olmaktadır. Piramidin en tepesindeki yöneticiler büyük miktarlarda hortumlarken piramidin alt basamaklarındaki devlet çalışanları rüşvet alarak beslenir. Yolsuzluk çarkları döndükçe tüm ekonomik ve toplumsal dengeler alt üst olur. Zamanla tüm ekonomik kararlar çıkar kaygısı ile alınır ve toplum üzerindeki olası sonuçlar göz ardı edilir. 

Kleptokrasinin temelinde otoritenin kanunlara ve kurallara göre değil, arz ve talep mekanizmalarına göre hareket etmesi vardır. Kleptokratik bir devlet, kağıt üstünde sosyalist de olsa uygulamada şaşırtıcı derecede genele yayılmış 'laissez faire -bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler- ekonomisi yürür." 

Andreski'nin memleketi Polonya'da o yıllarda; kamu kurumlarında bir işi bağlamak için el sıkışırken karşı tarafın avucuna bir miktar para sıkıştırılıyor, buna da "Sosyalist Tokalaşma" deniyordu. Andreski, kleptokrasinin bir elin avucuna sığmayacak kadar büyük paraların yolsuzluk ile yöneticiler tarafından alınması şeklinde tanımlıyor. 53 yıl önce yazılan kitabında örnekleri daha çok Afrika ülkelerinden idi. 

Örneğin o dönemde Nijerya'da kamu ihalelerinden siyasetçilerin %10 komisyon alması adettendi. Bu nedenle aktif siyasetçilere "%10'cu" deniyordu. Kamu ihalelerinden komisyon almak da kesmedi ve zamanla kleptokratlar işi daha da büyüttü. Birçok yol ve yöntem geliştirdi. Örneğin kamudan ihale alan firmaları kendi yakınlarına kurdurtarak ihaleyi bizzat kendisi aldı. Ya da zaten faaliyet gösteren firmalara gayri resmi olarak ortak oldu veya satın aldı. Andreski'nin dediği gibi tüm kararları çıkar kaygısı ile alınmaya başladıktan sonra zaten her yol Roma'ya çıkar oldu. 

Neticede yolsuzluk, devletlerin sistemini hatta rejimini değiştirir, toplumların değerlerini alt üst eder oldu. Yolsuzluk ve kleptokrasi ülke içinde kanserli hücre benzeri yayıldığı gibi ülkeden ülkeye de yayılmaktadır. Gelinen noktada özellikle hukukun ve denetimin zayıf olduğu ülkeler "Kleptokratik Cumhuriyet" oldu. Kleptokrasinin olduğu yerde demokrasi olmaz, olamaz. 

1965 yılında göreve gelen ve 25 yıl boyunca Singapur'un dışişleri bakanlığını yapmış Rajatnaram'ın yolsuzluğun, bir devletin rejimini nasıl değiştirdiğine ilişkin izahları önemlidir. "Matematik kurallarına göre, yolsuzluk yapan bir siyasetçinin giderek zenginleşmesi için giderek daha çok hırsızlık yapması gerekir ki; bu da seçmeni öfkelendirecektir. Bu demek oluyor ki; gitgide daha fazla devlet yetkilisini rüşvet ile kendine bağlamak zorundadır. Bunun için daha çok para yedirmesi yani daha çok hırsızlık yapması gerekir. Bu durum halkı daha da çok öfkelendirecektir. Bu nedenle devletin gücünü oluşturan tüm araçları -orduyu, polisi, yargıyı, iş dünyasındaki girişimcileri ve bürokrasiyi- ele geçirmek zorundadır. Kendisi çalarken daimi sekreterlerinden temizlik görevlisine kadar altındaki herkesin çalmasına göz yummak zorundadır. Yağmacılığın getirdiği zenginlik eninde sonunda ekonomik anarşiye, siyasi istikrarsızlığa ve sonunda demokrasinin yerini alan sivil veya askeri otokrasilere dönüşür."  

Kurumsallaşamamış, hukuk sistemi oturmamış, denetim mekanizmaları işlemeyen ülkelerin yaşadığı kader tam da budur. Bu ülkeleri yönetenler, offshore hesaplar ve paranın dakikalar içinde ülkeden ülkeye seyahat edebilme imkânı sayesinde çaldıklarını kolaylıkla kendi halklarının göremeyecekleri yerlere çıkarmaktalar. Bu paranın yatırıma dönüştüğü yer ise yine batı ülkeleri olmakta ve Afrika'nın, Asya'nın zenginlikleri bu sistem sayesinde Batı'ya akmaktadır. 

Amerikalı iktisatçı J. Henry'nin 2014 yılında yayımladığı bir çalışmaya göre; offshore hesaplarda 21 ila 32 trilyon dolar para vardır. Körfez ülkeleri servetinin %57'si, Rusya servetinin %52'si, Afrika ülkeleri servetinin %30'u Avrupa ülkeleri servetinin %10, ABD servetinin %4'ü bu offshore hesaplarda tutulmaktadır. 

2014 yılı rakamlarına göre dünya finansal varlığı yaklaşık 100 trilyon dolardır. Dünyadaki zenginliğin üçte biri, büyük oranda hırsızlık ve yolsuzluk paralarının güvenli limanı olan offshore -gizli ve yasalar ile sınırlanamayan- hesaplarda tutulmaktadır. 

Aslında yüzyıllardır değişen bir şey yok. Eskiden sömürge valisi göndererek sömürenler, şimdilerde ise kleptokratlar ile kurduğu gizli adı konmamış ortaklıklar sayesinde mazlum milletlerin zenginliklerini hortumlamaktadır ve büyük fotoğrafa baktığımızda aslında sorunun dünyadaki sistem sorunu olduğunu görürüz.  

Bu sömürüye son vermek için yeni bir sistem lazım. Batı'nın bize ihraç edeceği bir sistem değil, kendi sistemimizi kurmamız lazım. 'Milli ekonomi Modeli', kendi sistemimizi kurmamızın fikri temeli, kleptokrasi çıkmazından kurtulmanın formülüdür. 

 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomik kurtuluş savaşı -5- / 10.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı -3- / 08.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı / 06.01.2022
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

04.05.2020, 04.05.2019, 04.05.2018, 04.05.2017, 04.05.2016, 04.05.2015, 04.05.2014, 04.05.2013, 04.05.2012, 04.05.2011, 04.05.2010, 04.05.2009, 04.05.2008, 04.05.2007, 04.05.2006, 04.05.2005, 04.05.2004, 04.05.2003, 04.05.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.